1. tüm savaşların çıkma sebebi, daha fazla , daha fazla ve en daha fazla!
    mert
  2. bencil olmak kötü bir şey değildir. herkes kendini daha iyi bir yerde tutmak görmek konumlandırmak ister. önemli olan kısım bu istemi yaparken bencilliğimizin bir başkasının hayatını negatif yönde etkilemeyecek oluşudur. bunu başarabilmek ben olmayı, ben merkezli ilerlemeyi olumlu kılıcaktır.
  3. her insan belli dozlarda olan ve dozun iyi ayarlanması durumunda kişileri mutlu edecek kavram.
  4. bütün kötülüklerin sebebidir.

    birileri açken sen milyonluk arabalara, yatlara binersin vicdanın sızlamaz.

    terfi etmek için başkasının emeğini çalarsın. gerekirse dedikodu yapar, iftira atarsın.

    kendi zevkin için gidip birinin emekli aylığını çalarsın

    sinirini bozdu diye tartıştığın adamı öldürebilirsin.

    kendi uçağın olsun, diye uyuşturucu satıp binlerce genci zehirlersin.

    daha güçlü olayım, daha çok sözüm dinlensin diye savaş çıkarıp milyonlarca insanı öldürebilirsin.

    bunların hepsinin sebebi bencillik işte.

    mutlu olmak için biraz bencil olmak gerekir diyen arkadaşların bahsettiği şey bencillik değil. olsa olsa öz saygıdır. kendini ezdirmemek, gerçekten hakkın olanı savunabilmektir. bencillik başka bir şey.
  5. bütün kötülüklerin sebebi değildir. aksine iyilikler de oluşturur.

    bencillik, ego vs. bunlar insan doğasında olan şeylerdir. yokluğu boklugu ortaya çıkarır bolluğu değil. elbette fazlası zarardır, bu konu da herkes hemfikir. lakin tekrarlıyorum, ego insanı insan yapar ve hayatını daimi ettirmesini sağlar.
  6. kötü değildir. tabii fazla kaçmaması gerekir. biraz bencil olmak iyidir bence.
  7. hayatımda yaşadığım güzel anılarımı anlattıktan sonra "bende şöyle böyle şeyler yaptım.." diyen zihniyetin yetişmesi/yetiştirilmesi bizi bencilliğe götürür. yapmayın!
  8. ben
    benci
    bencilik
    böylesi daha güzel bence.
  9. 'dozunda yapılması gerek ' uyarısının ikiyüzlüce olduğu hayatı evetleme hali. dozunda yapmaklık yani;
    ' sen bana ver ki ben de sana verebileyim' ya da
    ' ben sana verdim ama sen bana neden vermiyorsun? ' alışverişleri insanı sayrılaştıran bir devamlılık dengesi kurmuştur.

    moralist tıkanmışlığın natural arıklar ile nefes peyda etmesi esbab-ı mucibesiyle akıp gidebilmekte beşeriyet devinimi. lakin neden kendine zillet eder ki bu yolları çıkımsızlığa konuşlandırarak?
    ansallıklarının hazzi potansiyelini neden dar ağacına göndermeye meyleder mütemadiyen?
    güc'ü elimine etmenin payandalığından sağılan 'irfan' ne de çok sirayet etmiş görünmekte teninize.
    trajedik sürümleniş burada başlıyor işte, güc'ü ötelemenin dayanağının işlenmişliğinde de a-priorik üslupla güç muhkem şekilde ikâmet etmekte.
    gereksiz ereklere harcanan kaçınılmaz muktedirlik.
    kibirden kaçan 'mesihlersiniz', 'iyilikseversiniz', 'merhamet' kuşanmışlıksınız, 'ahlaklısınız' ve her daim tırnak içinde tezahür edişin ironisisiniz.

    ' yavsıların, yavsılıklarının verdiği esinle gerçek'ten korkup kaçmaları, yani 'ülküleri' bir mecburiyettir. ' friedrich wilhelm nietzsche

    işbu mecburiyetin muhtevasındaki eskatolojik diyarlara ve rasyonel bilinçliliğe firar istemi hakikâtin sayrılaştırılmasını kaçınılmaz kıldı. re'senlikten sıtkını ahlakilik yüzünden sıyıran beşeriyet bir illüzyonun içinde raks ederek, bir nevi faute de mieux'e mecburlamıştır kendini.
    riyâ yüklü yanakları yorulmak bilmeksizin eksik bir gülüş sahibi olur.
    olmak zorunda'lığın eksikliğini içinde taşıyan bir gülüş.
    size biteviye bir kâhkâhayı sunuyor oysa ki, hakiki olan vermeksizin bencillik, olması gereken bencillik.
    her halükarda size esrik bir tebessüm vermekte bir beis görmeyen güç isteminin ıslah ettiği 'tininizle' yaşamda salınmaktan 'mutlu' oluyormuş gibi görünseniz de değilsiniz.
    ketlerinizi kaldırıp kendinize, yani yâgane kıbleye dönün!

    ' soylu ruhlar, bencil oldukları olgusunu hiçbir soru işareti olmaksızın kabul eder. '

    f.w.nietzsche
  10. bencillik insanın bütün hareketlerine hakimdir, sadece bazı insanlar bunun farkında değildir. örneğin iyilik yapmak, vicdan çıkarı.. birilerine yaptığınız yardımlar sizin vicdanınızı rahatlatır, mutlu olursunuz. evet, yardım etmek bir ihtiyaçtır ve hiçbir insan yardıma muhtaç olmayan insanlardan kurulu bir dünyayı istemez, kabul etmez. bu insanın ihtiyaçlarına yani çıkarlarına ters düşer.

    çıkarcı varlıklarız, bundan bağımsız sandığımız hareketlerimiz dahi çıkar üzerine kurulu.