1. *
    rengarenk bir ingiliz grup. soft-rock bence. rock diyen var pop diyen de var. bence soft soft bir rock...
    96'da kurulmuş ama bence asıl coldplay parachutes albümünden sonradır. bu da bizi 2000e getiriyor zaten.
    gittikçe renklendi hep daha ileriye gitti. son albümlerinde ise iyice hippie havasına büründüler.
    konserlerinde bir woodstock havası esiyor mudur bilinmez görmek gerek bu yüzden bu seneki dünya turnesinde türkiye de olsun diye yalvar yakar dua etmek lazım.
  2. ayıla bayıla dinlerim. konser verse en ön safta izlerim ama gelgelelim son 2 albümdür keyif vermiyor. insan violet hill, viva la vida, yellow, in my place gibi şarkıların sıcaklığını istiyor. zaten kendileri de söylemişti bugüne kadar yaptığımız yapacağımız en iyi albüm x&y diye. her neyse.. her türlü dinliyorum zaten.
  3. alternatif rocktan popa yonelmis paraci grup.ha yine de ucuyormus gibi hissettiriyorlar orasi ayri.
  4. enstrümanlar tam şarkı bitimine doğru susar,
    sadece chris piano ile hafiften eşlik eder ,
    o an kalabalık hep bir ağızdan bağırır ,

    lights will guide you home
    and ignite your bones
    and i will try to fix you.
  5. aşk yaşıyoruz kendileriyle. parachutes mükemmeldi. asıl coldplay oydu bence.sonra çok bozdu rock tan pop a döndü. hele yeni çıkan şarkısına beyonce un eşlik etmesi(bkz: hymn for the weekend) rezalet. ama yine de severek diliyoruz. chris martin in sesindeki o tılsım için
    en sevdiklerim :
    1)don't panic
    2)spies
    3)see you soon
  6. dün barcelona da yaptıkları konseri snapchat üstünden az da olsa yayınladılar. izlerken çıldırmamak elde değildi. dehşet bir kalabalık ve bir ağızdan şarkılara eşlik ediyorlar. ağlayanlarda çok tabi sevinçten.
    kendimi onların yerine koydum bende heralde çıldırırım yani konserine gitsem. hayatta öyle beğeni seviyesi yüksek biri değilim ama içimdeki coldplay sevgisi bir başkadır youserlar...