1. sınırda kişilik bozukluğu.

    her şeyi sınırda yaşama rahatsızlığı.

    kaybettikçe korkan korktukça sevdiklerini kaybeden kişilik bozukluğu.

    sınırda kişilik, boşluk duyguları, kimlik karmaşası, kontrolsüzce ortaya konan öfke tepkileri, özel ilişkilerde aldatılma ve terk edilme korkuları, ilişkilerde karşı tarafın ilgisini çekmek üzere yapılan manipülatif davranış, intihar girişimleri, göz korkutmalar, zaman zaman gerçeklik algısının kaybı gibi özellikler gösteren bir kişilik yapılanmasıdır.

    erken dönemde bir kayıp ve ayrılık, bozuk ebeveyn ve çocuk ilişkisi, sözel ve duygusal istismar, fiziksel ve cinsel istismar gibi çevresel faktörlerin sınır kişiliğin oluşumunda etkili olduğu vurgulanmaktadır.

    1 -gerçek ya da hayali, olası bir terk edilmeyi önlemek için çılgınca çaba harcamak.
    2 –karşısındakileri aşırı büyütüp, göklere çıkarma ve aşırı değersizleştirip, gözden düşürerek, yerin dibine sokma arasında gidip gelen ilişkilerindeki tutarsızlık.
    3 -kendini algılayışında, arkadaşlık, cinsel durum ya da önem verilen kültürel ve ahlaki değer anlayışında değişkenlikler.
    4 -kendine zarar verme olasılığı fazla olan, 2 ya da daha çok durumda sonunu düşünmeden, aniden yapılan eylemler (aniden çok para harcama, madde ve aşırı alkol kullanımı, hızlı ve tehlikeli araç kullanma, birden aşırı yemek yeme, önceden düşünülmeyen uygunsuz cinsel davranışlar) .
    5 -tekrarlayan bir şekilde intihar girişimleri, intihar tehditleri, kendi kendine zarar verme (bıçak,jilet vs. ile kendi cildini kesme, sigara ile yakma, kafasını, yumruğunu sert yerlere vurma gibi).
    6 -duygu durumunda aşırı tepkililiğe bağlı olarak sürekli ve ani duygusal değişkenlik hali (saatler içinde değişen sürelerde birbirini izleyen öfkelilik, üzüntü, kaygı, sevinç dönemleri)
    7 -kişinin kendisini sürekli olarak boşlukta hissetmesi .
    8 -öfkeye hakim olamama (kavga etme, yüksek sesle hakaret, çığlık atma, eşya kırma gibi).
    9 -stresle ilişkili gelip gecici kendine kötülük yapılacağı düşünceleri ya da dissosiyatif belirtiler

    bu özelliklerde en az 5 tanesinin olması sınırda kişilik bozukluğunu işaret eder.

    yoğun stresli dönemlerde halüsinasyon dediğimiz var olmayan ses, görüntü vs. gibi algılar ve kendi vücuduna ve çevreye yabancılaşma görülebilmektedir.

    kendisini güzel, başarılı biri gibi hissederken birden değişkenlik göstererek kendisini çok önemsiz biri olarak algılayabilir.

    yalnızlığa tahammülleri çok azdır, bu kişiler doldurulamaz bir boşluk hissi yaşarlar. hep birilerinin varlığına gereksinim duyarlar. ilişki kurduğu insana taparcasına bağlanır, onun sevgisini kazanabilmek için yoğun çaba harcar, karşılığını alamadığını düşündüğünde taptıkları kişi hızlıca nefret ettikleri kişiye dönüşür.

    eşlik eden bozukluklar:
    depresyon ve distimi
    alkol-madde kullanım bozuklukları
    yeme bozuklukları
    travma sonrası stres bozukluğu
    dissosiyatif kimlik bozukluğu
    diğer kişilik bozuklukları

    tedavi:
    uzun süreli bireysel ya da grup terapisi. geçmiş ve bugün arasındaki bağlantının kurulduğu, davranış değişikliğini de sağlayacak biçimde ruhsal yapılanmanın anlaşılmaya ve değiştirilmeye çalışıldığı uzun süreli ve derinlikli bir çalışma yapılması gerekir. terapinin yanında duygulanım dalgalanmaları ve ani dürtüsel davranışlar için ilaç tedavileri uygulanabilmekte, intihar eğiliminin olduğu yoğun gerilim dönemlerinde kısa sureli hastanede yataklı tedavi uygun olmaktadır.
  2. bir süredir teşhisli olarak boğuştuğum cehennem...

    zannedildiği gibi öyle popüler ve cool bi hastalık falan değil. insanı kendi varlığından tiksinir hale getiriyor , bir bütünün parçası olmak isterken her şeyi paramparça ediyor.
    ortaya çıkışı ve teşhisi biraz zor zira bipolar bozuklukla çok fazla benzerliği olduğu için karıştırılabiliyor. bu da yanlış tedaviye sebebiyet verebildiği için işleri daha da zora sokuyor.

    geçtiğimiz sene yaşanılan bir travma sonucu yıllardır mevcut durum patlak vermiş bulundu. daha önce benzer ataklar yaşamış biri olarak kendimi bir şekilde hastaneye ulaştırabildim. o günden beri 2 farklı psikiyatr ve 1 terapistle normal hayata uyum sağlamaya çalışıyorum.

    yorgunum arkadaşlar. sevilmek isterken herkesten nefret ediyorum. ve buna rağmen beni sevmelerini istiyorum... gittikleri zaman arkalarından küfrederken insanların bir yanım gitmesinler diye yalvarıyor içimden.
    kaybolmak , kendi dünyamdan çıkmak için başka dünyalarda kaybolmaya çalışıyorum. hiç alakam olmayacak insanlarla iletişim kuruyorum. dengesizlik çok fazla yıpratıyor beni ve etrafımdaki insanlara zarar veriyorum istemeden. vicdan azabı çekiyorum sonra , kendimi kapatıyorum her şeye.
    denge kuramıyorum hayatımdaki hiçbir şeyde ve kontrolü yitiriyorum çoğu zaman. bana zarar vereceğini bile bile bazen inatla aynı şeyleri yapıyorum.

    bazen birilerine denk geliyorum sağda solda , "bende borderline varmış ya hııı evet o yüzden böyleyim sanırım" diyenlere. kafalarını yere sürterek kıvılcım çıkartmak istiyorum o zaman. sanki çok güzel bir şey. sanki çok havalı oluyorsun onu deyince. sanki yediğin boklara kılıf uyduruyorsun sahip olmadığın bir cehennemi var gibi göstererek. salak.

    bunu niye yazıyorum , çünkü daraldım. yine peak yaptı bazı şeyler ve ben ipleri tutamıyorum. dursun bu burda.


    edit: yarın sabah hastaneye yatışıma karar verildi. sapasağlam geri dönücem. merak edenler cliff'ten haberleri alabilir. hadi kendinize iyi bakın dostlar.