• izledim
    • izlemek istiyorum
  • youreads puanı (6.50)
boychoir - françois girard
babası tarafından terk edilen, annesi de trafik kazasında ölen yetenekli genç stet'in hikayesi. stet’in hayatı onun yeteneklerini keşfeden master carvelle ile değişecektir.
  1. tıpkı dorian gray'in ileride yaşlanıp bütün güzelliğini kaybedeceğinin vurgulanması gibi burada da stet'in ergenlikten sonra kalın oktav fa sesini çıkaramaması trajedisiyle karşılaşıyoruz. bu tipte konu işlenişinin temelinin yunanların ilkçağdaki durumlarıyla ilgili olduğunu düşündüm. özellikle ergenlik öncesi dönemde çocukların övüle övüle bitirilememesi ve ısrarla bunun bir mucize olduğu ve bir zaman sonra yok olmaya mahkum olduğu, gelip geçicilik vurgusu dikkate alındığında hayata iyi bir başlangıç kurgusu olarak nitelendirilebilir. sonrasında gelen süreç, gerçeklik duygusu ve olgunlaşma, ayakların yere basmasıdır. bu bakımdan koroların amerikanlarda pek popüler olması bilinçli aşılamadan kaynaklanıyor diye düşünüyorum.

    bu konuda net olmamakla birlikte dün de tartışmaya açtığım en temel mevzu var, ilkçağ yunanlarındaki oğlancılık. yaşlı, güçlü ve tecrübelilerin sakalı çıkmamış erkek çocuklarına tapınma derecesindeki hayranlık durumlar.
    paiderastia: kendi cinsine duyulan arzu.
    pais: oğlan çocuk, sahip olunan, arzulanan
    kleinos: hayranlık duyulan oğlan çocuk
    eran: sevmek
    erastes: yol gösterici aşık, yetişkin, ilham verici dost

    şimdi bakınca sanat eserlerinde bu oğlan çocuklarına abartılı ilanı aşklar hayranlıklar vs şöyle iyi şarkı söylüyor, böyle güzel ses çıkarıyor falan ne söylüyor birader? tam olarak nedir yani çocuk haleluyah haleluyah çığrıyor nağme yok bişi yok enstrüman sesi çıkarmaya çalışıyorlar. abartacak bir şey göremiyoruz. bunların temeline bakınca antik yunanın toplumsal yapısını ele alıyor demek yanlış olmaz diye düşünüyorum. çünkü yetişkinler çocuklara kur yapıyorlarmış o dönem okul çıkışında falan. ve koro tam da bunun adresi çünkü sakalı çıkınca sesi de kalınlaşıyor ve kalın oktav fa çıkaramıyor, artık mucizevi güzelliğini kaybediyor ve ayakları yere basıyor topluma entegre oluyor, bir baba, bir doktor, bir eş olarak yaşamına devam ediyor. zaten eski yunanda da topluma kabul edilme kuralı olarak ele alanlar varmış oğlancılık meselesini. bizimkinlerde de böyle durumlar varmış, isteyen ayrıca araştırabilir. bunlar koro masumiyet, güzellik kalın oktav fa derken yapmışlar yapacaklarını bizimkiler ne tür bir kılıf uydurdular acaba.

    ek: =_ dönemin tabloları

    ek2: “oniki yaşında bir oğlanın tazeliği arzu uyandırır, ama on üçünde daha da hoştur. on dördünde açan aşk çiçeği daha da tatlıdır ve on beşinde cazibesi artar. on altı ilahi yaştır”(straton)

    tesadüf o ki; dorian gray de stet de ustalarıyla karşılaştıklarında 12 yaşındalar.

    ilgi: dorian gray'in portresi - oscar wilde
    abi