1. bir yusuf masalı ismet özel'in sadece iyi bir şair değil ayrıca iyi bir şiir okuyucusu olduğunu da gösteren video. yukarıda bir bâbı verilen şiirin tamamıdır.
  2. şivekar buldu
    kendi arayışında bir karşılık bulunduğunu
    ya yusuf?
    peki hüsnü yusuf bulunmak istiyor muydu?
    harikulade bir bahçede
    cinlerin arasında geçmişti günleri
    öğrenmişti cinlerden yüzlerce hüner
    insanlar arasında kalsaydı eğer
    hükmetmek ve itaat etmekten başka bir alanda
    yusuf'a rahat vermezdi onlar.
    gülünç özlemleri insanların
    sinir bozucu tedirginlikle
    ve derinlik karşısında gösterdikleri
    şiddetli ve tamamen mankafa tepki
    bütün bunlar hüsnü yusuf için
    bezgin bir hayat demekti.

    kalkıp, çıkıp, uzaklaşıp
    insanların dünyasından
    yusuf'un mahremiyetine kadar uzanan
    bu pejmürde kız da neyin nesi?
    önce halinden hiçbir şey söylemedi
    bıraktı
    konuşsun şivekar.
    aman allahım!
    şivekar konuştukça
    yusuf'un her yanına
    oklar saplandı sanki.
    dertli gönül neymiş
    gönüle dert neden düşermiş
    nasıl olurmuş göze almak
    gözlerden ötesini
    yağmadan, çapuldan, hazıra konmaktan uzak
    akları, karaları, bütün renkleri esirgeyip
    esirgenmeyi hak etmek
    ve dönenmek evrende arındırıcı
    itimada şayan bir rüzgar gibi.
    hayret ki cinler bu kızı kaçırmamış
    bu fevkalede gönlüyle.

    şivekar'ı dinledikten sonra yusuf
    ancak anlayabildi kendi başına neler geldiğini.
    sonra açarken uzun uzun halini kıza
    sanki ona bir şeyler iade etti.

    bir yusuf, bir şivekar
    anlamı yoktu artık hayatlarının
    çabuk anladılar ki armağanmış yaşadıkları
    verilmeyi beklemişler birbirlerine.
    iki insan diyelim isterseniz artık onlara
    bizler de baş vuralım
    tarihin ve tabiatın
    güç yetiremediği
    o ifadeye.

    iki insan bir araya gelince
    iki taşın beraberliği gibi olmaz
    diyelim iki salkım
    bir çift kuş, yılanlar, kurbağalar, göçmen sürüler
    yarasa aşiretleri, birbirine açılan tanrısız mağaralar
    yabancılık
    yalıtkanlık üretirler ha bire.

    insan soyu
    iletkenliğiyle ünlüdür öteki türler arasında
    iki insan
    başka hiç bir yaratıkta olmayan
    geçirgen bağın başlatıcısıdır
    anneler babalar
    oğullar, kızlar hısımlar
    komşular, hemşehriler, yurttaşlar
    hangileri arasından seçilirse seçilsin
    iki insan bir araya gelince
    o geçirgen bağa bir ilmik atar
    bazen fiyonk olur
    bazen her şey düğümlenir
    yine de sonuna kadar
    bu bağın götürdüğü
    yere kadar gitmez
    insanlar
    dostluğa, kandaşlığa, aşka evet
    evet; ama nereye kadar?

    bunun bir son kertesi vardır
    binlerce yıl iki insandan çok azı
    son kerteyi birlikte tanımıştır
    sura üfürülürken, çan çalınırken, ölü gömülürken
    iki insan tahsil eder zamanı
    en doğrusu son kertede iki insan
    vakitsiz okunmuş bir ezandır
    yusuf ile şivekar
    vakitsiz okundular
    çünkü zaman
    iki insan
    ya da
    hiç.

    gün batımı yaklaşıyor
    birazdan bahçeye gelecek cinler
    her sabah gün ışıdığı zaman
    üç cin
    gökleren, sarlanan ve kızguran
    iri kuşlar şekline girip havalanırlar
    sormaya gelmez gün boyu ne yaptıkları
    ama onlar görecek olursa
    yusuf'un yanında bir insanı
    hiddetleri neye mal olur
    bunu yusuf biliyor

    güneş battı batacak derken
    yusuf gönlünün sıcaklığıyla buram buram
    tütsülenen eşine bir sevecen tokat indiriyor
    bir elma haline geliyor şivekar
    hani bir zamanlar bir kuru
    ekmeğimiz vardı ya
    onun gibi bir kenara koyuyor.

    cinler geniş kanatlarıyla alaca gökten süzülüp
    toprağa silkinerek konduklarında
    insan şekline giriyorlar
    bir
    iki
    üç
    "burada bir insan kokusu var"
    "insan kokusu buralar"
    "insan var"
    cinlerle yıllarca beraberliğin verdiği pişkinlikle
    hatta biraz azarlar gibi cevap veriyor yusuf
    "bu bahçede benden gayri insan ne arar"
    "kokusuysa sizin dişleriniz arasından geliyordur"
    "kaç insan parçaladınız acaba ?"

    cinleri kandırmak o kadar kolay değil

    "nedir yusuf" diyorlar
    "sen eskiden hiç kendinden"
    "insan diye bahsetmezdin ?"

    o gece böyle geçer
    ertesi gün yusuf ile şivekar
    yine birbirlerine kalır
    çevre olurlar birbirlerine
    gün batar
    elma olur şivekar.
    birkaç hafta, sonra ay
    aylar çoğalır
    şivekar gebe kalır
    elmayı cin gözünden saklamanın imkanı yoktur artık.