• okudum
    • okuyorum
    • okumak istiyorum
  • youreads puanı (9.50)
batı felsefesi tarihi - bertrand russell
russell'in nobel ödülü almasında büyük önemi olan batı felsefesi tarihi, batı filozofları ve onları etkileyen bazı doğulu ve endülüslü filozofları kapsayan muhteşem bir eserdir.russell bu eserinde felsefeyi sadece miletos okuluna değil taa homeros'a kadar dayatmıştır.
  1. malesef bu destansı eseri say yayınları baskısını yapmadığından veya yapamadığından-artık sebebini bende bilmiyorum- bu eseri kitapçılarda veya internette bulmak imkansız hale gelmiştir.öyle ki artık rüyalarıma kadar gelen eserin rüyamda ki yeni baskısı tek kitap halinde ve mavi kartona basılmış şekilde betimlenmiştir.
    rumil
  2. epistomoloji, siyaset, dinler tarihi alanlarinda calisacak olan her birey icin basucu niteligindeki eserdir. ulkemizde bati'nin ve dusunmenin tarihi uzerine maalesef bir egitim yok. yuzyilin son filozoflarindan olan russell'in okunmasi gereken bir de dogu felsefesi tarihi vardir. anca o eserde bati felsefesi tarihi adli calismasinda oldugu kadar suruleyici bir usluba erisememistir.
  3. piyasada ki tüm kötü çevirilerine rağmen orjinal üslubunun ne kadar kaliteli olduğunu göstermeyi başaran nadir eserlerdendir nazarımda.

    felsefe tarihi yazmak zor iştir. daha önce yazdın mı da biliyorsun diye soranlar olacak şimdi. hayır efendim, yazmadım. ama bunun ne kadar zor olduğunu türlü felsefe tarihi kitaplarını karşılaştırarak pekala herkes görebilir diye düşünüyorum.

    russell bu noktada oldukça önemli. atlamadığı bir kısım var ki o daha da önemli, okuyucu. evet okuyucuyu atlayan ya da daha doğru bir tabirle söyleyecek olursak okuyucu es geçen bir üsluba sahip değil. felsefe kitaplarını benim için okunur kılan temel ilkedir bu. ben ders notu tadında felsefe tarihi okumak istemiyorum. piyasada bu türde 'yavan' denilebilecek kitap sayısı oldukça fazla. dolayısıyla insan farklı bir üslup arıyor.

    söz konusu felsefe olduğunda hiçbir zaman "tam anlamıyla aradığım bu." demem. bu kitap için de bunu söylemiyorum. ancak tam istediğim gibi olmaya çok çok yaklaştığını söylemek yanlış olmaz sanırım.

    felsefe tarihi anlamında çok sağlam bir kaynak olduğunu düşünüyorum. piyasada farklı yayınevinden çıkanları bulabilirsiniz diyeceğim ancak maalesef bulmak çok zor. say yayınları basmıyor artık. ilya basmış. çevirisi oldukça sıkıntılı. farklı bir kaynaktan destek almadan anlaması zor oluyor.
    say'ın muammer sencer çevirisinde de sıkıntı var sanıyorum. kimse memnun değil.

    tüm bu olumsuzluklara rağmen başta da söylediğim gibi kendisini okutmayı başarmış ve hatta başarmaya devam edendir. gönül rahatlığıyla, alacak yer bulabilirseniz bana da haber vermek kaydıyla, okuyabilirsiniz efendim.
  4. 1980'lerde de muammer sencer çevirmişti ilk türkçe'ye. say yayınlarının çevirisi ile aynıdır. cümlesi cümlesine. karşılaştırma yaptım bizzat oradan biliyorum. felsefe yazmak, osmanlı'dan miras kelimelerimiz olmadığı için çok zordur. ziya gökalp'in çevirdiği kelimelere rağmen 500 yıllık birikimi 100 yıllık birikimle yazmak çok zordur.

    amenna çeviri zor ama bu kadar kötü olmasının bir bahanesi yok.

    kesinlikle almayın bu eseri. okuyabiliyorsanız ingilizcesinden okuyun. yoksa ahmet cevizci hocanın felsefe tarihini okuyun. say yayınlarından yine ama çeviri olmadığından dolayı gayet sade, anlaşılır ve güzel bir kitaptır. kocaman tuğla gibi bir kitaptır.
  5. muammer sencer'in çevirisini eline alanlar için belli bir alışma süresi gerektiren kitap. ritmi yakaladığınızda çok gece kalmaz, 1-2 aya bitiriverirsiniz.
    sde
  6. neden say yayınları dışında, doğru dürüst bir çeviri ile basılmadığını merak ederken ve buna isyan ederken alfa yayınları tarafından yakın zamanda basıldığını ve güzel de bir fiyattan satıldığını öğrenmemle heyecanlandığım eser.

    alfa yayınları son zamanlarda pozitif manada gözüme çok batmakta. hoş işler yapmaktalar
  7. alfa yayınları tarafından basılan versiyonu (versiyon!?) d&r'larda 30 tl'ye alınabiliyor. 3 cilt halinde ve ben henüz ilk cildini bitirmek üzereyim. (toplamda 3 cilt 30 lira bu arada, bir kitap 10 lira; ya da onların deyimiyle 9.99)

    kitap sokrates, platon ve aristotales bölümü başlayana değin muazzam gidiyordu benim adıma. dilini sevmiştim, zor ve yabancı gelmemişti; russell'ın önem verdiği noktaları beğenmiştim. önceki kıt felsefe bilgimi güzelce toparlamış, diğer ciltler de böyleyse diye diye sevinçten evdeki kedileri patilemiştim.

    ancak öyle değildi işte kalanı. dün 'aristotales metafiziği' bölümünü bitirdim ve wtf!? nidaları eşliğinde 'ne okudum ya ben böyle' diye evin içinde dört döndüm. bu bölümü anlaması zor olduğu gibi, russell kendisi de çoğu paragrafı ''benim anladığım kadarıyla böyle'' diyerek bitiriyor. russell, kediler, ben.. kafalar duman oldu üç gündür.

    ne anlatıyor bu zerdüşt, ben buraya kitapla ilgili bilgi almaya geldim diyenler için:

    ilk kez yunan felsefesi okuyacaksanız, bu kitaba henüz bulaşmamakta fayda var. ben kıt bilgilisi şu an 2. ve 3. cildi okumayı gelecek seneye bırakmış, başka felsefe kitapları arayışına girmiş bulunmaktayım. önerileri olan varsa da mesaj kutuma beklerim.

    son olarak, tüm yunan kelimelerinin başına eski sıfatını getirmekle birlikte yunan halkının yaşayışı, yunan demokrasisi, yunan töreleri, yunan tarihi hakkında çok güzel ve ufuk açıcı bilgiler içermekte.

    ayrıca kitap boyunca, demokrasiden çöplükte kokuşmakta olan bir atıkmışçasına bahsedilmesine bayıldım. şu anki fırsatla alın kütüphanenizde yıllansın bu kitap. bir gün gelip gönlünüzü güzelleştirir nasıl olsa.