1. bize çok acıyorlar burada
    öyle açıktayız ki yaramız bile
    başkasında sarılıyor, nafile saklanıyoruz
    düşkünlerin bizde bulduğu teselliye,
    nereye gitsek şehir, kime gitsek
    bir uzaklık kalıyor kendimize

    iplerini bir çözsen boşluğumuza
    bak nasıl sınırlarımız karışır gibi
    değişir gibi kokularımız kim elma
    kim ağır hasta ve kim aklının
    bir kıyısından bir kıyısına
    ve sarsıla sarsıla kendi kayığında

    sonra aklım, tam ortadan ikiye
    bir elma: bahçeleri karşı karşıya
    birinde sen diğerinde yumuşak
    ey aklım, elma desem de çıkma!
    ey üzerinde güneşleri barıştıran çıplaklık
    benim böyle yarım ve kokusundan uzak
    kaldığım aklım senin bahçelerinde

    sen olmalıymışım ben, daha çok
    olmak için, ödemek için borcunu
    geleceğe, iplerimi çöz, açılsın yelkeni
    aklımın, rüzgar var içimde, iplerimi çöz,
    ne kadar çok açılsak birbirimizden
    o kadar bağlanırız, iplerimi çöz!

    senin kayığın daha gider gelir
    yükü ne eski şarap ne kara zeytin
    ne yalandaki lezzeti kıskanan incir
    bahçemize hayalden düştüğü için
    ağır elma kayığına yük olur

    bizi karşıya geçir, söz dolu
    kayığını çağırdın geldik, haz dolu
    bahçeni dağıttın geldik, göç dolu
    dilini aldattın geldik, iz dolu
    rüyalarında beyazların gözü var

    bizi karşıya geçir
    bu bahçesi dağılmış
    elmanın cinnetidir
    bizi kayığına alma
    senden karşıya geçir

    *
  2. yüreğimden vuran şiir..

    okuduğumdan beridir aynaya bakar gibiyim.. örtünecek bir şey bulamamışım çıplaklığıma.
    öylece gerçekliğe bakmanın iç burkan hali tam da midemin olduğu yerde..
    bir yumru..