1. çok yanlış anlaşılmış bir haktır. özünde ceberrut devlete karşı çıkma hakkıdır. özel mülkiyetini ya da kendini koruma amacından önce felsefi olarak altında devlete karşı isyan etme hakkı vardır (bkz: john locke) . keza devletin en önemli özelliği "monopoly on violence" dediğimiz nanedir (bkz: max weber) . bundan mütevellit şiddet üzerinde monopoli kurmuş devasa bir organizasyon ağzına sıçıyorsa halkın isyan etme hakkı vardır. başka bir deyişle sosyal anlaşmayı (bkz: social contract) bozma hakkı vardır. silah bunun içindir, yani bi nevi ayağını denk al demektir. ama insanlar bu düşüncenin altında yatan felsefeyi anlamayıp "özel mülküme girdin" diyerek insan öldürme hakkına indirgemektedir. daha da manyakları silahı oyuncak olarak görüp her durumda eline almayı bir güç olarak görür ya da işte okul basıp çocukları öldürür falan.
  2. abd' de farklı, diğer ülkelerde farklıdır. abd' nin insanlara anayasasında verdiği en önemli ve değişmez haklarından birisi bireysel silahlanma. ilginç bir şekilde aradan 200 yıl geçmesine rağmen, vahşi batı felsefesi abd' de aynı kalmış. bazı eyaletlerinde çocuk yaştakiler silah alabiliyor. tabi doğal olarak, eline silah geçen insan sakin bir yapıda da olsa güç, güven duygusu yüzünden tam bir adanalı' ya dönüşüyor. her eline silah alan kendini kabadayı zannediyor.

    diğer ülkelerde ise genelde silahlanma çok kısıtlı. tabi türkiye de abd' nin ortadoğudaki kuzeni olduğundan, burada silahlanma fazla. yanılmıyorsam özal zamanında yasalar tam abd' deki gibi yapılmış, herkes silah sahibi olmuş. sonra yasalar sıkı hale getirilince tam bir curcuna oluşmuş. şu an silah almak pek zor değil fakat, türkiye' deki asıl sıkıntı ruhsatsız silahlar. sadece ruhsatlı silahlanmayı düşünürsek burası çok güvenli bir ülke olurdu ancak o kadar fazla ruhsatsız silah var ki abd ile yarışabiliriz silahlanmada.

    kişisel düşüncem silahlanma sert bir şekilde kısıtlanmalıdır. fakat yasaların, adaletin olmadığı bir ülkede, her türlü pisliği yaşıyoruz. bu yüzden insanlar da kendi kafalarına göre silahlarıyla adalet getirmeye çalışıyorlar. sonucunda da mağdur taraf suçluyu silahıyla öldürüyor, kendisi de cezaevine giriyor. sadece hayatlar kararıyor.
  3. abd halkının alışkanlığı neticesinde anayasaya girmiş ama yaşam koşulları değişse bile "dünya eskisi gibi değil, şuna bir düzenleme getirsek mi artık?" diye düşünenin pek çıkmadığı bir hak.

    aslında abd halkının silah edinme alışkanlığı koloni dönemine kadar uzanır. malum daha ortada devlet yok, sadece koloniler var. askerler bir yere kadar insanları koruyabiliyor. böyle olunca da herkesin belinde bir silah oluyor. çünkü her taraf orman, kızılderili, eşkiya kaynıyor. zaten doğru düzgün şehirleşme de olmadığı için mecburen herkes bir şekilde silah edinmeye çalışıyor.

    herkes de bu devran böyle devam edecek zannediyor ama zaman içinde abd kuruluyor, şehirleşme başlıyor. silaha pek gerek olmasa bile insanlar yine de kendilerini güvende hissedemiyor. çünkü bu sefer insan insana düşman oluyor. bu sebeple yine abd halkının çoğunluğu silahlanma yoluna gidiyor.

    aslında sakat olsa bile silah sahibi olmak bir kültür olmuş orada. bu saatten sonra pek değişeceğini zannetmiyorum bu durumun.

    türkiye'de ise çok değişik olaylar yaşanabilir böyle bir hak tanınırsa insanlara. şu anki sınırlı silahlanmada bile çeşit çeşit olay yaşanıyor. silahlanmasan bu sefer silahlı adamlar sana sıkıntı çıkarıyor silahı olduğu için. yukarı tükürsen sakal, aşağı tükürsen bıyık durumu tamamen.