• okudum
    • okuyorum
    • okumak istiyorum
  • youreads puanı (7.00)
benim de söyleyeceklerim var iki - umut sarıkaya
bir ömür ailemle yaşamak... düşüncesi bile korkunç geliyordu. her gün bu evde bir ızdırap gibiyken, bir ömür geçirmek, yavaş yavaş onlara benzemek. ben akşam "televizyon karşısında koltukta uyuyacak adam değilim" diyordum kendi kendime. kimse inanmazsa inanmasın ben şehir dışındaki bir üniversiteyi kazanacak, bu evden de bu mahalleden de bu şehirden de kurtulacaktım. her gece yatarken hayaller kuruyordum. ilk yıl yurtta kalırdım, sonra bi eve çıkardım. arkadaşlarım gelirdi eve. çıkıp sabaha kadar sokaklarda gezerdik... daha önce söylediğim gibi o yıllarda aklım az çalıştığı için sadece bu iki şeyi hayal edebildim eve çıkınca; "arkadaşlarım gelir, gece sokakta gezeriz."

ama bu kadarını hayal edebilmek bile güzeldi be. bu düşünceler içerisinde benden beklenmeyecek üstün bir çalışma disipliniyle kendimi derslere verdim. sürekli test çözüyor, bu büyük maratonda diğer öğrencilerle aramdaki farkı kapatmaya çalışıyordum. annem babam gibi kanepede televizyon karşısında uyumamak için, onlara benzememek için çalışıyordum. artık nasıl gaza geldiysem öyle hazırlanmışım ki sınava bütün şehir dışı tercihlerimi geçip çok az sayıda yazdığım istanbul içi tercihlerimden birini kazandım. hem de eve çok yakın bir üniversiteyi... üniversiteyi kazandığım gün yıkılmıştım.
  1. umut sarıkaya çok akıllı ve gözlem yeteneği yüksek biri. karikatürleri kadar düz yazılarını da seviyorum. ilkini okumadan dayanamadım ikincisine atladım. ama içerik olarak seriye tabi olmadan da okunabildiğini görüp rahatladım. çok bizden yazılar. zaten yazıların karakteri de kendisi. bizden olmasına rağmen okurken aa doğru diye insanı irkiltiyor. aynını düşünüyoruz, anlattıklarında böyle bir insan tanıyorum diyoruz. durumları çok iyi tahlil edip, betimliyor. garip bir şey. hem bu kadar basit olup hem de bu kadar zekice olması. gülerken karnım ağrıdı çoğu yazıda. başlıkları bile yeterli sevmem için.

    ''al işte bitiyor. şimdi git, yeni biriyle tanışmaya çalış, olmasın, çok çalış ve bi şekilde tanış, ona daha önce anlattığın komik anıları bir daha anlat, çok sevdiğin filmleri bir daha anlat. kendini çok düzgün, onun hayatına saygılıbiri gibi göster, samimiyet duvarı yıkılana kadar sofra adabına uygun yemek yemeye dikkat et.''
    sezgi
  2. umut sarıkaya'nın birbirinden güzel tespitler yapmaya devam ettiği kitabı. karşılaştırmak gerekirse ilk kitapta gülünecek daha fazla şey varken bu kitap güldürmenin yanı sıra zaman zaman duygusallaştırıyor da insanı. tıpkı onca komik karikatürün arasında insanı hüzünlendiren bu karikatür gibi.

    karikatürlere olan devasa önyargımdan olsa gerek bu kitapları okumadan önce karikatürlerine pek bakmışlığım yoktu, bitirdiğim gibi karikatürlerine sarmıştım.