1. bilimsel çalışma yaparken etik-ahlak kurallarına uyulmasını ifade eder. bilimsel etiği ihlal etmenin bir çok yolu bulunmaktadır; uydurma, çarpıtma, aşırma, duplikasyon, dilimleme, destekleri belirtmeme, yazar adlarında değişiklik yapma vb. tüm bunların arasında aşırma yani intihal önemli bir yer tutar. bunun dışında başka etik dışı davranışlar da vardır. misal öğrencilere, asistanlara ödev verip bunları bilimsel çalışma olarak yayınlamak da etik dışı bir davranıştır. makaleye hiç bir katkısı olmadığı halde, bölüm başkanının isminin yayında en başa yazılması da sıkça yapılan bir etik dışı davranıştır. türkiye'de çokca başvurulan bir diğer yöntem ise malezya, endonezya veya afrikada bir ülkede bilimsel dergiler kurdurup kendi makalelerini yayınlatmaktır. bu yöntem artık ayyuka çıkmıştır, bütün yönetimi editör'leri türklerden oluşan bilimsel dergiler vardır bazı ülkelerde. türkiye'de bilim etiğinin yerlerde olmasına gelince tabii ki bunun kültür ve toplumsal yapıyla direk bir bağlantısı var. ama bunun dışındaki en büyük faktör ise bilimsel camia'da yükselmenin tek şartının yayın sayısı olmasıdır. normal şartlarda yapılan yayından ziyade yayının kalitesi önemlidir ama ülkemizde kaliteye bakılmaksızın belirli yayın sayısıyla yeterli puanı toplayan insanlara doçent, profesörlük ünvanları dağıtılmaktadır. yeterlilik sınavları da vardır elbet ama durum öyle vahimdir ki, bazı durumlarda yeterlilik sınavına gelen hoca sınava giren kişi kadar konuya hakim olamayabiliyor. bu kişinin sınava giren kişiyi değerlendirmesi ne kadar doğru olur burası tartışılır. bu tip akademisyenler de kalitesiz yayınlarla puanı toplamış ve büyük ihtimal yine bu tarz sınavlarda yetersiz insanlar tarafından değerlendirilmiştir