• youreads puanı (9.00)
  1. türkçe meali;

    burada denizin parladığı
    ve rüzgarın kuvvetlice estiği yerde
    eski terasın üzerinde
    sorrento körfezi' ne karşı
    bir adam bir kızı kucaklıyor
    ağladıktan sonra,
    ve sonra sesini temizleyip
    şarkısına yeniden başlıyor

    seni çok seviyorum
    çok, çok fazla, biliyorsun
    artık bir zincir ki
    damarların içindeki kanı eritiyor biliyorsun…

    denizin ortasındaki ışıkları gördü,
    amerika' daki geceleri düşündü,
    ama onlar sadece balıkçıların lambalarıydı
    ve pervanenin arkasından bıraktığı beyaz köpüktü
    müzikteki acıyı hissetti
    ve piyanosundan kalktı
    ama ayın buluttan çıktığını görünce
    ölüm ona daha sevimli bile göründü
    kızın gözlerine baktı
    o deniz gibi yeşil gözlere
    sonra aniden bir gözyaşı döküldü
    ve o boğulacağını zannetti

    seni çok seviyorum
    çok, çok fazla biliyorsun
    artık bir zincir ki damarların içindeki kanı eritiyor
    biliyorsun…

    liriğin gücü,
    her oyunun bir aldatmaca olduğu
    biraz makyaj ve mimikle
    başkasına dönüşebileceğin yer,
    ama sana bakan iki göz
    öyle yakın ve gerçek ki
    sana kelimeleri unutturuyor
    düşüncelerini karıştırıyor
    her şey öyle küçülüyor ki
    hatta amerika'daki geceler bile
    dönüyor ve hayatını görüyorsun
    bir pervanenin arkasında bıraktığı izde
    ama evet, hayat sona ermekte
    ve o bunu fazla düşünmedi
    bilakis, kendini şimdiden mutlu hissetmekteydi
    ve şarkısına yeniden başladı

    seni çok seviyorum
    çok, çok fazla biliyorsun
    artık bir zincir
    damarların içindeki kanı eriten
    biliyorsun…
    nid