• okudum
    • okuyorum
    • okumak istiyorum
  • youreads puanı (8.00)
Yazar Steve Taylor
çöküş - steve taylor
esas mesele, egomuzun deliliğe varan aşırılıklarını artık olağan karşılamaya başlamış olmamız. eğer delilik böylesine normalleşmişse, hiç kimse artık mantıklı, sağlıklı ya da akla uygun davranışın ne olduğunu bilmiyor demektir. en saçma ve garip eylemler bile olağanlaşır ve doğal görünmeye başlar. insanların birbirini öldürmesi; erkeklerin kadınlara, ebeveynlerin çocuklara baskı uygulaması; küçük bir insan grubunun insanlığın geri kalanı üzerinde güç kullanması "doğal" hale gelir. doğanın çevre felaketlerine yol açacak derecede sömürülmesi, insan bedeninin hor görülmesi ve tamamıyla doğal arzulara sahip olmaktan duyulan suçluluk olağanlaşır. insanın asla ihtiyaç duymayacağı büyüklükte bir servete sahip olmak için çırpınması, durmaksızın başarı, iktidar ve şöhret peşinde koşması -hatta servete ve üne kavuştuğunda bile asla tatmin olmaması doğallaşır.

elinizdeki kitabın amacı, bu deliliğin nereden kaynaklandığını ve insanların gerçekten doğal olup olmadığını ortaya koymak. ilk insanların bize kıyasla çok daha "aklı başında" olduğuna dair birçok kanıt bulacak, hatta çok yakın bir zamana kadar, dünyanın birçok bölgesinde bu ego patlamasından eser olmadığını göreceksiniz.

kaynak: idefix.com
  1. eski çağlarda insanlar barış ve eşit bir toplum içerisinde yaşarken ne oldu da dünya kan gölüne döndü? bu soruyu cevaplamak için yazar ilk önce eski çağlardaki kabileleri inceliyor, günümüzdekilerden örnek veriyor ve çöküş'ün bize neler getirdiklerini açıklıyor. medeniyet tarihine ışık tutan güzide bir kitap.

    kitaptan bir alıntıyla tamamlayayım. wanapum kabilesi şefinin neden topraktan para kazanmıyorsun sorusuna cevabı: "annemin bağrını bıçakla mı keseyim? derisini yüzerek altında kemik mi arayayım? benden deste deste saman satmamı ve beyaz adam gibi zengin olmamı istiyorsunuz. ama ben annemin saçını nasıl keserim?"