1. on bir sene önce öğrenci evinde yaşadığım deneyim. hiç kaybetmişim hissi yaşamadım aksine. aynı herif ile o 6 sene sonra evlendik.

    aynı herifle değil de başka herifle evlenseydim de bu kimseyi ilgilendirmezdi. nasıl ki kadınlar heriflerin kendilerinden önceki kadınlarla beraber olmasını önemsemiyorsa bu durumda heriflere söyleyecek b.. düşer. oh ne ala ahlakçılık. kadınlar özgürlüklerini kısıtlasın heriflerin koklamadığı çiçek kalmasın sonra gelip kısıtladığı kadınları koklasın. hadi oradan, bu nasıl bir temsil yiğidim.

    her şeyin yolunda gittiği kucağınıza kedilerin biriktiği bir hayat mümkünsüz değil. saygı duyulan benliğiniz olsun. vücudunuz size ait. istediğiniz gibi hareket edebilme özgürlüğü sizindir.
  2. kadınlar söz konusuysa, erkekler üstünden genelleme yapılarak savunulması epeyce hatalı olan eylem; zira bazı* genellemeler göz kapalı yanlışlanabiliyor.

    fakat gerçekten de kadında erkekte* bu alanda kimseye söz düşmemektedir. erkekte kanıtlanamaz, kadında ise biyolojik zulüm hymen ile genelde bulunabildiği için nesillerdir özellikle ataerkil toplumun tartışma malzemesi olmuştur. zar olmasaydı ne yapacaklardı acaba?

    d1: ufak ek
    d2: ufak düzeltme
  3. normalleştirmeye çalışırken iğrençleştiğimiz şeylerden biri, diğeri de regl. bunu yapanlar da erkekler değil kadınlar. durmamız gereken yeri bilmiyoruz kesinlikle. bir erkeğin şöyle aldım böyle yaptım diye anlatmasından daha iğrenç bir şey varsa bunu anlatanın kadın olması.

    şu yaştan sonrası daha uygundur şöylesi daha sağlıklıdır şu sorunla karşılaşıldıysa şu yapılır şuraya başvurulur diyecek olan anlatsın tamam bu normaldir ve normalleştirmektir. çıkıp da şu yaşımdayken oldu şurada oldu bununla oldu onunla olmadı diye anlatmanın bir erkeğin milli oldum diye anlatmasının arasında zerre fark yok.
  4. başlığı açan youser kaçınca bana kalan başlıktır. başlığı açan şahıs durumla ilgili çeşitli bekâretsızlığı aşağılayacak şeyler yazmıştır. bunun öyle olmadığını kadınların savunması, yaşamın olağan bir parçası olduğunu söylemesi başka kadınları neden rahatsız eder ben anlamış değilim. mesele normallestırmekten öte tabuları kırmakla alakalı. bunun dışında insanların özgür iradeleri konusunda yaşadıklarını paylaşması iğrenç değildir. iğrenç olan korteksınızın uzerinde dolaşan örümceklerdir. meselenin milli olmakla hiçbir alakası yok iken(mesele bekâretsizliğin tıynetsizleştirdiğine dair fikirlere karşı olmak iken) zübük zübük ahlak romancılığına başvurmaktır. ki hala fikirlere saygı duyup yaptığım yorumda bahsettiklerimi özetliyorum; hangi yaşta ve nasıl yaptığınızın hiçbir önemi yok(bunu söylemekteki amaç önceden yazılan ve silinen yorumdaki bir sav) özgür iradeye hiçbir toplumsal ve çevresel baskı kabul edilemez. cinsel kararları sebebiyle kişi degersiz görülemez. bunları görmeyip orasından burasından kırpıp algıladığınız müsveddeler sizin olsun. kullanmakta imtina ettiğiniz 6 kilo 800 gram beyninizi lütfen toplayın da ne dediğimize bakın. kadınlar sizin çizdiğiniz "ahlak" kisvesine sığınamayacak kadar büyüktür. mesele milli olmak gibi lümpenlikten çok daha genel bir sorun. kadınların cinsel deneyimlerini saklamak zorundadır gibi bir çirkinliğe ınanmanızdadır.
  5. bakirenin, kızlık zarının kurdelasını kesme şerefini bir şahs-ı muhtereme hediye etmesi, sunması. bekareti kaybetmek ise bakirenin, kızlık zarının patlatılması vesilesiyle sahip olduğu "balta girmemiş orman" vasfını yitirmesidir.
    vermek hediye, kaybetmek ise yitirme olduğu için bu kavramsallaştırma bakış açısını ele veriyor aslında.

    -bekaretimi sana hediye ediyom tarzanım.

    bi gidin olum ya
    yok
  6. kendimi taraf hissettim. açıklama isteği duyuyorum malesef.

    sabah bu başlık "bekaretini sünepeye vermiş kız hüznü" idi. başlığı açan kişi de sözlüğe iki gün önce gelen birinin bile trol olduğunu bileceği bir yazar. yazdıklarını okuduğumda başlığa erkeklerin 100 dolarlık kaliteli eskortlarla ilk deneyimini yaşadıkları için bu hüznü anlayamayacaklarını ifade eden bir cümle yazacaktım cümleyi toparlayamadım o an ve vazgeçtim.

    sözlüğe tekrar geldiğimde benim okuduğum girdiler silinmişti. girdileri okuduktan sonra hissettiklerimi yazdım ve bir şekilde ilk girdiyi eleştiren bir yazı oldu arkasından bana karşı yazılmış gibi duran girdiyi görünce esas başlığın ilk girdisini yazardan isteyip bir kaç kere daha okudum kimseyi hedef aldığıyla ilgili ya da bekareti önemseyen değerli gören bir tarafı olduğuyla ilgili bir şey yok. kimsenin kendi ilişkisinden bahsetmesini gerektirecek bir şey de yazmıyor.

    "kadın ahlakı" "erkek ahlakı" gibi iki ayrı kavramdan zaten bahsedemeyiz. benim gözümde "ben ilk seviştiğimde 15 yaşındaydım" diyen adam ne kadar iğrençse "ben ilk seviştiğimde 16 yaşındaydım" diyen kadında o kadar iğrençtir. "o kızla seviştim ama evlenmicem ama evlenebilirim de" diyen adam ne kadar iğrençse "ilk seviştiğim adamla evlendim ama evlenmeyebilirdim de" diyen kadın da o kadar iğrençtir. bir erkek bunları anlattığında tepki gösterip kadınları baskılayamazsınız istediğimizi yaparız demek iki yüzlülüktür.

    tam tamına 6 kilo 800 gramlık beynimi kullanarak diyorum ki; her birey özgürdür. istediğini yapar, istediği yere gider, istediğiyle sevişir, istediğini giyer ama bence kurbağa yemek iğrenç bir şey.

    aynı başlığa ikinci bir girdi giriyorsam bilgi de içeren bir girdi olsun.

    öncelikle ilişkiye istediğiniz yaşta giremezsiniz. 18 yaşından küçükseniz -tek taraf ya da iki taraf da- bu istismara girer.
    bu girdiyi yazmama sebep olan girdide de bahsedildiği gibi rıza önemli. kimse sizi istemediğiniz bir şeye zorlayamaz.
    bekaret kaybedilmesi ya da saklanması gereken bir şey değildir. istediğiniz zaman istediğiniz şartlarda yaşarsınız. evlenmeyi beklemek sizi "kezban" yapmadığı gibi evlenmeden olması "orospu" olduğunuz anlamına gelmez.
    ilk ilişkide taraflardan birinin tecrübeli olması her zaman daha iyidir fakat birbirlerini seviyor olmalarından daha önemli değildir. bence sevdiğiniz insanla yaşayın başkalarıyla değil.
    kadın için vajinusmusla karşılaşıbilir psikologa ya da psikiyatriste gitmekten çekinmeyin, aşırı kanama ya da yırtılma gibi durumlar olursa acile gitmekten çekinmeyin. erkekler için böyle ekstrem durumlar var mı bilgim yok.

    bekareti vermek konusuna gelince bekaret verilmez kaybolur bozulur evet kaybolur. mesela bakir bir koya gidip büfe açarsanız yanına bir kaç şezlong koyarsanız koyun bakirliği kaybolur koy bozulur, bekaretini vermez kaybeder. yanlış düşünüyor olabilirim düzeltmeye açığım.

    bir de böyle uzun uzun yazarken aklıma siyasi ya da sosyal olarak çok uyuşmadığım ama eserlerini beğendiğim m. akif ersoyun
    "medeniyet açıp saçmaksa bedeni
    desenize hayvanlar bizden daha medeni" dizeleri geldi. ne alaka diyebilirsiniz ama bence çok alaka.
    tuvalet eğitimini yeni alan çocuklar var bir de. en büyük başarıları boşaltım sistemleri üzerinde söz sahibi olmak. bunu her yaptıklarında elinizden tutup çekiştire çekiştire yanına götürür bak bunu ben yaptım bezime yapmadım tuvalete yaptım diye gösterir. hadi şimdi sifonu çekelim ellerini yıkamış mıydın olsun tekrar yıka sen ellerinde mikrop kalmasın sifona dokundun.
    annelerine not: sorun değil o şimdi onun en büyük başarısı zamanla geçer çok normal bu.
  7. aklıma "çük kesme töreni" dediğim, sünnet düğünleri geldi. yedi düvele davetiyelerle duyurulan sünnet hadisesi olduğu sürece kadının türk toplumunda baskılanması devam edecektir. sünnet törenleri dediğimiz kabile toplumlarına has bu ritüel bir an önce terk edilmeli.