1. çocuklukta öğrendiğimiz/icat ettiğimiz , bilindik lezzetlerden farklı yeme-içmelerdir.

    örneğin;
    koruk terletmek
    yenebilecek ekşilikte bir salkım koruk alınır, taneleri tek tek salkımdan koparılıp bir tasa konur. yıkandıktan sonra suyu süzülecek ama nemli kalmaları gerekiyor. üstüne tuz ekliyoruz. tasın ağzını temiz bi bezle kapatıp güzelce çalkalıyoruz.
    terlemiş koruklarımızı afiyetle yiyoruz. (ağzınız sulandı di mi? benim de :))

    hanımeli balı
    hanımeli çiçeklerini bilmeyenler için, sarmaşık şeklinde bir bitkinin uzun gövdeli ince açık taç yapraklı çiçeğidir. çiçeğin tüp gibi olan gövdesinin dal ile birleştiği noktada tatlı özsuyu birikir. bir damla kadardır ama hem hoş kokulu hem tatlıdır. çiçeğin dal ile birleştiği yeşil kısmı ustaca bir hareketle koparıyoruuuz ancak buraya bağlı uzun bir tel var (dişi organı mı erkek organı mı şimdi bilemiyorum iğrençleşmeyelim :)) o telin ucu top gibidir.onu çiçeğin kökünden tutup çekince o bir damlalık balı kopardığımız noktaya getirir. oradan emersiniz. (çok basit bir şeyi bin dereden su getirip anlatamamak)

    papatya gövdesi
    bu saçma gelebilir belki öyle papatyalar görmemiş olanlarımız vardır. çocuk boyuna ulaşan güzel büyük renkli papatyalar var. bunların dalı mı dersiniz gövdesi mi dersiniz sulu ve kalıncadır. dış katmanı soyulduktan sonra yenir. aslında tatsız tuzsuz bişey ama çocuk işte elleşmeyin yesin.

    süt mısır
    işte hayatımda yediğim en lezzetli şey olabilir bu. pazarcıların süt mısır demesine aldanmayın, gerçek süt mısır, daha mısırın olmamış hali. bembeyaz ve içi sertleşmemiş olacak. çok tatlı bir şey.

    yeşillik halinde nohut
    nohutların yeşil ot halinde yolunması ve o minik kapsülleri patlatıp yemek. bu da gayet lezzetlidir. aşırı titiz değilseniz oyle toprağının tuzuyla yiyin gitsin. demir eksikliğine iyi gelir.

    kelek
    bu çok da çocukluğa özgü değil sanki, herkes bilir anlatmıyorum uzun uzun.

    aklıma geldikçe ekleyeceğim.
  2. meybuz, uzun böyle rulo halinde sakızlar vardı ya heh onlar, sarmaşıkların en küçük yeni kıvrılmaya başlamış kısımları, şıpsevdi sakızlar favorimde çiğne çiğne yut, portakal tadında ama hafifte ekşi gibi bir c vitamini hapı vardı evde ondan günde 10-15 tane yerdim (tabii haberleri olmazdı), ekmek arası patates (bkz: götüm neden büyüdü)

    edit: top böceği yiyen bir arkadaşım vardı, herkesin çocukluk lezzeti farklı tabii
  3. salçalı ekmek. kardeşimle yaşımız yakın. sokakta oynar oynar, acıkınca anneme bağırırdık yoldan 'anneeee biz acıktııık' diye. biz eve çıkana da hazır olurdu yiyerek inerdik aşağı tekrar. evde tek olduğumuzda da zeytin yerdik. kardeşimde alışkanlık olmuş günün en saçma vakitlerinde zeytin yer hala
    edit:ekleme
  4. annenin yaptığı kekin kalıba döküldükten sonra geriye kalan karışımını parmakla yemek. geçen gün aynısını yine yaptım. annem "kabı yıkamadan yerine koyabiliriz bence" dedi.
  5. (bkz: leblebi tozu)

    içinde bol f harfi bulunan kelimeleri kahkahalarla söyler, ağzımızdaki leblebi tozlarını sofra bezine püskürtürdük.
  6. abi net 5 kuruşa satılan ayçekirdeği.para yok günlük harçlık 25 kuruş,gidip 5 paket çekirdek alıyordum okulla ev arasındaki o 15 dakikalık yol daha zevkli hale geliyordu.
    eale