çetin altan

Kimdir?

çetin altan (d. 22 haziran 1927, istanbul), türk yazar, gazeteci, köşe yazarı, oyun yazarı ve eski milletvekilidir. 22 haziran 1927'de istanbul'da doğdu. dedesinin babası kırım'dan göç eden arabacı ahmet qıpçaqskiy, dedesi tatar hasan paşa idi. babası hukukçu halit bey, annesi nurhayat hanımdır. galatasaray lisesi'ni, ankara üniversitesi hukuk fakültesi'ni bitirdi. 1943-1944'de çınaraltı, varlık, istanbul ve kaynak'da şiirleri ve düz yazıları çıktı. ilk kitabı üçüncü mevki 1946'da yayınlandı. ulus gazetesinde muhabir olarak başladığı gazeteciliğe hür ses'de fıkra yazarlığı ile devam etti. daha sonra halkçı, tan, akşam, milliyet, yeni ortam, hürriyet, güneş gazetelerinde ve çarşaf dergisinde köşe yazıları yazdı. 1959 yılında abdi ipekçi'nin teklifi üzerine peyami safa'nın (1899 - 1961) yerine milliyet gazetesinde yazmaya başlamıştır. daha sonra devrim, akşam, hürriyet, güneş, sabah, milliyet gazetelerinde köşe yazıları yazdı. dünyanın en çok köşe yazısı yazmış yazarlarındandır. çetin altan 1965-1969 arasında türkiye işçi partisi'nden milletvekilliği yaptı. önce dokunulmazlığı kaldırılan, sonra da iade edilen ilk milletvekilidir. bu dönemdeki anılarını "ben milletvekiliyken" adıyla kitaplaştırdı. 1960'lı ve 1970'li yıllardaki köşeyazıları, taş, sömürücülerle savaş, suçlanan yazılar, 'kahrolsun komünizm' diye diye, onlar uyanırken, kopuk kopuk, geçip giderken, gölgelerin gölgesi, şeytanın aynaları, bir yumak insan (1978 türk dil kurumu ödülü), nar çekirdekleri adlı kitaplarda toplandı. bu yıllarda gerçekleşen 27 mayıs 1960 ve 12 mart 1971 askeri darbelerini destekledi. 9 mart 1971 darbe teşebbüsünü destekleyen "devrim" gazetesi mensubu olduğu gerekçesiyle, bu "milli demokratik devrim" darbesi planlarına karşı çıkan zamanın 1. ordu komutanı orgeneral faik türün tarafından tutuklanarak sorguya çekildi. altan'ın dört romanı vardır: büyük gözaltı (1973 orhan kemal ödülü), bir avuç gökyüzü, viski ve küçük bahçe. dördü de fransızcaya çevrilen bu eserlerden büyük gözaltı isveçce, yunanca, bulgarca ve ispanyolca; bir avuç gökyüzü ise ispanyolca ve romence dillerinde yayınlandı. büyük gözaltı fransız liselerinde seçmeli ders kitabı olarak okutuldu. yazarın tümü oynanmış oyunlarından basılı olanlar; çemberler, mor defter, suçlular, dilekçe ve tahtaravalli, basılmamış olanlar ise, beybaba, yedinci köpek, islıkçı ve telefon kimin için çalıyor'dur. kavak yelleri ve kasırgalar'da çocukluk anılarını anlatan altan'ın aşk sanat ve servet ve atatürk'ün sosyal görüşleri adlı iki incelemesi vardır. rıza bey'in polisiye öyküleri ile türk yazınında pek az denenmiş olan polisiye türünde eser veren yazar zurnada peşrev olmaz'da mizahi yazılarını topladı. 2027 yılının anıları ise onun fütürist bir çalışmasıdır. çok yönlü bir yazar olan altan'ın gezi yazıları al işte istanbul ve bir uçtan bir uca adlarıyla yayınlandı. tarihinin saklanan yüzü ise onun osmanlı tarihi üzerine yaptığı bir araştırmadır. tüm yapıtlarından örneklerin toplandığı "seçmeler" 1992'de yayımlandı. 1997'de seçmeler genişletilerek dünyada bırakılmış mektuplar adıyla tekrarlandı. son 15 yılın günlük gazete yazıları da şeytanın gör dediği kitabıyla okuyucuya ulaştı. yazar son olarak çocuklar için özel bir yapıtı gerçekleştirdi, alfabe. elli yıllık yazı yaşamında yazılarından ötürü pek çok kez mahkemeye verilen altan hakkında ağır cezada 300'den fazla dava açıldı. 1972 yılında gözaltı süresi 24 saat olmasına karşın 15 gün gözaltında tutuldu. üç kez tutuklandı, iki kez mahkûm oldu ve iki yıl cezaevinde yattı. son olarak hakkında 159. maddeye dayanılarak açılan davada tek celsede beraat etti. çetin altan köşe yazılarına milliyet gazetesinde devam ediyor. oğulları ahmet altan ve mehmet altan’dır. kızı zeynep bakan'dır. hayat hikâyesi, 1998 yılında eşi solmaz kâmuran tarafından ipek böceği cinayeti adlı kitapta kaleme alınmıştır.
  1. türkiye'nin çınarlarından biridir.

    yakın zamana kadar milliyet gazetesinde "şeytanın gör dediği " isimli köşesinde günlük siyasetin üzerinde köşe yazıları yazmaya devam etmiştir yüzyıla yaklaşan yaşına rağmen.

    türkiye'nin sorununun mesleksizlik olduğuna dair tespiti hiç kimsenin itiraz edemeyeceği kadar gerçektir. çetin altan , türkiye'de mesleklerin değil , pozisyonlar, makamlar, mevkilerin hedeflenmekte olduğunu ve bu nedenle türkiye'nin mesleksizler memleketi olduğunu yazar köşesinde. mesela ,der çetin altan, valilik bir meslek değildir, bir vali yurtdışına gittiğinde vali olarak iş bulamaz ama bir su tesisatçısı evrenseldir ve tüm dünyada işsiz kalmaz. evrensel meslekler, pozisyonların önüne geçmediği sürece türkiye geri kalmaya mahkumdur.

    88. doğum gününde 88 yıllık mücadelesini cumhuriyet gazetesinde şöyle özetlemiştir :

    "artık anlaşılıyor ki ülkeme demokrasinin geldiğini göremeden ayrılacağım bu dünyadan.

    torunlarımıza bırakmayı hayal ettiğimiz ülke bu değildi. gene de bir hayal kırıklığı yaşamıyorum. menzil-i maksuda ulaşılamasa da çok yol katettik.

    bir ömür, sadece amaca ulaşmak için harcanmaz. o amaca doğru atılacak bir iki adıma yardımcı olmak için de harcanır.

    yaralı bir devi ayaklarının üstüne koyabilmek için kuşak kuşak o devi sırtımızda taşıdık. yaralarının iyileşeceğine, o devin ayaklarının üstünde duracağına olan inancımı hiç kaybetmedim. bir gün bu ülke ayaklarının üstünde duracak. o zaman da, masaldaki gibi “sihirli kedinin çizmelerini” giyerek amacına doğru uçarak gidecek.

    biz torunlarımıza istediğimiz ülkeyi bırakamıyoruz.

    ama siz uğraşırsanız, mücadeleden vazgeçmezseniz, dünyadan ayrılırken “torunlarımıza istediğimiz ülkeyi bırakıyoruz” deme mutluluğunu siz tadabilirsiniz.

    hayallerinizden, ümitlerinizden, mücadelenizden vazgeçmeyin.

    amacınıza ulaşamazsanız da, bu amacı gelecek kuşaklara devretseniz de, kozmosla son hesaplaşmanızda, “daha iyi bir dünya için biz de fena mücadele etmedik” diyebilirsiniz.

    bu da az şey değildir. buruk da olsa, yorgun gözlerinizde bir tebessüm yaratır.

    o tebessümlerin çoğalması da elbet bir gün kurtarır bu ülkeyi.

    enseyi karartmayın. "
    ee
  2. 'bizde eleştiri yoktur sadece övgü veya yergi vardır 'sözünün sahibi
  3. aynı zamanda "batıda düello yapılır, doğuda pusu kurulur" sözünün de sahibidir kendisi.
    nid
  4. yaşarken her türlü eziyeti reva gördüğümüz ölünce kıymetli olacak gerçek bir aydın.niye böyleyiz yaşarken sevemiyoruz insanlarımızı.türkiyenin mesleksiz yığınlar topluluğu olduğunu söyledi hep evrensel anlamda meslek sahibi insanların türkiyede ne kadar az olduğunu vurgulardı.varlıklı olmak önemli bir değer bunun yanında var olmak diye bir şey var demişti.geriye kitapları kaldı.içimde bir boşluk bir dostu kaybetmiş gibi hissediyorum.
  5. enseyi kararttık be usta.

    bkz: şeytanın gör dediği
  6. çetrefilli ve dolu dolu bir hayat.

    yatılı olarak okuduğu galatasaray lisesindeyken herkesin ailesinin ve yakınlarının ziyarete geldiği ama onunkilerin gelmediği, onun yerine''duvarların üzerine''geldiği bir adam.düzenin üzerine geldiği bir adam.mecliste üzerine gelen milletvekilleri
    parasızlıktan dikimevimden ulus'a arşınlanan adımlar.bitmek bilmeyen kelimelerde anlamları taşıran ifadelerin diliyle somutlaşan tavrı.
    70 ülkede kitapları yayınlanan hayatı yazıya, okumaya fikirlerini sorgulayıcı bir keskinlikte anlatmaya adanmış bir isim. 20-30 yıl öncesinden bugünü gören birisiydi. bugünleri de gördü. nur içinde yatsın.
  7. bir tılsımı olmalıdır hayatın...

    bir tılsımı olmalıdır hayatın,
    vazgeçilmez bir öfke gibi,
    zaptedilemeyen yeni bir aşk aranışı gibi,
    kaptırıp kendini şiirle yazma gibi,
    bir kadehi fırlatıp aynalara, gecenin büyüsünde çıldırmak gibi.
    böyle bir tılsım yoksa, isteksiz isteksiz oluyorsan traşı,
    bir küf bağlamışsa bütün heyecanlarını,
    bir şey demiyorsa sana güney amerika'nın gerillosları,
    bir çıplak kadın düşünmüyorsan en ciddi konferansta,
    ve bir anda çalıştığın yerden istifayı basıp çekip gitmek gelmiyorsa içinden;
    bir kapı önünde tozlu bir paspas bile olamazsın!
    çetin altan