1. leon festinger, kişinin bilişleri arasında uyumu yakalama arzusunda olduğunu kabul eder. biliş, kişinin davranışları, varlığı ve çevresiyle ilgili fikirlerini, tutumlarını ve bilgilerini kapsamaktadır. bilişsel uyumsuzluk teorisinde de birbiriyle uyumsuz bilişlere sahip olduğumuzda psikolojik bir gerilimin ortaya çıkacağını, kişinin motivasyonunun da bu gerilimi azaltma yönünde olduğunu söyler.

    diğer tutum değişim kuramlarına kıyasla, festinger halihazırda sergilenmiş bir davranış ile bir tutum arasındaki çelişkiyi ön plana çıkarmaktadır.

    festinger ve carlsmith'in 1959'da yaptığı, sıkıcı bir deneyin eğlenceli olduğuyla ilgili yalan söylemeleri için katılımcıların yarısına 20 dolar diğer yarısına ise 1 dolar verilen, söylenen yalanların ardından katılımcılarla tekrar konuşulduğunda yalan söylemek için yalnızca 1 dolar alan katılımcıların kendilerini de bu sıkıcı deneyin eğlenceli olduğuna inandırmak konusunda 20 dolar alan katılımcılardan anlamlı şekilde başarılı(!) olduğu görülen deneyin kısa bir bölümü şuradan izlenebilir.

    (bkz: cognitive dissonance theory)
  2. (bkz: bilişsel çelişki) ya da (bkz: bilişsel ahenksizlik) şeklinde de telafuz edilir. ingilizcesi olan cognitive dissonance birebir bilişsel ahenksizik demektir ve müzikteki anlamıyla temponun, notalar arasındaki uyumun bir anda bozulmasına benzetilmiştir.

    verilen örneklerden bazıları; at yarışı oynayanların tahmini olasılığı kuponu aldıktan sonra artırmaları ya da ufo tarikatının dünyanın sonu gelecek dedikleri tarihten sonra bile dağılmamalarıdır.

    ek bilgi: sosyal psikoloji sevenler ve bu konuda daha çok örnek duymak isteyenler açık radyo'da yayınlanan açık bilinç programını dinleyebilirler. podcastlerin 5 ağustos 3 eylül 2013 arasındaki 3 bölümü bilişsel ahenksizlik hakkında. bu yorum da oradan esinlenme.