1. birkaç gündür gündemden uzak kaldığımdan dolayı haberi yeni gördüm ve keşke hiç bilgisayarı açmasaydım diyorum şuan çünkü böyle bir olay olduğunu öğrendim ve ne acı olan o adamla aynı nefesi aldığımız bir dünyada yaşıyorum. aklımdan bu mahlukata söyleyecek binlerce kelime geçiyor ama hiçbiri içimi soğutmuyor. allah o yavrunun annası babasına büyük sabırlar versin benim içim bu denli yanıyorsa onlarınki tarifsizdir.

    insanın aklına direk öldürülsün geliyor ancak sonra düşününce bunun ona ödül olacağı onun yerine uzun bir süre acı çekerek her saniye yaptıklarının karşılığını görerek bu hayattan siktir olup gitmesi gerektiğini düşünüyorum.

    otopsi raporu
  2. öldürülen bir çocuğun otopsi raporudur.

    katile söv, asılsın kesilsin de, sonra hayat çok kötü artık yaşamak istemiyorum geyiği çevir, tamam duyarlısın. d'mi? hayır, sadece mastürbasyon yapıyorsun.

    (bkz: pedofilik suçlular için imza kampanyası) peh çeyreği anca tamamlanmış. somut adımlar atmak, çözüm aramak yok. ben katile sövmüyorum, onayladığımdan değil elbette, suçu belli cezası belli hukuk devleti değil miyiz? hukuka güvenmekten başka bir şeyler yapmaya kalkarsak yazık halimize. suphi altındöken olayında da aynı şey yaşandı, oysa günde bir sürü insan ölüyor öldürülüyor ölümün şekli mi sorun teşkil ediyor? yahut gerekçesi? "namus" cinayetlerini meşru kılalım olmadı? aa, yaptık zaten. kocasını öldüren 7 8 kurşunla, vahşice öldüren kadını serbest bıraktık.
    demekki biz toplum olarak insan hayatına önem vermiyoruz hayatın yitiriliş şekli önemli. ki bu düşünce, bu mantık her cinayetten korkunç tüm katillerden tehlikeli.