1. sürekli ölüme tanık olan biriyim. günüm ölümlerin arkasında ki sebepleri, sırları bulmakla geçiyor. bana sürekli soruyorlar. "öldü sanılıp hiç canlanan oldumu?" malesef olmadı. ama olsun diye o kadar isterdim ki. neyse konuya geçeyim.

    bize gelen vakalar zaten belli. ama otopsi masasında yatan her vakaya baktığımda acaba (bkz: magnus testi) yapsam mı? ya da elektrokardiyogram çektirsekmi diye ütopik düşünceler de buluyorum kendimi.

    bir ölünün bile belki ölmemiştir diye canlanmasını istiyorum bazen. bazen pedofilik sapıklara, ya da tecavüzcülere, ölsünler falan diyorum ama. bir insanın ölmesini dilemek, istemek o insanı öldürmek gibidir.

    bir insan, başka bir insanın ölmesini neden ister? bu nasıl bir sadistsliktir? hadi sapık olur, katil olur sinirinden ölsün dersin ama, beddua olarak olarak birinin ölmesini istemek insanlık değildir. o canı senmi verdin? o ölünce sen nasıl bir mutluluk duyacaksın?

    hepimiz potansiyel katiliz. hepimiz bir şekilde katil olabiliriz ama bu düşüncedeki insanlara dikkat edilmeli, farkında olmadan vahşi duygularını bilinçaltlarına işliyorlar.

    edit: vaka yakınlarının her gün tekrarladıkları ritüelleri olan "keşke sizde ölseniz" cümlesini duyunca yazasım geldi.
  2. ne kadar kabul etmek istemese de bence her insanın içinde o "vahşi duygular" var, bazılarımız bunu en derinlere gömebiliyorken bazılarımız içinse bu duygular nispeten daha su yüzeyinde seyrediyor da olabilir. içini açıp bakamayacağımıza göre sanırım bireyleri eylemleri üzerinden değerlendirmek gerek.

    birinin ölmesini istemek sadistlik midir? sanmıyorum. yok olmasını isteyecek kadar derin bir nedeni var belli ki ve bunu o kişi var oldukça çözemiyor ya da aşamıyor, hepsi bu. bu sadistçe bir istekten daha çok çözümsüzlüğün bir ifadesi. öfkeyle, daha çok anlık istek olarak beliriyorsa hele, bunu hayatında hiç düşünmemiş insan bulmak zordur bence. ama tabi bir insanın ölmesini sürekli hayal ediyor, rüyalarını bununla süslüyorsa ortada psikolojik bir sorun olabilir, ikisini ayrı tutmak gerek.

    öte yandan ben birinin ölmesini istemeyi o kişiyi hayatından çıkarmak istemenin en kaba ifadesi olarak algılarken asıl sorunlu olan duygunun birinin dayanılmaz acılar çekmesini istemek olduğunu düşünüyorum. malum bir paşa öldüğünde "keşke ölmeseydi de sürünseydi" diyen insanlardan olamadım mesela, ama ölsün istemiştim. sonuçta ölüm dediğimiz ne ki? sen varken ölüm yok, ölüm varken sen yoksun artık.

    ek: çok hasta, çok acı çeken bir insanın artık ölmesini isteyenleri de gördüm, bunu da ekleyince kesin olarak "çözümsüzlüğün ifadesi" olarak okuyorum. oldukça insani...
    mesut
  3. işte o insan insanın kendisi olunca durumlar baya bi farklılaşabilir. aynı derece vahşi sayılabilir mi?
    edit: şu sıralar youreads eş zamanlı kitap okumaları listesindeki çürümenin kitabını okumaktayım. orada şöyle diyor özgür olmanın tek yolu kendini aç bırakarak öldürmektir. mesela bu da bir vahşet mi sayılır.
    abi
  4. bir insanın yok olmasını isteyebilirsiniz; gözünüzün önünden yok olmasını, hayatınızdan yok olmasını...
    silinmesini isteyebilirsiniz... ama ölümünü istemek ayrı bir şey. biz kimiz ki bunu isteyelim-bekleyelim diye düşünüyorum...

    içimizdeki şeytanda sabahattin ali şöyle der:
    "iyilik, kimseye kötülüğü dokunmamak değil, kötülük yapacak cevheri içinde taşımamak demektir."

    burdan yola çıkarak; birinin ölümünü istemek, birini öldürme suçunun en alt basamaklarından biri olarak kabul edilebilir.

    ayrı bir nokta var ki bu söylediklerime tamamen ters düşüyor.
    ölümcül bir hastalığa yakalanmış, son evrelerine yaklaşmış ve çok fazla acı çeken birinin "artık ölmesini" isteyebilirsiniz. /isteyebiliriz / ve kendi de isteyebilir.
    bu tamamen farklı. asıl düşünce gitmesi-yok olması- silinmesi-ölmesi değil; "artık acı çekmemesi"
    aynı şekilde bitkisel hayattaki biri için de kalbinin kendiliğinden durmasını dileyebilirsiniz...
    dediğim gibi ikisi çok farklı açılar....

    ne olursa olsun kimse ikisini de yaşayacak duruma gelmesindir dileğim...

    -
    notum: sabahattin ali alıntısını; abi 'nin (#5684) numaralı iletisinden aldım. teşekkürler *