1. 3. yyda hindistan'da varlıklı ( kral, zengin yani kaymak tabaka) insanların himayesinde yayılmış bir dindir. savaş ve şiddetin olmadığı bir yaşam herkesçe beğenildi ve budizm hindistan'da yayıldı. fakat budizm kast sistemini benimsenmemişti ve hindistan'nın sosyal yapılanmasına ters düşüyordu. 9. yüzyıldan itibaren budizmin gücü azaldı ve yerini hinduizm bırakmaya başladı. hinduizm halka büyük oranda hitap ediyordu. 11. yüzyılda müslümanların toprakları ele geçirmesiyle de etkisi iyice azaldı ve 13. yüzyıla gelindiğinde ana vatanından tamamıyla kayboldu. asya , tibet çin ve japonyada köklü budist okullar bulunmaktaydı.
  2. insan ruhu olan bedensel bir varlık değil, bedeni olan ruhsal bir varlıktır der. yani bedenin var ama bedenin değilsin. duyguların var ama duyguların değilsin. arzuların var ama onlar değilsin. saf bilincin merkezisin der. anı yaşa hatta o an ol der, mutlu ol der. rasyonel insanın alışkanlıklarına ters şeyler söyler.

    illa bir tanrı lazımsa, tanrı insanın içindeki, kendi gücünden başka şey değildir. ama nedense tanrı her yerde denince inanan bünyeler, tanrı senin içinde dendiğinde garipserler.
    en nihayetinde neye inanmak istersen inan derlerse ben kendime inanmayı tercih ederim adı, tanrısı, öğretisi fark etmez.