1. asla kabul edilemez bir davranıştır.

    randevularıma en az 5 dakika önce giderim, karşı taraftanda aynı hassasiyeti beklerim. randevusuna toplantısına geç kalan insan işe yaramaz insandır gözümde. insanları / firmaları tanırken kullandığım ve genel puanına %40 etki eden faktördür ayrıca.

    zaman maddi olarak karşılanamayacak kadar değerlidir, zamanınızı çalan hırsızlarla ilişkilerinizi mutlaka gözden geçirin.
  2. edilgen kişinin*, etken kişiye* karşı olan duygularını çözümlemesine yardımcı olur. şöyle ki bekletildiğiniz süre dahilinde, sinirlenme süreniz bekleten kişiye olan sevgiyle doğru orantılı olarak artmakla beraber, sinirlendiğinizde kızma sebebiniz (gururunuza yedirememeniz, zamanınızın değerli olması vs.) size önceliklerinizi gösterir.

    son olarak "geç kaldığına göre beni önemsemiyor" önermesi genelde basit bir paranoyadan ibarettir, fazla itibar etmemeye çalışın.
    bozuk
  3. kesinlikle tahammül edemem bekletmem beklemeyi de sevmem. eğer yetişemeyeceksen ona göre saat ver birader hem saati kendi belirleyip hem de geç kalanlara ayar oluyorum
    wtf
  4. bekliyorsanız (amiriniz, işiniz gücünüz için değilse) kıymet verdiğinizdendir; fiil bekletilmek değil sadece, siz de edilgen değilsiniz. belki işi çıktı, belki elinde değil, belki sıkboğaz ettiğiniz için başına az sonra bir şey gelecek aceleden...

    beraber geçireceğiniz ortak zamandan harcıyor, buna dertlenmediğini fark ediyorsanız gidin, konuşmayın tabii
    mesut
  5. beni sürekli bekleten çok sevdiğim bir dostum var. yegane herif; gönül koy, dövüş, bağır çağır, olmadı, vazgeçiremiyorum. baktım olmuyor ben de buluşmalara bilerek geç gelmeye başladım. belli bir dönem güvensizlik dolu kaos. sonra bir anlaşmaya vardık.

    buluşma yerine saatinde gelen; adisyon fişine ilk sipariş saatini eklettirerek diğeri gelene kadar mekanına göre içki tüketecek bunları da geç gelen ödeyecek. tabi tutup j. daniels, martini, bana en pahalı şaraptan getir halimiz yok tüketim kurumuzu bira, meşrubat, çay ve kahve olarak belirledik.

    işe yaradı, genelde bana yaradı, geç geldi söylenmedi(m). geç geldiğinde doğrudan adisyona bakıp "lan!" ya da "heh, iyi bari" gibi tepkiler veriyordu. tabi bir iki kere, 15 dakika içerisinde bedava diye 3-4 bira yuvarlamış, pel pel gözlerle salak salak sırıtan adam buldum karşımda.

    parası az olan dakikti, bekletilen söylenmedi, bekleten bir şey demedi.*
  6. farklı arkadaşlarım tarafından sürekli maruz bırakıldığım durum :/ hayır bende de bazen sorun var kabul ediyorum(*:"ben galiba geç kalacağım" deyip erken varmışlığım var ;)), ama kendisine buluşma saatini 1 saat erken söylediğim veya bizzat kendisi "ankara için iftar saatini kaçırmayalım yeter bana" diyen kişiler nasıl geç kalıyor pes :/

    bu arkadaşlardan biri utanmadan sıkılmadan şunu yolladı geçen gün :)

    bekleten kişilerin yararı olmuyor mu oluyor, misal göreceli zaman kavramını geliştirdim :
    -beat rice 15 dkya oradayım.
    -senin 15 dakikan mı benimki mi? sana gelişi 30 dakika çünkü :)
  7. bir bekleyen, bir beklenen, bir de akıp giden bir zamanın varlığını gerektirir.
    bekleyen yokken, beklenen ve zaman var, ama beklenen, beklenen olamaz.
    beklenen yokken, bekleyen ve zaman var ancak bekleyen, bekleyen olamaz.
    zaman yoksa, beklenen ve bekleyen mantıksal olarak var olamaz.
    işin ilginç yanı hem zaman hem de ayrım (bekleyen ve beklenen ayrımı) yok edildiğinde yaşanır. birbirine bakan ve birbirinde daima birbirini gören birileri ortaya çıkar. gözlem, şahid olmak vs ne derseniz deyin bu olgu ancak kendinizi ayırdığınızda ve süreç işlediğinde mantıksallaşır.
    bu evren bir kitaptır. kelimeleri kim var ettiyse onu anlatır. zaman ise sadece okunmuş ve okunacak olmaktır. şimdiki zamanın içerisine girmek ise mümkün değildir. denedim, ordan biliyorum.
    önemli olan ne biliyor musunuz? ne beklemek, ne de bekletilmek. önemli olan bekleyenin neden beklediği, bekletenin neden beklettiğidir. ben beklenen olsaydım bekleyenin neden beklediğini sorardım.
    işin daha garip tarafı beklenen ve bekletenin kendi bakış açılarıdır. şu halde bekleyen pekala beklenene, beklenen de pekala bekleyene bir bakış açısıyla dönüşebilir. şimdi
    anaaa, kafa gitti lan.
  8. cep telefonundan onceki bekletilmeler en kotusuydu. arkadaslarinizin ev telefonlarini ezberlemis olurdunuz ya da telefon rehberinizle birlikte dolasirdiniz. uzunca bekledin de gelmedi mi, umumi bir telefon bul, kartin/jetonun her ne ise yaninda olacak, oradan arkadasin evini ara, annesine hal hatir sor sonra evden cikti mi, ne zaman cikti, en son ne giyiyordu, ruh hali nasildi gibi sorularla kadini kayip ilani verecek kivama getir. edindigin bilgilere ibb'siz yol durumu ongorunu ekle, beklemeye devam et. arkadasin gelince bu sefer anneyi yatistirma amacli olarak telefon kulubesinin yolunu yine tut.
    donsen ayri dert, yine kadini araci koyup soyleyeceksin, o da annesini akil edip arayacak da ogrenecek falan filan. senin de gec kaldigini dusunup senin anneni ararsa ayni donguyle, ortalik daha beter. agiz tadiyla trip atmanin bile zorlu oldugu donemlerdi. simdi bekleme yaparim her sekil, suresini bilmem yeterli benim icin.