• izledim
    • izlemek istiyorum
  • youreads puanı (5.33)
cebimdeki yabancı - serra yılmaz
yedi eski dost bir akşam yemeğinde bir araya gelmeye karar verir. herkes sofranın başında oturmuş sohbet etmekte, şen kahkahalar eşliğinde yemek yemektedir. yemek sırasında bir oyun oynamaya karar verilir. oyun oldukça basittir; herkes telefonlarını masaya koyacak, gelen her mesaj ve bildirim yüksek sesle okunacaktır. yedi dostun maskelerinin ardındaki hayatlarını ile cep telefonlarını ortaya koymaları ilişki dengelerini altüst eder. bunca zaman çok yakın dost olduklarını düşünün grup aslında birbirlerine yabancıdır.
  1. serra yılmaz'ın (sanırım) ilk yönetmenlik denemesi. yapımcıları da bkm ve ferzan özpetek.

    film çok iyi eleştiriler almış bir italyan filmin yeniden çekimi (bkz: perfetti sconosciuti - paolo genovese) . özgün bir senaryo yerine çıtası yüksek bir filmi yeniden çekip, afişe de büyük harflerle ferzan özpetek yazmanın itici yönünü görmezden gelebilecek olanlar için, 2 şubatta vizyona girecek. şahsen gidip gitmemek konusunda kararsızım.
    mesut
  2. olayların, yaşananların gösterilmesi yerine konuşarak anlatıldığı, tek mekanda geçen değişik bir film olmuş - türüne "gerilim, komedi" yazmalarından anlamalıydım zaten :). - sonu böyle olmasa mıydı acaba diye düşünmeden edemedim.

    ince, uzun bir salonda, en arkada izlememin yüzünden, filmin sonunda serkan altunorak'a gelen mesajı tam okuyamadım yalnız, filmi izlemiş ve beni ve aydınlatmak isteyen biri olursa makbule geçer :)
  3. sıkmıyor ama çok iyi de olmayan, benim için arada kalmış bir film. uyarlamaymış fakat bazı şeyler bana çok saçma geldi. bir filmde herkes mi arkadan iş çevirir. yedi karakter var. hepsinin de uçuk şeyleri çıktı. gerçek hayatta bunun karşılığı yok. her kadın eşini aldatır mı ya da her erkek? bu insanın yapısı ile ilgili. aldatanlar dolu fakat burada herkesin kötü bir şeyinin çıkması kısmı bana zorlama geldi. inanılmaz karamsar bir senaryo.

    aklıma mecid mecidi'nin cennetin çocukları filmi geldi. orada da herkes çok iyi, çok ahlaklıydı. gerçi kendisinin genel olarak filmleri böyle de yani bu da gerçekçi değil. böyle bir dünya yok. bir filmdeki tüm karakterleri iyi ya da kötü gösterirseniz bence senaryo gerçekliğini yitiriyor çünkü gerçek hayat ne cebimdeki yabancı'daki gibi ne de cennetin çocukları'ndaki gibi.

    filme dönersem buğra gülsoy oyunculuk anlamında beğendiğim birisidir. burada da iyiydi. bir de bıyıksız hali bıyıklı haline göre daha hoş olan ender insanlardan biri.
    belçim bilgin erdoğan neden bilmiyorum ama bana her filmde biraz donuk geliyor. hoş da bir kadın ama sebebini bilmiyorum. bir şey eksik ama çözemedim.
    şükrü özyıldız manken kökenli olmasına rağmen yetenekli bulduğum biri. ilk çıktığı zamandan beri bunu belli ediyordu zaten.

    bir de filmin biseksüellik ve eşcinsellikle ilgili kısmında insanları iyi ya da kötü olmasına göre değil de bu duruma göre yargılamanın ne kadar kötü olduğunu göstermesi iyiydi. bunu çok güzel bir örnek üzerinden işlemişler. insanlar hayattaki birçok şeyi gerçekten de o durumda olmadan zor anlıyor bence de. empati kurmaktan yoksun birçok insan. buradaki örnek de o açıdan bunu güzel bir şekilde göstermiş izleyiciye.