• okudum
    • okuyorum
    • okumak istiyorum
  • youreads puanı (10.00)
bunu ben de yaparım - christian saehrendt
modern sanatı anlamak neden bu kadar zor? neyin sanat olduğuna, neyin olmadığına kim karar veriyor? sanat ve kuram yazılarında neden tumturaklı bir dil kullanılır? sanat camiasının şatafatlı kulislerinde neler olup bitiyor?işte size, son derece eğlenceli bir modern sanat kılavuzu!söz futboldan, televizyon dizilerinden açılınca hemen herkes bir şeyler gevelese de, sanat muhabbetlerinde kem küm etmemek için en azından birkaç ayrıntı ve anekdot bilmek gerekiyor. ama bu zamanda, sanat dünyasının karmaşık labirentlerinde uzun uzun gezinmeye kimin vakti var ki?sanat, sanat dünyası ve sanat ticareti hakkındaki acımasız gerçekleri öğreneceğiniz bu rehber kitap, benzer cümleler kuran sanat erbabından ve bildik, yavan heyecan gösterilerinden hiç şaşmayan sanat pedagoglarından çok farklı bir telden çalıyor. çağdaş sanatın en önemli türleri ve akımları hakkında genel bir bilgi verirken, anekdotlarla eğlendiren ve sapla samanı birbirinden ayırt etmeyi öğreten bu sanat rehberinin mottosu şu: az olsun, öz olsun.çağdaş sanat sergilerinde bazen çileden çıkan ama sanat düşmanı olmak da istemeyen herkese hitap ediyor bu kitap. okurları, dışı cilalı, içi boş sergilerden uzak durmaya, sıkı bir “sanat diyeti”yapmaya çağırıyor!“çok eğlenceli ve keyifli!” –focus dergisi“meşhur isimlerden korkmayan, sahte saygı gösterilerinde bulunmayan bir kitap. modern sanat hakkında sağlam bilgiler veren, aynı zamanda da güldüren bir kitaba her zaman rastlanmıyor.” –literaturkritiker dergisi
  1. modern sanata yerinde ve esprili bir bakış getiren kitap. çok eğlenceli bir anlatımı var. az biraz kavram biliyorsanız çok rahat okursunuz. yazarlar da herkesin anlamasını amaçlamış. sıkıcı bir kuram kitabı değil. ayrıntı yayınları da temiz bir kitap basmış. içindeki çizimler ve redaksiyon iyiydi. çevirisi de yerinde.

    kitabın içeriğine dair söyleceğim ilk şey başlıkların bile eğlenceli olması. zekice seçilmişler ve yazıyı destekliyorlar. kitapta bir çeşit ses getirmeyi amaçlayan sanatçılar, eserlerin sergilerdeki karşılanışları, sanat okullarının tutumları eleştiriliyor. elbette bu sanatı talep eden kitle de nasibini alıyor. ben her satırda hak verdim. modern sanat adı altında tanımlanamaz işler yapmalarını afaki buluyorlar. bir eserin insanı rahatsız etmesinin furya haline geldiğinde anlamsızlaşmasını gösteriyorlar. avangardlardan sonra başlayan "sanat öldü!" çığlıkları zamanla, zeka gerektirmeyen bir sanat ürününe yol açıyor. bunu ülkemizde de özellikle contemporary istanbul'da deneyimliyoruz. ortaya çıkan eserleri yorumlamaya kalktığımızda hayal gücümüzü kullanmazsak hiçbir anlama gelmiyor. sanatçı da bunun arkasına sığınıyor. sanatçıları destekleyen sanat okulları ve galerilere de bir güzel ağızlarının payını veriyorlar tabi kitapta. warhol sanatın üretimle ortaya çıktığını söyleyerek başımıza iş açtı deniyor kısaca. sanat okullarında sanatçılara çırak olacak talihsiz insanların harcandığından, saatchi'nin bursları en anlamsız eser sahiplerine verdiğinden bahsederken bizde de tam buna benzer şeyler oluyor diyoruz. joana kohen gibi anne babam erotik saçmalıklarımı karşılayacak para temin ediyor sanatını tüm istanbul gördü sanırım. bu ve bunun gibi yüzlerce "sanatçıyı" okuyabilirsiniz kitapta. çok eğlenip yer yer de modernizm kelimesinin tanımlanamamasına kızabilirsiniz.
    sezgi