• izledim
    • izlemek istiyorum
  • youreads puanı (8.43)
bir zamanlar anadolu'da - nuri bilge ceylan
kasabalarda hayat, bozkırın ortasında sürdürülen yolculuklara benzer. her tepenin ardında "yeni ve farklı bir şey" çıkacakmış duygusu, ama her zaman birbirine benzeyen, incelen, kıvrılan, kaybolan veya uzayan tekdüze yollar...
  1. nuri bilge ceylan'ın 64. cannes film festivali'nde jüri büyük ödülünü kazanan harikulade filmi.

    izledikten sonra filmin hikayesinin ercan kesal'a ait olduğunu duydum. hikayenin büyük bölümünde pay sahibi olduğunu biliyorum fakat tamamının ona ait olduğu ne kadar doğru bilmiyorum. hatta bir başka rivayete göre hikaye ercan kesal'ın doktorluk yaptığı zamandan ilhamla oluşturulmuş.

    son derece ağır ilerleyen bir film ama şahsen beni hiç sıkmadı. aksine tıpkı (bkz: kış uykusu) nda olduğu gibi bir sonraki sahneyi hep merak etmemi sağladı. filmdeki bütün karakterlerin derinlemesine düşünülüp öyle yaratıldığı kanısındayım. iç anadolu bozkırının ve insanlarının çok ama çok başarılı bir şekilde işlendiğini de söyleyebilirim.

    film günahım kadar sevmediğim yılmaz erdoğan'ın sanatçı kişiliğine duyduğum saygının artmasına neden oldu diyebilirim.
    öte yandan savcı nusret karakteri değil türk sinemasında dünya sinemasında bile eşine zor rastlanır bir karakterdir bana göre.

    top gibi ağaç repliği beni her daim gülümsetmiştir.

    !---- spoiler ----!

    filmi iki kere izledim. fakat doktorun, diri diri gömülme muhabbetinin üzerini neden kapatmak istediğine dair çeşitli teoriler üretmeme rağmen bir türlü kesin kanaat getiremedim hala da getiremiyorum.

    muhtarın evindeki ayranı yok içmeye... konuşması ve arap ali'nin bagajdaki cesedin yanına kavunları koyması filmdeki favori sahnelerimdir.
    !---- spoiler ----!

    geç gelen 10 ağustos 2015 editi: filmin ve filmin yönetmeninin ismini, 65. berlin film festivali'nde altın ayı ödülü'nü kazanan taxi (taksi tahran) filminde bir konuşma esnasında duyarız. bu şahsen beni mutlu eden bir olaydır. jafar panahi'ye sevgi ve saygıyla.
  2. akşamüzeri çekilen bir sahne vardı, arabanın sarı farları aydınlatıyor ortalığı, bunlar ceset arıyor, savcıyla doktor içli içli sohbet ediyorlar falan... işte o sahnede rüzgarın kavak ağacın yapraklarını hışırdatarak çıkardığı ses o kadar gerçekçiydi ki o kavak ağaçlarını yamacımda hissetmiştim.
    dude
  3. !---- spoiler ----!

    sadece yoğurt muhabbeti için bile izlenebilecek bir filmdir.

    !---- spoiler ----!
    gizeh
  4. nuri bilge ceylan'ın en iyi filmidir.kamera arkasını izlerseniz nbc sinemasını daha iyi anlarsınız.oyuncu yönetimi,detaylara verilen inanılmaz önem,oyuncuları tekrar tekrar zorlayıp bütün ezberlerini bozması izlemeye değerdir.cannes film festivalinde jüri büyük ödülünü başka filmle beraber almıştır.birde ödül konuşmasını yaparken jude law'ın nuri bilge ceylan'a o kadar büyük bir hayranlıkla bakışı var ki gerçekten çok ilginç. cannes jüri büyük ödül
  5. !---- spoiler ----!

    filmde bütün karakterler iyiydi ve gerçekçiydi. kazma kürek bile cok hayatın içindeydi, en vasıfsız kişiler ve en vasıflı kişiler meslekleriyle anılır. ortada kalanlar isimleriyle, çünkü yaptıkları iş isimlerinin önüne geçmemiştir. kazmayla kürek de bu tarz bir detaydi bana göre.

    muhtarın kızı cay dağıtırken oradaki herkes her türlü kimlikten arınmış saf erkektiler. savcı, doktor, komser, polis, katil sıfatları güzellik ve saflık karşısında mağlup oldular.

    savcı karakteri çok gercekciydi. karısının kendisine kestiği cezayı inanmak istemeyerek reddetse de her saniye evine gidip başını yastığa koyduğunda ne olacağını düşünüp durdum. doktor en az bilinendi, hikaye anlaticisi denilebilir bence ona. zaten de hikayenin sahibi o sanırım.

    son sahnede diri diri gömülmeyi reddetmesi bana göre oyle birşey olmadı demesinde gizli. öyle bir olay yaşamış, bir caniyle geceyi geçirmiş hatta ona sigara ikram etmiş olmak istemedi. ona fazla geldi bu, savcıya benzer bir tavırdı.

    konuşacak cok şey var bence her sahne her karakter uzatılabilir. kısacası bu ülkede nuri bilgeden başkası film çekmesin diye düşündüm. bütün sermayemizi yatirabiliriz kendisine ziyan olmaz.

    ha sıralamada kış uykusunu daha öne alırım ama onu da diyim.

    !---- spoiler ----!
    abi
  6. kırıkkale keskin ilçesine bağlı köylerde çekilmiştir. yılmaz erdoğan, ahmet mümtaz taylan ve ercan kesal oyunculuklarıyla estirmiştir.
  7. kesit filmi yol filmi. izleyicisi az. çoğunluğun sıkıcı bulacağı sanat filmi. ağır tempolu ama güzel sahneleri ile insanı düşündüren film.
    yönetmenin dikkatini beğenirsiniz. mum ışığında iyi kötü ve çirkinin bir tablosunu çizer size. o sahne gerçekten dikkate değerdir.
  8. nuri bilge hep eleştirilirdi senaryolarında diyalog çok az diye. bu film tüm bu eleştirilere tokat gibi bir cevaptır. özellikle o köy muhtarının olduğu sahne diyalog nasıl yazılır? nasıl sırıtmaz? sorularının cevabını verir. bir diğer sevdiğim şey ise özel bir sinematografik öge olan elma sahnesi.