• okudum
    • okuyorum
    • okumak istiyorum
  • youreads puanı (9.67)
bir delinin anı defteri - nikolay vasilyeviç gogol
komedi, fantezi ve sosyal eleştiri unsurları taşıyan hikayelerden oluşan bu kitaba adını veren hikayede düşük dereceli bir memurun sevdiği kadının ilgisini elde etmeye çabalarken yaşadığı ruhsal çöküş anlatılmaktadır. baskıcı bir hükümdar olan i. nicholas yıllarında geçen hikaye, o dönemin bürokratik aşırılıklarını hicveder. kitaptaki diğer hikayeler; neva bulvarı, burun, portre, palto, fayton.
  1. bir delinin anı defteri hikayesi hariç bütün hikayeler üçüncü kişi tarafından anlatılıyor ve içerdiği gözlemler, o dönemin büroksasisine yapılan göndermeler ve ince taşlamalar oldukça başarılı bence. zaten her hikayede ya baş kahraman ya da yan karakterlerden biri memur. gogol memuriyete kafayı takmış dedim okurken. hiçbir şekilde sıkıcı bir kitap değil. her hikaye kendi içinde akıcı ve güzel. okumanızı tavsiye ederim. kitapta altını çizdiğim birkaç cümle:

    "bir üçkağıtçığının yüzüne ilahi bir ifade ya da bir ozanın eline muhasebe defteri nasıl yakışmazsa öyle bir uyumsuzlukla sırıtıyordu bu gülümseme de onun yüzünde."

    "her şeyden azar azar anlayan akıldanelerden korkmalı insan. herkes kendi işini yapsın, yeter. benim gözümde bilmediğini açıkça söyleyen insan, bilmediğini biliyormuş gibi görünen ve her şeyi ağzına yüzüne bulaştıran ikiyüzlüden daha değerlidir."

    "ah, şu kadın denen sinsi, hilekar yaratık! şimdi anlayabiliyorum kadınların içyüzünü... bugüne dek kadınların kime aşık olduğunu kimseler bilmiyordu. bunu ilk anlayan ben oldum. kadın, şeytana aşıktır. kesinlikle şaka falan etmiyorum. fizikçiler saçmalar dururlar: kadın şöyle şöyle bir varlıktır, falan diye... oysa tek şeytanı sever kadın."
  2. dönemin rusyasini keskin ve alegorik bir dille eleştiren gogolun yazmanın sinirlarini zorladığı eseri.
  3. bir delinin hatıra defteri hikayesini çok beğendim. bir insanın yavaş yavaş nasıl delirdiğini birinci ağızdan okumak etkileyiciydi.
    bu hikayede gerçeğin dışına çıktığı her kelimede zaten bir delinin delirmesi anlatılıyor diye kabul ediyoruz. ancak diğer hikayelerisinir bozucu zorlama ve gereksiz buldum.
    aslında burun hikayesini okuduğuma pişman bile oldum.

    rus edebiyatına çok uzağım. soğuk ve abartı buluyorum. bir daha anladım ki ben bu işten anlamıyorum.
  4. bir sınav illetine bulaştığım için bir türlü okuyamadığım kitap. halbuki ne de istiyorum okumayı. haziran sonrası hemen okuyacağım.
  5. kitap içinde ek kısımda yer alan 'palto' hikayesinden oldukça etkilendiğim eser. dönemin rusyasını ve genel anlamda yoksul insanların uğruna çalışıp elde ettiği güzelliklerin yine kendini onlardan daha güçlü sanan insanlar tarafından ellerinden alınması ve aslında insanı hayata bağlayan ve ona yaşama sevinci katan şeyleri kaybettikten sonra yaşadıkları duygusal çöküşün ve ardından gelen anlamsızlığın onları sürükledikleri kötü sonun çok güzel bir örneği teşekkürler gogol..
  6. çokça şey yazılabilir, çokça şey söylenebilir her kitap hakkında ama bu biraz farklı. günlük kısmında bir insanın nasıl günden güne delirdiğini görmek insanın kendisine bile acımasını sağlar ya neyse... palto hikayesi herkesi olduğu gibi beni de hüzünlendirmiştir.