• izledim
    • izlemek istiyorum
  • youreads puanı (8.00)
clouds of sils maria - olivier assayas
başarılı bir oyuncu olan maria, kariyerine olgun bir lezbiyenin genç partneri olarak oynadığı rolle başlamıştır. 20 yıl sonra aynı oyunda bu kez orta yaşlı olan aşığı oynaması konusunda ısrarlı bir teklifle karşılaşır. yıllar sonra, başarılı bir şekilde oynadığı genç aşık yerine orta yaşlı oyuncuyu oynayacak olmanın getirdiği stres, oyunda birlikte rol alacağı genç oyuncunun kibirli tavırları, oyuna hazırlanmasına yardım eden kişisel asistanı val ile arasındaki bağ ... izlenmeye değer bir hikaye.
  1. filme, yönetmene değil ama film boyunca duygudan duyguya sürüklenmemizi sağlayan oyunun hikayesine, bu hikayeyi çok güzel bir şekilde hayatla iç içe geçiren maria'yı oynayan juliette binoche' a ve kişisel asistanı olan val'i oynayan kristen stewart'a ba-yıl-dım. filmin konusu gerçekten güzel, diyaloglar güzel ki -bu tadı en son kış uykusunda alabilmiştim- tek eksiği; keşke yönetmen daha fazla detaya yer verseydi. film boyunca "acaba bu da olacak mı nolur olsun" dediğim kısımları göremedim.en azından bir iki tane görsek daha iyi olurdu belki ama yönetmen hep kapalı kalmasını tercih etmiş. neyse yine de gerçekten sevdim.

    şimdi tabi ki yine işte spoiler geliyor!!!!!!!!!!!!!!!!!!! uzun uzun anlatmayacağım sadece beğendiğim noktalara ben de dokunacağım hafiften.

    !---- spoiler ----!

    bir kere başka bir filmde rastlamadım belki o yüzden, daha önce bir oyunda genç karakteri oynayan bir kadının 20 yıl sonra aynı hikayedeki yaşlı kadını oynaması bence çok güzel bir fikir. bayıldım. oyunculuğun tepe noktası olabilir herhalde. oyunu her yönden hissetmek.

    bu fikrin diğer güzel yanı ise, bunun iki tarafının da kadın olan bir aşk hikayesi olması. oldukça güzel, kibirli, zalim, genç bir karakter (sigrid) ile bu genç kadına aşık olan ve aşkından dolayı acı çeken neredeyse bir zavallıya dönüşen olgun bir kadın karakter (helena) arasındaki ihtiraslı aşk hikayesi olması.

    ve ve ve işin en bomba yanı...halihazırda bu genç kızı oynayarak büyük başarı elde etmiş bir oyuncunun 20 yıl sonra neredeyse tamamen zıt yaşlı karakteri oynayabilme hali. tamam bunda ne var diyebilirsiniz ama işlerin karıştığı baba kısıma geliyoruz. maria bu rolü zaten zor bir şekilde kabul etti. yıllar sonra kariyerinin zirvesinde iken yaşlı ve zavallı bir rolü oynarken acı çekiyordu. çünkü bu rol ile gerçek hayatta yaşadıkları özdeşleşiyordu bir yerde. kişisel asistanı val ile yaptığı okumalarda sinirleniyor, rolü kabul etmekten vazgeçiyordu. val'in genç oyuncu olacak olan jo ann'e hayranlık duyması, "bana hayran olman için ne yapabilirim" demesine sebep oluyordu. val' in de "hem şu andaki gibi kariyerinde başarılı olgun biri olup hem de gençliği ve bunun getirdiği şeyleri aynı anda yaşayamazsın" (tam olarak böyle değildi ama ana fikir aynı) lafı onu mahvediyordu.

    -maria ve val, oyunda genç karakteri oynayacak gerçek hayatında skandallarıyla ünlü, genç ve kibirli, üstelik evli biriyle aşk yaşayan jo ann ile tanışmaya gitmelerinden sonra maria "hımm sevdim onları" derken val'in " evet bütün gece seni övdüler de ondan" demesi de güzel bir detaydı.

    -o okuma provaları yok mu o provalar filmin tam en güzel ve keyifli kısmı. oyundaki sigrid ve helena ile iç içe geçen maria ve val... -en sonda da maria'nın neredeyse gerçekten helena'ya dönüştüğü anlarda val'in oyundaki sigrid olmayı tercih etmemesi. aslında olgun ve mantıklı olan tarafın o olması...

    !---- spoiler ----!

    uzun uzun anlatmıcam demiştim değil mi? filmi anlattım yine napiyim beğendiğim şeyleri anlatmak istiyorum hep. ben gerçekten keyif aldım. bir parça da korkmadım değil. özellikle kristen stewart'ı beğenmeye başlamam da ayrı bir mesele. bu arada cesar en iyi yardımcı kadın oyuncu ödülü de almış hani.

    bu arada filmi anlatıp maloja snake'i anlatmamak olmadı ama filmi izleyin anacım isviçre alplerinde yer alıyormuş.

    imdb puanı düşükmüş ama ben onu yönetmene veriyorum yoksa kadın oyuncular iyi.