• izledim
    • izliyorum
    • izlemek istiyorum
  • youreads puanı (9.40)
black books
bernard black satış yapmayı önemsemeyen, müşterilerden nefret eden, zamanının büyük çoğunluğunu insanları aşağılamakla ve içmekle geçiren tarihteki en kötü kitapçıdır. bernard'ın asistanı manny ve bernard'ın tek arkadaşı bitişik dükkanı işleten fran'dir. bu üçlünün başından geçen olayları anlatan absürt komedi dizisidir black books.
  1. channel4'te 2000-2004 yılları arası boy göstermiş sitcom dizisi. londra'da black books adında kitabevinin sahibi, asistanı ve arkadaşlarının başından geçenleri anlatır. duyup da izlemeyen çok şey kaçırır.
  2. bernard black`in kitapları sevmediği külliyen yalandır. insanları sevmeyen ve dükkanındaki kitapları satıp satmadığı umurunda olmayan bir kitapçıdır esasen bernard. hatta bir bölümde kitapların satıldığını görüp büyük dehşete kapılmıştır.
    irem
  3. üç sezon sürmüş ingiliz durum komedisi. manny'in çocuksu saflığı herdaim beni benden almıştır.
  4. yuksek notlarla her an uzaklasilan sahaf olma hayallerimi gozumde canlandirmami saglayan ve sarabi koltuk yakan sigarasi sorunlu ama bagli arkadasliklari ve usendigi icin satis yapilmasina kizan vurdumduymazligi ile sizi kendisine hapseden nevrotik bir sahafin anlatildigi favori dizim.
  5. gelmiş geçmiş en misantropist adam olan bernard black'in, asistanı filantrop manny'nin ve bir kalıba sığdıramadığım fran'in maceraları.
    birinci sezonun son bölümüydü sanırım; 200 yıllık şarabı içip yarım saatte yeni şarap yapma maceraları dizinin en iyi sahnesiydi bence. deli doktor bernard, fırtınada dışarıda garip hallerde koşturan canavarımsı manny ve içtiği şaraptan zehirlenen bir adet papa...
    çok iyi bir ingiliz komedisi.
    doris
  6. bitirdikten sonraki hüzne boğulma ancak 4 aşamayla atlatılabilmiştir:

    1- o kadar eğlendirir ki sizi can sıkıntısının ne olduğunu unutursunuz, bu yüzden ilk 1 hafta mutsuzluk ve hayattan zevk almama (gün içinde hatırladığınız sahneleri saymazsak) yaşanır.

    2- sonra böyle çerez, aksiyon, komedi filmlere sararsınız bir süre (maksimum 2 gün) ve hala acısı en derindedir.

    3- tekrar izleyeyim dersiniz ama nafile, henüz çok tazedir acısı. izlerken üzülürsünüz bu sefer, çünkü bitecektir, bitmiştir.

    4- sonra ingiliz mizahı diye bir şey olduğunu keşfeder (bkz: how not to live your life) , (bkz: it crowd) ve iyi ki de! diyerek black books'u unutur ama içten içten özlemeye devam edersiniz.
  7. hafiften bi türkiye takıntısı olan dizi. iznik restaurantına gitmeler, türk lokumu istemeler, yanlış görmüyarsam şuradaki kupanın üzerinde de ay yıldız var falan filan...
    kikk
  8. friends yahut coupling seven bir insanın, "ben böyle bir diziyi bu yıla kadar nasıl ıskalarım" diyeceği dizidir.

    ingiliz komedisi seviyor musunuz?
    peki, kaliteli komedi seviyor musunuz?
    o halde hadi açıp izleyelim dedirtendir.

    not: ağzınızda bir şey varken izlemeyin.
  9. nevrotik kitapçımız bernard, yardımcısı manny ve komşu dükkanda çalışan fran. dizi bu üç karakterden ibaret sayılır. üç karakterine de aşkla, tutkuyla bağlıyım. sadece bir kez izledim ama periyodik aralıklarla tekrar tekrar izleyeceğime dair bir his var içimde.
    absürt ne kelime, absürt ötesi bir dizi. canım ama, deli gibi seviyorum. bu kadar çabuk bitmemeliydi.
    tavsiye ettiğim insanlardan olumlu dönüş almadığım tek dizidir. çünkü gerçekten çok alışılmamış bir tarzı var. (spoiler değildir) bernard ve manny'nin şarap yaptıkları bir bölüm vardır, gözümden yaş gelerek gülmüştüm. aynı bölümü izlettiğim kişi tebessüm bile etmemişti. siz izleyin ama. çok güzeldir, gerçekten.
    bir de, o bernard adamı alkolik eder.
  10. komedi seven herkese tavsiye ettiğim dizi. izlerken bir şey yiyip içilmemesi gerekir. bernard delisi ile many manyağı her saniyeyi dolu dolu yaşatıyor :) bölümler zaten kısaydı, 5 sezon da giderdi. biraz uzun sürseydi keşke.

    başka bir ingiliz komedi dizisi olan coupling'i hatırlatandır.