1. jack kerouac, allen ginsberg, neal cassady ve william s. burroughs'un ana hatlarını oluşturduğu yazar şair deli topluluğu.
  2. ikinci dünya savaşı’nın ardından gelen yıllarda ortaya çıkan bir tür edebiyat hareketi.
    milyonlarca insanın öldüğü bir dönemin ardından, 1950’lerde amerikan gençliği üniversiteye gitmek, iyi bir iş, iyi bir ev edinmek ve karşı cinsle olan ilişkisinde fazla ileri gitmemek gibi dertlerle cebellenirken jack kerouac, allen ginsberg ve william s. burroughs’un başını çektiği bir avuç yazar, yaşadıkları ülkeyi ve dünyayı o günlerinden 70’lerin dünyasına doğru götürdü.
    bu akıma adını veren beat sözcüğü, kelime olarak; bitkin, uykusuz, meteliksiz ve yersiz yurtsuz, başıboş, aşırı duyarlı ve dışlanmış gibi anlamlara geliyor. ginsberg’in seçme yazılarının derlendiği toplu halüsinasyon’da beat isminin ilk kez jack kerouac’la john clellon’un 50-51 yıllarında yaptığı bir konuşma sırasında ortaya çıktığı yazıyor. konuşma sırasında ikinci dünya savaşı sonrası yitik kuşaktan bahsederlerken jack kerouc bu kuşak ile ilgili ”bitkin(beat) bir kuşaktan başka birşey değil” demiştir. yine toplu halüsinasyonda beat sözcüğü ile ilgili jack kerouc tarafından “beatific” kavramının da ortaya atıldığı geçer. buna göre beat, kutsal veya kutsanmış anlamında gelmektedir. başka bir deyişle bu akım ismiyle ezilenlerin, dışlanmışların gizli kutsallığını vurgulamak istemektedir.
    beat kuşağı’nın felsefi altyapısı varoluşçulukta yatıyor. dünya savaşları öncesi yaşanan ekonomik buhranlar, savaşların getirdiği acılar, adı koyulamayan bir şeyin ortaya çıkmasına neden oldu, dostoyevski, nietzsche, kafka, sartre ve camus gibi isimler düşünsel alanda bu fikirleri ilk işleyenler oldular ve bu şeyi yabancılaşma, özgürleşme, bulantı gibi kavramlarla tanımladılar. daha ileride ise bu beat kuşağı’nda sonsuz “yaşam coşkusu” olarak ortaya çıkacaktı. beat yaşantısının temelini yolda olmak, caz müzik, seks, başkalarının hayatlarına karışmamak ve uyuşturucu maddeler oluşturuyor. düşünce sisteminde ise tutuculuğa, baskıya, savaşa, faşizme karşı doğu inanışlarına, budizme dönük ve azınlık haklarını savunan bir yapı yer alıyor.
    beat edebiyat hareketinin ilk eserleri fazla ilgi görmedi ancak zamanla bu eserler ulumada olduğu gibi davalara konu oldu ve dikkat çekmeye başladı. (burada geçtiğimiz yıllarda ülkemizde beat kuşağı yazarlarından william burroughs’un yumuşak makine kitabını yayınlayan sel yayıncılığa ‘halkın ar ve hayâ duygularını incittiği‘ gerekçesiyle ‘müstehcenlik‘ davası açıldığını eklemekte fayda var) ancak beat akımının tanınması jack kerouac’ın 57 senesinde yayımlanan kitabı “yolda” ile gerçekleşmiştir.
  3. the beatles, rolling stones, the door, pink floyd gibi grupların bu kuşaktan etkilenmesi ile edebiyattan müzik alanına da sıçramış akımdır aynı zamanda.

    söz konusu müzik ise çok daha geniş kitlelere ulaşmak demekti bu ve çiçek çocukların doğuşu bu müziklerin yükseldiği zamanlara tekabül eder.