• okudum
    • okuyorum
    • okumak istiyorum
  • youreads puanı (9.00)
benden selam söyle anadoluya - dido sotiriyu
"ve sen kör mehmet'in damadı! hele sen! niye öyle tiksinerek bakıyorsun yüzüme? öldürdüm evet seni, ne olmuş! ve işte ağlıyorum... sen de öldürdün! kardeşler, dostlar, hemşehriler... koskoca bir kuşak, durup dururken katletti kendi kendini!.. anayurduma selam söyle benden kör mehmet'in damadı! benden selam söyle anadolu'ya!.. toprağını kanla suladık diye bize garezlenmesin... ve kardeşi kırdıran cellatların allah bin belasını versin!.."

benden selam söyle anadolu'ya da 1. dünya savaşı öncesi kurtuluş savaşı yıllarında anadolu'daki rum köylüleriyle türkler arasında yaşanan tarihsel bir "dram"ı, savaş ortamını ve savaş sonrasında iki ülke arasında yaşanan mübadeleyi anlatıyor.
  1. son derece sıcak ve duygusal bir anlatım bütün bir kitap boyunca insanı kollarına alıveriyor. "benden selam söyle" anadolu'ya manoli aksiyotis adlı bir rum köylüsünün gerçek yaşamından kaleme aldığı anılarının romanlaştırılmış halidir. sotiriyu "bu romanın dokusunu ben, işte bu denli gerçek tanıklardan süzüp çıkarttım. bir daha geri gelmemek üzere çökmüş bir alemi gözlerinizin önünde canlandırmak amacıyla yaptım bu işi. yaşlılar unutmasın; ve gençler, bütün olup biteni çırılçıplak bir şekilde görsün, öğrensin diye.." derken gerçek bir yaşanmışlığı niye bugüne aktardığını vurguluyor. dido sotiriyu, kendisini şöyle tanıtıyor: 'babam sabun yapımcısıydı. çocukluk yıllarımda ailemle birlikte, doğduğum il olan aydın'da yaşadım. 1922'de anadolu'dan ayrılarak yunanistan'a, amcamların yanına gitmek zorunda kaldım. ailem daha sonra göçtü oraya. ilk çocukluk yıllarının anıları belleğimden silinmiyordu. babamın arkadaşı talat beyler, sokakta oynadığım rum ve türk çocukları bugün bile aklımda. yaşadığım günlerin, duyduğum gerçek olayların o kadar etkisi ve büyüsü altında kalmıştım ki, bu konuyu ele alan bir kitap yazma isteği içimde çığ gibi büyüyordu. 1962 yılında, benden selam söyle anadolu'ya adlı kitabım yayınlandı. bence ilk kez gerçekleri ortaya koyan bu kitapta geçenler tümüyle tarafsız bir gözle yazıldı.'

    kitap, 1982 yılında abdi ipekçi türk-yunan dostluk ödülü'nü almış.

    yıllar önce okumuştum bu hüzünlü romanı. mübadele sözcüğünün evlerini barklarını bırakıp, memleketlerini terk etmek zorunda bırakılan insanlar için, hukuki bir terimden çok öte bir şey olduğunu ilk kez fark etmiştim okuyunca romanı. antagonist dido romanını tanıtınca yeniden hatırlayıp yazmak istedim.