1. genelde bilim kurgu filmlerinde ve akıl hastanelerinde gerçekleşen uygulama. bir adet çevresine zarar vermeyen, ancak çevresindeki her biri psikiyatri uzmanı olan kişiler tarafından deli, manyak, vb. şekillerde itham edilen kişi bulunur. kişinin toplumun çoğunun sağlıksız olarak nitelendirdiği düşünceleri olmasına dikkat edilir.

    daha sonra kişinin işinde veya sosyal yaşantısında bir sıkıntı yaşaması ya da bir şekilde mahkemelik olması beklenir ve bam. aklı gayet başında olan kişi akıl hastanesine kaldırılır ya da psikiyatri veya psikoloji uzmanına gitmek zorunda bırakılıp, ihtiyacı olmayan ilaçlarla ve asılsız terapi yöntemleriyle tedavi edilmeye çalışılır.

    dikkat edin, burada karar mekanizması hakim ya da psikiyatri uzmanı değildir. toplumdur. toplum bir kişinin akıl sağlığının yerinde olmadığını düşünüyorsa artık o konunun uzmanlarına söz hakkı düşmesi düşünülemez bile.

    kişi tedavi edilirken amaç, kişinin farklılıklarını ortadan kaldırmak ve kişiyi belli kalıplara sokulabilecek hale getirmektir.

    bundan kurtulmanın tek yolu direnmemektir. başınıza böyle bir iş geldiğinde sadece doktorların ve terapistlerin dediklerini harfiyen uygulayıp "düzelmiş" rolü yapmanız gerekir. yöntem "he deyip geçmek" olmalıdır.
  2. çok basit bir eylem. bunu söylediğimde gelsinler benim beynimi yıkasınlar tepkisi ile karşılaşıyorum. bu tepkiyi veren kişiler genelde beynin çalışma mekanizmasını bilmeyen ve rüyası için oğlunu kesmeye götüren bir piskopata gökten koyun indirildiğine inanan beyni yıkanmamış kişiler!

    insan beyni en kısa yoldan bilgiyi kaydetmeye programlıdır. beyin oyunları denilen göz yanılsamalarını görmüşsünüzdür. doğru açıdan çekilen bir fotoğrafta gerçek bir arabayı bir elmadan küçük gibi görebilirsiniz. beyin ne yapar oyuncak araba ya der kaydeder.

    beyin yıkamanın mantığı da budur. bir şeyi olduğundan farklı göster. pek çok insan bu farkı anlar. burada koyun psikolojisi devreye giriyor. hiçbir şey yokken herkesin yere yattığı kamera şakası vardı. kurbanların çoğu düşünmeden yere yatıyordu.

    şimdi intihar saldırısı yapan insanları ele alalım. bu insanların salak olduğunu düşünüyorsanız çok yanılıyorsunuz. ben bir örgüt olsam ve bir eylem yaptıracak olsam salak birini seçmezdim. fetöcü denilen kişiler aptal mı. hayır en zeki çocukları seçiyorlar. biliyorlar ki zeki çocuklar beyinleri yıkanınca daha çok işlerine yarar.

    peki nasıl yapıyorlar. bir insanı alıp toplumdan izole ediyorlar. ilk şart bu. televizyon internet yasak. başka fikirlere beyniniz kapatılıyor. bir kapalı ortamdasınız herkes çok zeki ve çok bilgili paylaşımcı insanlar. pkk dhkpc gibi örgütlere üniversitelerde eleman kazandıran adamların hepsi çok kültürlü zeki okumuş ve ağzı laf yapan tiplerdir.

    burada ideolojisine göre ilim bilim doğa din konuşulur ve konuşanlar çok bilgili kişilerdir. beyni yıkayacak kişi bu ortamdan etkilenir. bu kişilerin iyi kişiler olduğuna inanır ama. işte aması hep olur. garip saçma bir olay vardır. bir kişinin yüce insan olması bir kişi doğaüstü güçlerle haberleşiyordur ya da çok büyük devrimcidir vs vs.

    bu çok bilgili akıllı insanların hepsi bu kişi ne derse inanır inanmakla kalmaz bunu emir kabul ederler. o asla yanılmaz ulu bilgedir tanrıdan emir alan bir peygamberdir.

    beyni yıkanacak kişiden ilk başlarda bir şey istenmez sadece o ideoloji hakkında kitaplar okutulur bilgili kişilerle konuşturulur. o kişinin maddi manevi sıkıntıları çözülür. kişi maddi manevi size minnet duyması sağlanır. sonrasında ufak isteklerle başlanır al şu paketi buraya teslim et denilir ve muhtemelen o paket boştur. dikkatli olması düşmanların ya da polisin eline geçerse tüm örgütün zarar göreceği işlenir. görev başarılınca sanki çok büyük bok becermiş gibi kahraman ilan edilir. övgüler onun sayesinde dünyanın biraz daha iyi olduğu söylenir.

    bu kişi artık ciddi ama küçük görevlere hazırdır. o küçük görevleri de başarırsa artık elinizde ne derseniz onu yapacak zeki bir robot vardır.

    eskişehirde öğrenciydim. satanizm modası vardı o dönem kedi kesenler falan. şizofren bir arkadaşla tanıştım. sürekli konudan konuya atlıyor fikir dağınıklığı yaşıyor. ben konuşmalarından bir bok anlamıyorum ama anateması insan her istediğini başarabilir.

    biz bu elemanla içiyoruz konuşuyoruz falan. bir kaç ay içtik gezdik. ben elemanı ciddiye almıyorum. içki ısmarlıyor diye katlanıyorum. bir gece ikimiz içerken bir kaç arkadaşı geldi. birbiriyle hiç alakası olmayan cümleler kuruyorlar. şimdi hatırlamıyorum ama muhabet şöyle.

    a: fenerbahçe karanlık yolda.
    b: aristotales gökyüzüne bakmasaydı bu iş bitmezdi.
    c: pendik istanbul'un kalbidir.
    a: nikotinin etki mekanizması hipnozun yansımasıdır.

    böyle yarım saat konuşuldu. biraz tırssamda arada bende saçma konudan bağımsız cümleler söyleyince benimle de konuşup alakasız cevaplar vermeye başladılar. ortama ayak uydurdum. evde içki olduğunu söyleyip beni davet ettiler. öğrenciyken beleş içki var deseler gidip mezara kendimi gömerdim. kabul ettim tabii.

    eve gittik büyük bir ev. salonda yere oturduk. mumlar yanıyor garip bir müzik var. evde on yedi kişi yaşıyorlarmış kızlı erkekli. eskişehir küçük yer aralarında tanıdıklarım var. ben içiyorum bunlar ayin gibi bir şey yapıyorlar. sonra bizim şizofren transa geçti titredi falan. sonra hepiniz odadan çıkın dedi. herkes çıktı. ben bakıyorum adama sen seçilmiş birisin dedi. kim seçmiş amına koyayım dedim. yabancı bir isim söyledi. sonrasında kabalığı çağırdı benim seçilmiş bir insan olduğumu falan söyledi. dedim bu manyaklar beni kurban edecek herhalde. ayıldım. bir köşede beyzbol sopası duruyor ona doğru yaklaştım. adamımız bu kişiler senin müridindir ne istersen onu yapacaklar dedi. hepsi gelip elimi öptü. o dönem genciz direkt kızlara baktım. her istediğimi yapacaklarmış dedim.

    sonrasında biraz ayin falan yapıldı yine. ben içmeye devam ediyorum. sonrasında sızmışım. sabah herkes çığlık çığlığa bağırıyor. gözümü açamıyorum. herkes koşturuyor. kalktım ne oluyor dedim. mesaj gelmiş. hayırlı bir mesajdır umarım diye sopayı elime aldım. tuvaletin ışığı açık kalmış amk. birinden bunlara mesaj gelmiş. çıktım evden yürüdüm yoluma.

    sonrasında öğrendim ki bunlar satanistmiş. bizim eleman şeytanla iletişime geçen diğerleri müridleriymiş. hepsi üniversite öğrencisi. amaçları da şeytana yalvararak allaha tövbe etmesini sağlamak ve bu sayede cennete gitmekmiş. insan her şeyi yapabilirmiş. bu kişiler tüm parasını bizim şizofrene veriyor o da evi geçindiriyor ve bana içki ısmarlıyor.

    bir kaç hafta sonra yine bu eve davet edildim içiyorum. ekip toplandı ayin falan. bizim elemana ya bu salakları nasıl mürid yaptın lan öğret bana da bende yapayım dedim. bir sessizlik oldu. sonra ben kibarca evden kovuldum. sonra eskişehirde beni gördükleri yerde benden kaçtılar.

    yani sonuç. insan evladı her saçmalığa inanır.
  3. amerikan filmlerinde olduğu haliyle, bir makineye bağlamak ve hafızasını silip başka biri haline getirmek değil elbette.
    beyin yıkamak, istenilen şeyin düşünülmesini sağlamaktır. bu biraz zaman alır.

    benim beynimi yıkayamazlar demek cehalettendir!

    örnek;

    ortadoğuda şii ve sunni çatışmalar (ve diğerleri)

    ... ortalığa bazı haberler yayılır. bazı aşırı sunnilerin şiileri hedef alacağına dair senaryolar üretilir. bu, bazı gruplar tarafından gündeme getirilir. aradan zaman geçer. ortam gerilir. hiç yoktan bir kaç yerde (belki de normalde de olan) bir tartışma, halka bir sunni ile bir şii sokakta birbirlerine girdiler şeklinde yansıtılır. oysa ki, birbirlerini bile tanımayan iki kişinin sıradan sokak kavgasıdır belki de. belki, özel ayarlanmış bir şeydir. sonra bu belli zaman aralıklarıyla çok yerde ve çok kişi ile yapılmaya ve insanlar artık bunu konuşmaya başlar. bunun için sokaklarda gezen görevlendirilmiş kişiler olur. ve en sonunda, günlerden bir gün birileri gider şii kıyafetleri giyer ve sunni ibadethanesini bombalar. belki de bunu youtube' da yayınlar. medya iş başındadır çoktan. hemen hüküm verir. "şii bir grup, sunnilere karşı taviz vermediklerini gösterdiler. olayda ölen sunni sayısı artıyor" herkes, aslında hiç olmayan ve durduk yere çıkan bu olayı aylardır bekliyormuşcasına konuşur, yazar ve yargıda bulunur. aslında olan biten tek şey sadece yönlendirmedir. ve artık şii sunni çatışmaları için her iki tarafa da ciddi sebepler verilmiştir. ortalık kaosa sürüklenirken silah satışında patlama yaşanmıştır. tüm dünya artık buraya odaklanmış ve büyük emperyalistlerin oraya demokrasi getirmesi için kamuoyunu çoktan vermiştir.

    işte buna beyin yıkama derler!
    kendinize güvenmeyin o kadar.

    saygılarımla,