• okudum
    • okuyorum
    • okumak istiyorum
  • youreads puanı (8.55)
Yazar franz kafka
ceza sömürgesi - franz kafka
ceza kolonisi'nde, çağımız insanının kaygı ve korkularını, yalnızlığını, kendi kendine yabancılaşmasını, çevresiyle iletişimsizliğini ustalıkla dile getirmiş olan franz kafka'nın tüm anlatılarını bir araya getiren bir çalışmanın ilk kitabı. anlatılar'ın bu ilk kitabı, kafka'nın kitaplarında yayınladığı anlatılar ile kitaplarında yer almayan, ayrı ayrı yayınlanmış anlatıları dilimizde ilk kez bir arada sunuyor.kafka'nın yazdıklarına farklı eleştirmenlerce çok farklı yorumlar getirilmiştir. kimilerince varoluşçuluk bağlamında değerlendirilen kafka'da kimileri marksist, kimileri freudcu etkiler bulmuşlar, kimileri de onun yapıtlarının özünde gerçeküstücü bir mizahın yattığını ileri sürmüşlerdir. ne var ki, kafka'nın belki de en belirleyici özelliği, hiçbir kalıba girmemesi, hiçbir akıma sığmamasıdır. kafka, tüm yazdıklarıyla, 20. yüzyılın en kendine özgü yazarlarının başında gelir. (kitap bilgileri idefix'den alınmıştır.)
  1. okumaya zorladım kendimi. yok dedim kafkaya bu kadar önyargı çok gereksiz- oku belki bunu seveceksin.
    ve bir daha anladım kafka okumak akıl işi - en azından benim aklımın işi- değil.

    yine kasvetten ezilip büzülüp yok olacağınız bir uzun öykü ceza sömürgesi. ceza sömürgesi adasında bir subayın, bir gezgine ceza-işkence-uzun yoldan idam "makinesini" tutkuyla ve bence fazlasıyla sapkınca anlatması aslında.

    bu makine hakkında o kadar detay var ki beni okurken ciddi anlamda rahatsız etti. edebi detaycılığın verdiği rahatsızlıktan bahsetmiyorum ; gerçek anlamda, o işkence aletinin insan bedeninde yaptığı hasarın detaylı anlatılmasının verdiği rahatsızlıktan bahsediyorum.

    kafkacıların göklere çıkaracağı bir uzun öykü.
  2. kafka'ya özgü karanlık ama insana dair üslubu bu öyküde en yoğun şekilde hissedersiniz.
    flute
  3. okurken ister istemez gözümün önüne kitabı okumadan bir kaç ay önce gittiğim theresienstadt toplama kampını getiren kitaptır. hani önce filmi izleyip sonra kitabı okursunuz tüm mekanlar hayal dünyanızda filmdeki gibi canlanır ya, bu lanet yerin her metre karesi gözümün önüne gelmişti okurken, hikaye orada geçiyormuşcasına..