1. tüm c&c oyunlarının benim içni ayrı bir yeri ve güzelliği olsa da, red alert 2'nin yeri tüm video oyunları içerisinde bambaşkadır.

    hiç unutmam;

    yıllar yıllar önce çok da görüşmediğimiz bir akrabamızın evine gitmiştik bayram gezmesine. benimle yaşıt bir bir kuzen (akrabalık bağı var ama bu gün bile çözemem nereden nasıl akrabayız.) abisinin bilgisayarında deli gibi oyun oynuyor. yalnız öyle sallamasyon değil, yaşlarımız aynı olmasına rağmen çok iyi biliyor bilgisayar kullanmasını, o yüzden oyunu da sağlam oynuyor.

    her neyse; bayram ziyaretine gittik, bir baktım bu bilgisayarda bir oyun oynuyor. ben o zamana kadar bilgisayarın oyun oynanabilen bir şey olduğunu bilmiyorum. annemin iş yerindeki bilgisayarlardan dolayı aşinayım makineye tip olarak; ama hiç görmemiştim oyun oynandığını.

    yanına oturdum başladım izlemeye. binalar kuruyor, adamlar çıkartıyor, uçaklar tanklar üretiyor, saldırıyor, nükleer bomba atıyor vs. o kadar güzel ve ilgi çekiciydi ki aşık olmuştum resmen oyuna.

    adi kuzen ne oynamama izin vermişti o zaman ne ismini söylemişti. ben de çaktırmadan oyunun kabını yürütmüştüm onun arşivinden.

    kısa bir süre sonra korsan cd olayı iyice yaygınlaşıp patlak verince, maltepe pazarından* oyun cdleri almaya başlamıştık. o zaman bilgisayarım yoktu; ama mahalledeki internet kafenin sahibi* bir bilgisayara istediğimiz oyunları yüklememize izin vermişti.

    bir hafta harçlık biriktirip red alert 2'yi alıp o bilgisayara yüklemiştim. oyunu çözmem bir günümü, keyfine dalıp dünyanı unutmam her bir günümü alıyordu.

    o zamanlarda arkadaşlarımın aşık olduğu oyun karakteri nfs:underground2'deki ablamızken benim aşkım tanya olmuştu.

    rts türünün en güzel oyunudur benim için o gün bu gündür.
  2. island of war haritasında teke tek oynamayı özlediğim oyundur. amerikanın paraşüt çıkarmalarına karşın hep rus yuriyi tercih etmişimdir. lol silinir red alert silinmez...