1. bir süredir çeşitli sosyal mecralarda "troll" diye nitelendirdiğimiz kullanıcıları inceliyorum ve farkına vardım ki büyük bir kısmı beğenilmemekten haz alıyor. youreads'den örnek vermek gerekirse adam/kadın zülfiyare dokunan yorum sayısı arttıkça mutlu oluyor.

    bu ortamlarda trollerden çok da hoşlanılmadığını biliyoruz. e o zaman beğenilmemekten hoşlanan kişilerin ekmeğine neden yağ sürüyoruz? neden yazdıklarına oy verip ya da cevap verip daha fazla coşmalarını sağlıyoruz? ekşi'de de çok sık kullanılan ancak uygulanamayan bir bkz var (bkz: don't feed the troll) . bence burada bunu başarabiliriz. denesek mi?

    edit: imla

    edit 2: ışık hızıyla zülfiyare dokundu, çıktı, tekrar girdi.* maşallahı var arkadaşlarımızın çok hızlı çalışıyorlar*
  2. buna "kaostan beslenme" de diyebiliriz aynı zamanda. ülke açısından bakınıldığında çok yabancısı olduğumuz bir olay değil.
  3. troll dediğimiz kişiler genel olarak toplum içinde görmekten rahatsız olduğumuz karakterleri canlandırırlar (saçmalamayı trollük sanan ergen arkadaşlardan bahsetmiyorum). olaylara bu yarattıkları profillerin gözünden bakarlar. bu abazan da olabilir, cinsellik karşıtı da, kaşar tabir edilen bir kadın da olabilir, kız kardeşi regl oldu diye kemerle döven abi de, sokakta alkol aldığınız için size dayak atabilecek maganda da olabilir, alkolik birisi de bunların haricinde pedofili, ensest gibi ilişkileri savunan çok uç karakterler yaratanları da gördük. şimdi bu kişilerin o bakış açısı ile yazdıkları yorumların artı oy olması mümkün değil. bu yüzden alabilecekleri reaksiyonlar eksi oy ve küfürdür. yani beğenilmemekten haz almaktan çok, reaksiyon almaktan dolayı mutlu olmaktır. nasıl ki bir yazar debye girdiği zaman yazdıkları okunduğu ve oylandığı için mutlu oluyorsa, troller için de aynısı geçerlidir.

    aslında iyi bir troll toplumda beraber yaşadığımız ama görmezden geldiğimiz insanların fikirlerini okumak zorunda bırakır. insan olarak maalesef kendimiz gibi olanlarla bir arada durma eğilimindeyiz. o yüzden kendi küçük fanuslarımızdan çıkıp duymak istemediğimiz şeyleri duymamızı sağlarlar.

    neyse efendim iyi bir troll sözlüğün veli nimetidir. bulduğunuz zaman bol bol besleyiniz.
  4. iyi trollerin okunmaya değer olduğu muhakkak. yani yaptıkları işi karşı algı oluşturmak amacıyla yapan trolleri ben de takip ediyorum. ama şuan trollerin yüzde doksanı ergen kılıklı, ona buna laf sokmak ya da sırf rahatsızlık vermek amacıyla yazan, eksilendikçe coşan, coştukça yazan insanlar. bu hastalıklı bir psikoloji. hatta biraz zorlasam sadist tanımının içine sokarım bu davranışı. o yüzden diyorum ki tepki vermemek en mantıklısı. bir redvelve vardı mesela ekşi sözlükte. insanları çıldırtırdı yazdıklarıyla ama adamın amacı belliydi. farklı bir bakış açısı sunmak. ama bir de owencan vardı. en basitinden, kemal sunal başlığına tarihteki en vasat oyuncu yazardı. bu iki trollü ayırt etmek gerek. internet dünyası şuan bu ikinci tip trollerle kaynıyor. bu insanlar eğlenceli bir şey yaptıklarını zannediyor olabilirler. ama emin olun biz tepki verdikçe bu onların iyiliğine değil kötülüğüne oluyor. hayatta her şey alaya alınabilir değildir. 1990 ve büyük çoğunlukla 1995 sonrası doğan neslin bunu anlaması, öğrenmesi gerekiyor.