1. izmir ile birlikte anılan kahvaltılık. olmazsa olmazı yumurta. vaktiyle bir dostun* tanımı ise şöyleydi:

    bazen bir boyozdur aşk dediğimiz mor; yanındaki yumurta onun sevgilisidir aşkıdır, bir romeo-juliet hikayesidir belki?

    aşk çok basittir efendim, gördüğünüz gibi, bir boyoz ve yumurtadan bile bir aşk öyküsü çıkar bazen....

    aşk ve hayat basittir aslında ama, biz insanlardır aşk ve hayatı çekilmez yapan; bu kahrolası yere batası egolarımız ve kibirimiz yüzünden.

    işte o zaman basit, zor olur dostum. içinden çıkamazsın; başlarsın sorgulamaya... kendini mutsuz edersin.

    kısacası izmirli için vazgeçilmezdir.. biz istanbullular ise bu aşka anlama veremeyiz, sarıyer böreğini bir bir götürürken.
  2. hele tazeyse sabah sabah tadından yenmez. izmir de kahvaltı diyince akla bir gevrek iki boyoz gelir. ben yumurtayla pek sevmem, bildiğiniz kahvaltılıklarla leziz olur.
    bazen arkadaşlarla alır yumuluruz, kimisinin 6 7 tane yediği olur. yedikçe yiyesiniz gelir.
  3. güzel izmir'in en güzel şeylerinden biridir. hele ki tazeyse yanında limonlu çayla beraber yenildi mi...
  4. bir izmirli olarak, izmir dışında ilk boyoz tecrübem şu şekildeydi:
    +pardon bakar mısınız acaba?
    -buyrun
    +(karşısındakinin afallamasını umarak)2 tane boyoz, 1 tane de üzerinde çiğdem içi olan gevreklerden alabilir miyim lütfen?
    -tabii servis mi olsun paket mi?

    bakın efendim "gevrek", "boyoz", "çiğdem" 3ü de anlaşıldı. sanırsam artık boyozun ve izmir jargonunun izmir dışında da iktidarı başladı.
    peki boyozlar nasıldı? çok kötüydü efendim pişi gibiydi. geri döner dönmez sevinçte aldım soluğu*
  5. izmir boyoz konusunda sanki yanlış yolda ilerliyor. izmir'in elinde enginar, zeytinyağı, üzüm gibi 3 değerli olmasına rağmen. gevrek ve boyoz üzerinden yürümesi bana tuhaf geliyor anlayamıyorum. biz çekirdeğe çiğdem deriz gevrek deriz. gerçek izmir bu olmamalı arkadaşlar. ben de burada yaşıyorum ve gevrek diyorum, ne bileyim çiğdem diyorum tamam ama simide gevrek demek çok özel bir şey gibi sunmak ilginç vesselam.

    diğer taraftan boyoz denilen gıdanın çıkış noktası zaten izmirin yerlisinin değil. burada fazla sahiplenilmiş. boyoz yapmak da her babayiğidin harcı değil iyisi çok lezzetli olur ama ince bir çizgi işte, kötüsü de çok çok kötü. zaten eli yağ içinde bırakması benim için zahmetli, ayçiçek yağı ile hamurişinden oluşan bu çöreğin çok kalifiye bir gıda olduğu söylenemez. zeytine dağ kekiği ekip, biraz zeytinyağı gezdirip izmir tulumu yemek varken gelin bu boyoz meselesini bir daha düşünün.
    not: ankaralıyım anlamamam normal olabilir.
  6. yurtdisinda kruvasan neyse benim icin boyoz da turkiye sinirlari icindeki versiyonudur. harika bir kahvaltiliktir. sicak, mis kokulu, citir citir. o sebeple sevmeyen, ama cok abartiyorlar diyen arkadaslara bir izmirli olarak tabiki de katilmiyorum. ha sen kruvasanin da bu kadar sevilmesi cok sacma diyebilirsin. ama bazen cok basit seylerin yeri cok buyuk olabiliyor.
  7. bazen yoğun olarak yaşanılan bir olay sizde kalıcı izler bırakabiliyor. tıpkı sevgili ile dinlenen şarkı ya da bir dostun gülümsemesini çoğu yüzde görmek gibi.
    bu kelime de (boyoz) bana kalıcı bir anı olarak kaldı. yazar bülent yıldızdan. ne zaman duysam bu kelimeyi hep olağan dışı soru cümleleri tesptiler dönmeye başlar zihnimin labirentlerinde.
    sanki ölüler oratoryosunda koloratur sopranoyum da cümlem eksik, notalarım çaresiz, aryalarım öksüz kalmış. piç bir ölüm sancısı yüreğimde yer etmiş de ben o sancıya silah doğrultmuş tetiğe basmışım. namludan çıkan kurşunlar sancıyı ıskalamış, yüreğimi delip hislerimi katletmiş sanki. insan neden hislerinin katili olur boyozcum? hisler gidince geriye kalan nedir, ha nedir?"#
  8. muhteşem bir yiyecektir kendileri. ispanaklı ve zeytinli olanlarıda fena değildir. lakin çok yağlı olduğunu düşünenlere yağsız boyoz diye birşey çıkarmışlardır ne gereği varsa; yağsız olanların normal boyozdan daha fazla vucuda zararı vardır onları tüketmeyiniz.
  9. izmirlilerin kendini özel hissetmek için ısrarla vurguladıkları yiyecek. 80 ilde simit.

    80 ilde çamaşır suyu olan kimyasal izmir'de klorak adını almış.

    iyi ki izmirli bilim adamları atomu bulmamış. atom çiğdemi diye bir saçmalık bilim literatürüne geçebilirdi.

    izmirli insanlarda bunu gözlemliyorum. "biz farklıyız. siz eziksiniz. izmir numero uno vs."

    tamam, yerel söylemlerin, ifadelerin korunması güzel bir olay ancak bunu dikkat çekmek için söylemek abes. defalarca izmir'e gelip kaldım. orta üstü bir sahil şehrinden daha fazlası değil. insanı her şehrin insanı kadar iyi ya da kötü.
  10. güzel lan, denizli'de çikolatalısını falanda yedimdi.