1. klasik müzik dinlemeye başlamak için sanırım en doğru yerdir.

    piyano büyük olanaklara sahip bir enstrümandır. ancak bu olanakların ortaya çıkmasına vesile olan ademoğlunun piyano ile etkileşiminin vardığı boyut akıl almaz noktalara ulaşmıştır.

    bazı misaller vermek gerekirse, çalarken etrafta fazla ışık olmasından hiç hoşlanmayan sviatoslav richter amcanın, bırak çalmayı birinin çaldığını hayal etmenin bile benim için neredeyse imkansız olduğu chopin'in 1 nol'lu etdünü icra ederken, akıp giden onca nota yığının arasında, şurada, tepesinde giderek ızdırap haline dönüşen lambaya bir bakış atmayı ihmal etmemesi, gerçekten akıl almazdır.

    ya da benim senin gibi etten kemikten olan bir insan evladının beethoven'ın tüm piyano sonatlarını notalara bile bakmadan ezberden çalabilmesi? bu akıl alır şey midir? misal daniel barenboim üstat berlin'de verdiği resital dizisinde bu 32 sonatın hepsini sıradan çalıvermişti, en nadide parçası kanımca nam'ı değer appassionata icrası olmak üzere. dünyada milyarlarca insan barenboim üstadın sadece bu parçayı çalarken yaşadığı heyecan ve duygu yoğunluğunu hayatlarının toplamında yaşayamadan göçüp gidiyor; daha azgın yüz binlercesi bu hissiyata yaklaşabilmek için uyuşturucu müptelası oluyor, suç işliyor, hapishanelerde çürüyor.

    hele şu 5 yaşında olduğu iddia edilen çocuğun yaptığına akıl sır erdirmek mümkün mü?

    bence bu insanlar tanrının var olmadığına kanıttır. eğer normal insanların olanaksız bulduğu şeyleri bunlar gibi bazı insanların yapmaya kabiliyetleri varsa, pekala vakti zamanında bazı insanların, normal insanlara icat edilmesi mümkün görünmeyen hikayeler ve karmaşık mantık örgüleri icat ederek insanları olmayan bir tanrıya inandırmış olabileceği akla yatkındır. bu tabi benim görüşüm.

    konuya geri dönecek olursak...

    neden beethoven'ın piyano sonatları klasik müzik dinlemek için doğru bir başlangıç noktasıdır?

    öncelikle, armonik olarak zaman zaman karmaşık olsa da müzik dinlemeyi seven insanların çoğunun nüfuz etmekte güçlük çekmeyeceği duygu yoğunluğu bol bir müziktir. pek çok eser vardır ki teknik veya armonik gösterişten ibarettir. beethoven'ın sonatları da böyledir. ama ilave olarak çok güçlü bir hissiyatı aktarmayı başarırlar. bu durum dinleyicinin ilgisini her daim ayakta tutar. (kişisel not: kitap okurken veya yemek yerken müzik dinlemek gerçekten müzik dinlemek değildir.)

    müziğin tek bir enstrüman için yazılmış olması da avantajdır. bu sayede, her ne kadar yeteri ölçüde katmanlı olsa da, bir orkestra eseri kadar katmanlı değildir haliyle. dinleyicinin eş zamanlı takip etmesi icap eden müzikal ifadeler daha kısıtlıdır. bu da yine nüfuz etmeyi kolaylaştırır.

    beethoven'ın piyano sonatları çok, pek çok defa, ünlü ünsüz bütün piyanistlerce sayılamaz adette icra edilmiştir. aynı parçaları farklı piyanistlerden dinlemek, müzikte yorumun yeri ve önemine yavaşça vakıf olmanızı sağlar. bu konuda az buçuk fikir sahibi olmak için youtube sayfalarında gezinmek ve müzikseverlerin yorumlarını okumak bile bir dereceye kadar kafidir.

    son olarak macar piyanist andrás schiff'in beethoven'ın her sonatı için yaptığı 20-30 dakika uzunluğundaki uygulamalı açıklamalara şu adresten ulaşılabilir. bu faydalı hizmeti takip ederek müziği daha bilinçli dinlemek mümkündür.