• youreads puanı (8.33)
  1. az önce bir dizide denk gelip hayran oldum şarkıya. ismini böyle görsem kesin ön yargılı olup dinlemezdim ben bunu. tam da popüler kültüre meze olacağı sırada yakaladığım için üzgünüm. insanın içini yumuşak yumuşak delip geçiyor öyle bir ses öyle bir melodi.

    sözleri de böyle;

    artık bana bakma,
    koynuma da girme,
    uzak ol,
    mazi ol.
    gönlümden vazgeç,
    kalbimi bırak,
    bakma, dönme,
    bırak beni böyle.
    rujumun rengi çalma,
    kalsın benim dudaklarımda.
    karşımdaki koltuk boş kalsın,
    şarkımız bir bana çalsın.
    merak etme, ben düşmem.
    bakma, dönme, bırak beni,
    böyle...
  2. her insan bir müzik aleti belki... yaşanmışlıklarına göre perdeleri artıyor, tel sayısı değişiyor, tonu değişiyor, tarzı değişiyor... her nota ayrı bir duyguya, ayrı bir yaşanmışlığa karşılık geliyor... ve bazen öyle bir şarkı geliyor ki tammm notasını bulup tammm o notanın yerine basıyor. işte öyle bir şarkı bu şarkıda... ilk notasından, sözlerine, akışına hepsi en tiz noktanızdan en bass noktanıza kadar kalbinizin her teline dokunuyor...

    belkide bu şarkıyı dinleyebilmek için omzunuzdakilerin hafiflemesi gerekiyordur, belkide koltukta yorgun otururken çok uzak geçmiştedir bu şarkının canlandırdıkları, belkide o hiç iyileşmez sandığınız yaranızla yaşamaya alışmışsınızdırda yara mı, kabuk mu artık fark etmiyordur. işte böyle bir şarkı gelipte bi dokununca hissedersiniz oradan yaralandığınızı...

    artık bana bakma,
    koluma da girme,
    uzak ol,
    mazi ol,
    gönlümden vazgeç,
    kalbimi bırak,
    bakma dönme,
    bırak beni böyle.
    rujumun rengi çalma,
    kalsın benim dudaklarımda.
    karşımdaki koltuk boş kalsın,
    şarkımız bir bana çalsın.
    merak etme ben düşmem,
    bakma dönme,
    bırak beni böyle.
  3. kırık Türkçe konuşanların hastasıyım*

    şarkının orijinal hali hierdeen adem, müzik karsu dönmez, flamanca sözler şair huub oosterhuis'inmiş. tek kelime anlamadım, "burada nefes al" diyor-muş.

    mutlu günler için "hierheen adem", kalan zamanlarda "rujumun rengini çalma"*

    şu da ek olsun, stüdyo kaydından daha keyifli.
    mesut