1. 2008 yılında piyasaya çıkmış xbox live arcade oyunudur. 2009 yılında da yüzümüzü güldürmek suretiyle masaüstümüzü şenlendirmiştir. zamanın akışını kontrol ederek, prensesi kurtarmaya çalışıyoruz bu platform puzzle harikasında. bulmacaların zorluğu tam kıvamında, yağlı boyayla yaratılmış gibi duran inanılmaz mekanlarda, şahane soundtracki ile başka bir dünyaya geçiriyor braid. sevimli item ve karakterlere rağmen karamsar bir senaryo var, spoiler vermeye elim varmıyor. piksellerin ardındaki hikaye ise bana sorarsanız bambaşka; gözümün nuru bir sevdicek oyun olduğundan mıdır bilmem ama, zamanı elinizde tutarak pişmanlıklarınızı geri alabileceğiniz, amansızca arzuladığınız şeyin peşinden koştuğunuz, kararsızlıkların kurbanı olduğunuz bir kutunun içinde buluyorsunuz kendinizi. oyun, oyun olmaktan çıkıyor ve kafayı yedirtiyor. durup durup dinlenen bir şarkı gibi, belirli aralıklarla oynanması farzmış gibi. bir de üzücü.

    trailer
  2. yorumları okuyup traileri izledikten sonra keşke xboxım olsa dedirten oyun.

    senaryo fantastik ve mükemmel

    edit: steamde mevcutmuş pc sürümü
    2.edit: indirdim ve oynamaya başladım oyunu. hikayesi oynanışı vs. tamamen tatmin etti ama tek bir sorun bazı bölümlerde kanser etmesi *
    kup
  3. hikayesi farklı, görselleri ve müziği masalsı güzellikte bir oyun braid, fakat en kuvvetli ve fikrimce önemli özelliği çok iyi tasarlanmış bir oyun olması. kendine has bir oyun geliştiricisi olan jonathan blow, seçtiği oyun mekaniğini (zamanı ileri geri sarabilme) merkeze alıp mantıklı ve yaratıcı bir şekilde farklı yönlere doğru ilerleyerek oyunun sanal hacmini olabildiğince genişletiyor. resmen bu mekaniğin mantıksal sınırlarını el yordamıyla keşfe çıkmışçasına organik bir doğaya sahip braid. bir anlamda, blow'un da bir sunumunda anlattığı gibi, tasarımın ortaya koyduğu bütün doğruları keşfedip ortaya koyuyor. böylece lego misali "şu da olsun, bu da olsun" diye eklemlenmiş bir tasarım değil, kendi başına ayakta durabilen, oyuncu tarafından oldukça saydam bir şekilde (neredeyse farkında olmadan) algılanabilen, gayet sağlam bir oyun ortaya çıkıyor.

    braid'in bir diğer önemi de 2008 yılında (xbox live arcade'in canlanması ve steam'in de geçici olmadığını kanıtlamasıyla birlikte) kendini bulan ve anaakım oyun sektörüne sızan bağımsız oyun camiasının ilk başarı hikayelerinden biri olması (diğerleri super meat boy, aquaria, audiosurf gibi oyunlar). ardından gelen bağımsız oyunların çoğunluğu ne yazık ki braid'in sağlam ve başarılı tasarım felsefesinden çok masalsı güzellikteki estetiğinden etkilendi. bu yüzden braid kadar kuvvetli ve açık vermeyen bir tasarıma, jonathan blow'un bir sonraki oyunu olan ve dört beş hafta kadar önce satışa çıkan the witness'a kadar, rastlamak pek kolay değil.
  4. müzikleri için bile oynanabilecek oyun.