• okudum
    • okuyorum
    • okumak istiyorum
  • youreads puanı (7.75)
biz burada devrim yapıyoruz sinyorita - ece temelkuran
"insanlar yeterince haksızlığa uğradığında, yeterince dövüldüğünde çocuklar, insanlığa saldırırlar. acı, adaletsizlik ve vicdansızlıkla yeterince hırpalandığında, kendi kendini imha eden bir organizmadır insanlık."

bu kitap ece temelkuran’ın venezüella’da gördüklerini, yaşadıklarını, tanık olduklarını anlattığı bir kitap değil, turistik bir venezüella güzellemesi hiç değil...

bu kitap, yeterince haksızlığa uğradığında, yeterince dövüldüğünde dönüp insanlığa saldıranların, bu kez insanlığa uğramanın ve dövülmenin önüne geçmeyi denemesinin öyküsüdür. bu kitap, latin amerika’da yaşanan bir devrim deneyiminin sorgulanışı, tüm dünyada güçlenmeye başlayan antikapitalist oluşumun izinin sürülmesidir. yüzyılın ilk devriminin notları...

biz burada devrim yapıyoruz sinyorita yapılmakta olan bir devrime dair gözlemler... mutlak doğruların yerini, sorulan soruların ve aranan yanıtların aldığı bir devrimin günlüğü... bundan böyle dünyayı büyük sözlerin değil küçük insanların değiştireceğine dair bir işaret…

(kitabın arka kapağından)
  1. televizyonlardan bambaşka şekillerde haber aldığımız bir devrimin; dününü, bu gününü, gelecek için planlarını anlatıyor adım adım...

    varoşlardaki insanların bir devrimi nasıl sırtladıklarını, kurulan bu yeni düzenin bozulması ile ilgili korkularını...

    orta ve üst sınıf zenginlerin; başkent caracas'ta ki tüm kuşların ölmesi pahasına, varoşlarla aralarına neden elektrikli teller çektiklerini ve onların korkularını da...

    karşılıklı bu kadar gerilim ve korkunun arasında; bir ülkenin özellikle gıda konusunda dışa bağımlı bir ülkenin, nasıl tekrar kendi ayakları üzerinde durmaya başladığını da anlatıyor aynı zamanda...

    ve bunu yaparken siyaset diliyle boğarak değil de, günlük konuşma diliyle, okuyan herkesin rahatlıkla anlayabileceği şekilde yazılmış olması gözümdeki en büyük artılardan biri...


    kısacası görünenin ardında yatanları taşıyor bizlere... "devrimin selamı var bize" diyerekten...
  2. sistemin varolması için sistem karşıtı görünümlü kişiler üretilir. ece temelkuran'da bunlardan birisidir.
  3. bana simon bolivarın kim olduğunu öğretmiş kitap.

    zincirin en tepesindeki medya patronlarının dünyanın haber trafiğini istedikleri gibi tasarlamaları sonucu güney amerika kıtasından çok az haber alabildiğimizi; televizyonlarda, gazetelerde gördüğümüz kısıtlı sayıdaki haberinde gerçekten önemli olaylardan ziyade 3. sayfa haberi tarzında şeyler olduğunu okumuştum bir yerlerde. bu kitap her satırında bana bunu hatırlattı. ece temelkuran sürekli olarak venezüella haklının anlatılmak istediğinden bahsediyor ve bizlere yüzyılın ilk devrimini yapan halktan selam getiriyor.

    kitabı bitirdikten sonra, daha önce ismi dışında hakkında çok az şey duyduğum hugo chavezin o kadar da masum olmadığını düşünüyor olmam, kitabın olabildiğince tarafsız kaleme alındığını gösteriyor bence. çünkü insan ağır sosyalist yazardan bir başkan chavez güzellemesi bekliyor ister istemez.

    2006 yılındaki venezüellanın durumu o zamanların türkiyesiyle çok benzeşiyor bence. eğitimsiz bir çoğunluk ezici oy üstünlüğü ile ülke yönetimini ele geçirerek istediğini, muhalefeti hiçe sayarak yapıyor. fark chavezin gerçekten kendine oy veren ezici çoğunluk için çalışıyor olması. bu gerçek muhalefette kalan insanları yok saymaya değer mi? benim cevaplayabileceğim veya kitabın değindiği bir soru değil. ama görünen o ki dünyanın her yerinde çoğunluk her zaman haklı.

    öte yandan tam olarak kitabın önsözünde yazarın söylediği gibi "onlar nasıl yapmış?" ı değilde, "biz nasıl yapabiliriz?"i düşünüyorsunuz kitabı bitirince. kitaptaki bir kişinin eski köy ensititüsü öğretmenlerine benzetilmesi ya da venezüella devrim misyonlarından birinin "su kullananın, toprak işleyenin" sloganıyla özdeşleştirilmesi itiyor sizi buna.

    devrim heyecanını tüm güzelliği ve adilliği ile hatırlatıyor, tüm gerçekliği ve zorluğu için sorgulatıyor.
    gaz
  4. çok uzun zaman önce okuduğum kitap. aklımda sadece kuşların ekektrikli teller nedeniyle nasıl öldüğü, karakas'da kuş sayısının azaldığı kalmış. kim bilir kime verdim kitabı.. geri gelmedi tabii..