• izledim
    • izlemek istiyorum
  • youreads puanı (6.15)
çalgı çengi - selçuk aydemir
salih ve gürkan, düğün, kına gecesi gibi organizasyonlarda müzisyenlik yaparak hayatını kazanan ankaralı iki teyzeoğludur.ikili, bir gece ikinci sınıf bir düğün salonunda sahne almak için yola çıkarlar. bodrum katında hazırlanırlarken, yanı başlarında işlenen bir cinayet komik olaylar zincirinin de tetikleyicisi olacaktır...
  1. angara havası soluyanlar bilir, bu ikiliden hemen her semtte bulmak olasıdır. misal benim sincan'da ozan-cengiz diye bir ikilim varıdı, hık demiş burnundan düşmüş. detayına vakıf olmasam da illa arka planda bir destek atan var ki popüler oldular, yoksa orijinal bir iş yaptıkları yok. tıpkı yılmaz erdoğan'ın bebeleri, acun'un yancıları filan gibi, vasatın vesayeti işte.
    mutlu
  2. galiba memleket üzerinde bir benim beğenmediğim film. nerde söylesem eksilediler, dalga geçtiler gururumla oynadılar. komik değil, izlerken 'ulan şimdi komiklesecek galiba' diye diye film bitmişti.
  3. yaaaani. hoş ama. sanki bir şey eksik.
    tam olarak böyle bir film.
  4. filmi defalarca izlemişimdir, her seferinde de tamamını niye izliyosam artık benimki de tuhaflık işte.
    neyse, film genel anlamda bakılınca ortalama türk komedisi aslında. ilk izlediğinizde beğenmemenizde gayet mümkün. ama bazı sahneleri cok komik. bu durumu da abartmamışlar ayrıca, öyle bir durumda gerçek hayat hikâyesinde geçecek standart komik diyaloglar yani. biraz daha komedi filmi için değil de komik bir durum için diyaloglar. benim şahsi ve bu konuda gayet amatör yorumlanan budur.
    daha da filmin tamamını izlemem, youtube diye bir şey var en nihayetinde.
  5. 2010 yılında vizyona giren, yönetmenliğini selçuk aydemir'in yaptığı, başrollerini murat cemcir ile ahmet kural'ın paylaştıkları bir türk filmi olan çalgi çengi benim tam da üzerinde yazmayı düşündüğüm bir iki konuyu ihtiva ediyor. buyrun bunlar nelermiş bakalım:

    !---- spoiler ----!
    bir filmin giriş sahnesinin çekici olması gerekir. ya da en azından konu hakkında ufak detaylar vermesi beklenir. giriş sahneleri mümkün olduğunca farklı açılardan ve farklı kadrajlarda çekilirse hem daha iyi motivasyon sağlar hem de merak uyandırırlar. şimdi, bu filmdeki giriş sahnesi yaklaşık yarım saat kadar süren ve (bkz: saw - james wan) filmindeki depoya benzeyen bir mekanda başlıyor. tahminimce iki ayrı kamera ile kayıt edilen çekim sahnesi ne konu hakkında bir fikir veriyor ne de bir merak uyandırıyor. takip eden sahneler ileri sarma yoluyla farklı görüntülerle süsleniyor. fakat, konu uzun süre aynı depoda cereyan ediyor.

    buraya kadar sinemadan çıkmadı ya da dvd çalarınızı kapatmadı iseniz çok sabırlı olduğunuz söylenebilir. çünkü; bundan sonra konu ile ilgili bir şey bilmediğimizden gelişmeleri de takip etmekte zorlanabiliriz. keza öldürülen bir adamın eve taşınması sahnesi basit anlamda komik olabilecekken biz hala o depoda neler olduğunu hazmetmeye çalıştığımızdan havada kalmaya başlıyor. anlık ve sığ espriler sayesinde filme olan motivasyon da dip yapmaya başladığında artık film ağzı ile kuş tutma becerisine bile gerek kalmayacak bir havaya giriyor. başrollerdeki oyuncular karakterleri yerli yerinde oynamış olabilirler; fakat istanbul'da geçen bir hikayede neden ankara ağzı kullandıklarını hiçbir zaman öğrenemeyeceğim.
    !---- spoiler ----!
  6. açık ara son yılların en komik filmidir . türk sineması içinde sıralama yapsam bana göre ilk 3 e girer.
    bu filmi böyle yapan nedir?
    espriler zekice, düşülen durumlar komik ve kesinlikle temposu düşmeyen sürükleyici bir filmdir.
    be beğeninin sadece bana ait olmadığını çevreden biliyorum. ama ben zaten bu ekibin işlerini tarz olarak seviyorum. bana göre işler güçler'in ramazan bölümü komedi dizileri arasında en çok güldüğüm bölümdür.
    bu filmi seyretmeyen birini bulursam izlemesi bi öneriyorum.
    ankara'lı olduğumuzdan da olabilir.