• izledim
    • izliyorum
    • izlemek istiyorum
  • youreads puanı (9.17)
çemberimde gül oya
1970'lerden 12 eylül 1980 darbesine uzanan bir hikayenin merkezinde olan yurdanur ile mehmet farklı siyasi görüşlere sahip fakat birbirlerine aşık iki gençtir. yurdanur, mehmet için bütün ailesini karşısına alarak onunla evlenir.

geçmişle günümüzü harmanlayarak aktaran hikaye, akışında yer alan bazı gizemleriyle seyirciyi ekrana bağlarken, bir aşkın çevresinde yaşanan dönemin politik olaylarının başarılı bir tarihi dokuyla aktarılmasıyla da kısa ömrüne rağmen, türk dizi tarihinin en başarılı yapımlarından biri olarak görülmektedir.
  1. 2004 yapımı çağan ırmak dizisi. senaryosu, oyunculukları ve hep bana'sı ile akıllarda yer etmiştir. benim aklımda öyle yer etmiş en azından.
  2. kamera karşısına geçtiğim ilk ve tek dizi.
    zaten benden sonra yayından kaldırıldı. öyle de uğurlu ayağım vardır.

    not: çağan'cığım, o polis arabasının kapısı silah seslerinden sonraki sahnede kapalı olmalıydı. sen değil miydin "sahnenin devamlılığı" diye bas bas bağıran?
    not 2: mehmet ali'ciğim, kafana yediğin ansiklopediyi ben atmıştım ama suçlusu ben değildim. kusura bakma.
  3. bana televizyon izleten nadir dizelerdendir.yurdanur ve mehmet in aşkı siyasi olaylar evde kalan insanların hayat hikayeleri...çok güzeldi be.
  4. sen benim hem evim hem vatanımsın artık
  5. tekrar izlemeye basladigim harika donem dizisi. sonra da hatırla sevgili yi izlemeyi dusunuyorum. eski diziler konu olarak cok kaliteli fakat sonradan seslendirme cok abes duruyor. (bkz: selda alkor) konustugun da agzina vurasim geliyor kendi sesi degil sanki baska biri seslendirmis.
  6. geçen yıl oturup yeniden izledim.sonra pişman oldum repliklerini yazmadım bir köşeye diye.
    "öyle bir şehirde yaşıyoruz ki, bak ne ordayız ne orda…
    bir deniz koca bir şehri bile ortasından ikiye bölüyor.
    insan nasıl tam olsun ki?”
    edit: hep bana'sını dinleyemem hâlâ baştan sona.bana dokunan tek şarkı herhalde,dinlememe engel olacak kadar.
  7. dantel gibi ince ince işlenmiş bir senaryoya sahip güzide bir dizi...
    buddy
  8. insanın yüreğini çay gibi, çorba gibi hatta yünlü çorap gibi ısıtan dizi. tüm bölümlerini izlememiş olsam da arada açıp açıp izliyorum. alttaki replikler ise nasıl yazılmamış hayret ettim, ama olsun ekliyorum buraya. ^.^


    !---- spoiler ----!



    "kış iyice geliyor artık. birazdan suna abla gelecek ve bana soba yakmayı öğretecek. bakalım mehmet'e kışın aşık olmak nasıl bir şeymiş.."


    mehmet: bak şairin de dediği gibi sana gül bahçesi vaat etmedim. yani ne bileyim burası… yurdanur bana gerçeği söyle, mutlu musun?

    yurdanur: sen kendini suçlu hissediyorsun mehmet. problem ben değilim. şikayet ettim mi hiç? hiç yüzüm asıldı mı? hiç belli ettim mi sana?

    mehmet: neyi belli ettim mi?

    yurdanur: öyle demek istemedim. evet zor buna alışmak zor, yeni bir yaşam kurmak, bir sürü alışkanlıktan vazgeçmek, yarını düşünmek, tüpü idare etmek, yemeğin etini az patatesini çok koymak da zor… ama çabalıyorum mehmet ben öğreniyorum seni beni ikimizi yaşatmayı öğreniyorum.

    mehmet: ben mutlu musun diye sordum.

    yurdanur: mutluluk ne? gördüğümüz filmlerdeki gibi ağaçların arasında kovalamaç oynamak mı? bu mu mutluluk dediğin? hayatımda ilk defa bir işe yaramayı, bir şeyleri yönlendirmeyi, yoluna koymayı öğreniyorum. mutluyum ben… sen varsın çünkü. sen şu kapıdan içeri giriverince her şey bitiyor işte. saray oluyor tek göz oda. neden bunu düşündün? aksini mi bekledin benden? olmayacak mı sandın? başaramayacak mıyız? yapıcaz mehmet bak nasıl güzelleşecek her şey görüceksin.

    mehmet: yaa.. ben öyle demek istemedim.

    yurdanur: ben yerim burası senin yanın… sen benim hem ailem hem vatanımsın artık…

    !---- spoiler ----!