1. *-ulaşım için özel halk otobüsüne mecbursunuz. iett daha gelemedi.çatalcadan çıkıp büyükçekmece-beylikdüzü.(öğrenci 2tl(akbil basarsan)muavine para verirsen 3 tl mi ne).çatalcanın köylerine ise 5-6 lira veriyorsun rahat .
    çatalcada akbil kullanmak yasak 67.843nüfuslu yerde 1 tane akbil dolum yeri var oda otobüslerin kalktığı yerde bizi düşünmüşlerde koymuşlar.
    köylere ulaşım saatte 1 yani saat başı köylere 1 otobüs kalkıyor.(tamam yolcu yok eyvallah ama 1.30 saat yol sürermi)

    *-köydeki herkesin bağ bahçeyi satıp çatalcadan daire alması, kalan parayı yemesi. arsa fiyatlarını artması(3.havalimanı) daire fiyatları 250.00 olması. insanların roman ve macir olması sonucu roman halkın çoğunun ormanda yada günü birlik işte çalışması, diğer kısmı çatalcadaki tekstil firmalarında asgari ücrete çalıştırılması.

    *. kimsenin çatalcanın gelişmemesini istemesi.
    çatalca istanbulun en büyük ilçesi(yüzölçümü olarak) fakat hep bir sömürü olmuş, hep fabrikalar var ama halen çatalcanın düzgün bir dükkanı mağazası yok, meydanı desen berbat böyle saçma bir meydan olamaz trafiğin nasıl işlediğini anlayamazsınız.
    çatalcada bir tane tanınmış mağaza yok, yemek yemek için düzgün yer yok 2-3 tane düzgün yemek yeri var diğerleri ya dönerci yada çorbacı(kötü demiyorum). misafiriniz gelse beraber düzgün çay içeceginiz cafesi yok. gezelim deseniz hep ormana ormana dağa gideceksiniz.
    çatalca iş arayacaksaınız ve okumuş biri iseniz çatalcadan ekmek yiyemezsiniz beylikdüzü-avcılar-küçükçekmecede iş arar durursunuz. işe gitmek için her gün ulaşım sorunu yaşarsanız çünkü daha iett gelmedi, şöförleri beklersiniz.
    köylerde yaşıyorsanız tekstil firmalarında vasıfsız işçi olarak çalışırsınız. bugün çatalcadan çıkıp yalıköye giderseniz yaklaşık 1.50 dk sürer otobüsle. orada yaşayan insan beylikdüzüne gidiyorum demez,istanbul'a gidiyorum der.insanları öyle dışlanmıştır.

    *yazın haftasonu herkes gelir yer içer gider sonra "ay çok güzel yerler yhaa tam yaşanmalık der" ama halkın nasıl hizmetten yoksun kaldığının farkında olmaz.

    çatalcada yaşayan insan köylerde yaşayan insandan pek farkı yok çünkü çoğu tarlasını satıp çatalcaya yerleşti ama köyden farksız çatalca.
    düzgün gezemezsin akşam her türlü pislik var. cafesi yok, düzgün yemek yiyeceğin yer 1 elin parmaklarını geçmez.
    alışveriş yapacaksan düzgün magazayı geçtim, mağaza yok. haydin beylikdüzüne gidiyoruz diyoruz.

    denizi var felan diceksiniz, ama gidin gördün bir denizi, en güzel çilingöz orası paralı, diğer plajlar desen hiçbirinde yiyecek içeçek alacağınız bir yer yok geri dönüp köyden alacaksınız. zaten dalgadan giremezsiniz, girsenizde 1 metre sonra batarsınız çünkü gemiler hep kum çekiyor.. ölmek için ideal bir yer dikkatli olunması gerekir(can kurtaran var merak etmeyin hafta sonu ambulansta var)

    iş istiyorsanız tekstil orada hepsi vasıfsız işçi arıyor, okumana gerek yok. okusanda iş bulamıyorsun zaten. iş çatalcadan çıktıktan sonra

    benim çok zoruma gidiyor fakat insanlar halen nasıl dışlandıklarının farkında değil, çatalcadan çıkıp beylikdüzüne giden bir insan neden istanbula gidiyorum der, çatalca istanbulun ilçesi değil mi ?

    iyi yönleri var mı ? var. tarihi yerleri var mağara felan, denizi var, ormanı var sakin. mangal yaparsanız çatalacaya yakın köylerde.
    terkos gölü var, balık restoranı var(bence orada yemeyin o karıya uyuzum hiç temiz değil orası). perşembe pazarı güzel, meyvesi felan. emekli hayatı yaşanacak yer ama çatalcanın yaşlı nufusu kadar genç nufusu var köylerde ve hepsi işssiz yada tekstilde çalışıp gidiyor, okumak için desteğe ihtiyacı var halkın.

    ah ah hastanesi var ölseniz gitseniz acildeki doktor farketmicek, (zaten artık özele gidiyoruz silivriye) emar cihazı yoktu umarım yeni hastaneye almışlardır. emar için esenyurda gittiğimi bilirim. annemle hastaneye gittik aynı doktora ikimizde muayne oldu toplam 2 dk ne oldugunu sordu sonra emar, dinlediğini sanmıyorum dediklerimiz.

    iyi insanları var fakat komşulukları karadeniz,anadolu insanı kadar samimi değil(istisna var) ölsen gitsen kimsenin haberi olmaz, kapı komşun telefonla arar musaitsen gelelim diye, cenazesi olur defnedilir kimse düzgün yas tutmaz öldümü yittimi belli olmaz hemen hayata dönerler.
    çatalca umarım kısa sürede level atlar. yoksa dışarıdan gelen insanlar buradaki insanları sömürmeye devam edecek.

    istanbulun merkezinde yaşayıp çatalcaya taşınan bir gencin hikayesi.. 4 yıl oldu neredeyse
    inşallah bir gün buradaki insanlar istanbuldaki insanlarla aynı kefede olduklarını bilirler..

    bu arada 1923'te belediye oldu.ama sanki köy gibi chpli belediye olduğu için birazda hizmet az, halkın bir kısmı fakir roman, zenginide var tabi, zengin kısım dışarıdan alışveriş yapıp öyle geliyor çatalcaya. çünkü çatalcada öyle alışverişilik bir şey yok

    özet:yaşayan bilir.

    derdimin tiktak edeyim butonu içermez
    anlatım bozukluğu içerir..


    çatalca milli marşı