1. cumali ceber adlı filmin, n.b. ceylan'ın kuş uykusu filminin elinde tuttuğu en iyi yaz sezonu türk filmi açılışı rekorunu geçmesi olayıdır. çok önemli bir rekor olarak görünmese de, türkiye sinema sanatının nereye gittiğine dair somut bir veri olması nedeniyle kaygı vericidir.

    "4 ağustos cuma günü sinemalarda vizyona giren film, gelmiş geçmiş en iyi yaz sezonu türk filmi açılışını daha ilk günkü seyirci rakamı ile yaptı. filmi ilk gününde 44 bini aşkın biletli seyirci sinemada izledi. ferhat göçer, ece seçkin, gökhan keser gibi ünlü isimlerin de konuyla oyuncu olarak yer aldığı film sinemacıların yüzünü güldürdü. ilk hafta sonunu 100 bin kişinin üstünde açması beklenen “cumali ceber”, daha önce türk filmleri içinde ilk hafta sonunda (üç günde) 43 bin kişilik yaz rekorunu elinde bulunduran nuri bilge ceylan imzalı kış uykusu'nu ilk gününde geçti. "
  2. bunu kaygi verici olarak okumlamanin cok dogru olmadigi kanaatindeyim. en nuhayetinde piyasada herkesin ucundan kiyisindan bildigi birinin filmi. ciddiye aldigi kaygilari olmayan insanlarin izlememek icin sebepleri oldugunu dusunmuyorum. tabi saga sola bos beles para harcayan ergenleri de eklersek, gayet anlasilir bicimde rekoru egale etmis

    kis uykusu sanat filmi oldugu icin rekor kirmadi. cannes i aldigi icin rekor kirdi. bu baglamda bakmak lazim. izleyen bi arkadasim bitmedi aq arada 3 sigara yaktim uzun suruyor diye dedi.
  3. halil söyletmez diye isimlendirilen bir mahlukatın, varoluşu kadar iğrenç yapımının sözde başarısı...

    bir iki gündür sosyal medya üzerinden "cumali ceber" denen bok hakkındaki yorumlara bakıyorum, eleştirileri okuyorum. halil söyletmez'e saldırarak bir çeşit rahatlama sağlıyor sözde sanatta kaliteyi arzulayanlar. neymiş; türk sineması katledilmiş. türk sineması zaten bokun içinde yüzüyordu ve kalitesizdi. türk sineması tüm o pisliğin içerisinden sıyrılan ufak tefek ışıltıların haricinde saygıyı haketmeyen boktan bir mecra, keza yeşilçam da aynı şekilde kutsallaştırılan bir iğrençlik yığınından ibaret...

    bu saçma yapım, recep ivedik, ahmet kural ve yancısının saçma filmleri değil asıl saldırılması gereken. yıllarca şaban olarak isimlendirilen "ahmak" tiplemeye gülen, beğenen, sanatsal olarak saygı duyan, eleştirilere karşı kutsal bir koruma sağlayan bir toplum söz konusu. söz konusu yapımlara ve o yapımlara imza atanlara eleştirel anlamda saldırılmadan önce kemal sunal'a saldırılması gerekiyor. domino taşları birbiri ardına devrilir ama bütün süreci ilk devrilen taş tetikler. örnek1 örnek2 işte bunlara gülen bir toplum söz konusu. türk sinemasının en köklü mizah anlayışı bu. bunları eleştirmeyip hatta ve hatta bunlara gülüp de recep ivedik'i ve cumali ceber'i eleştirmeye kimsenin hakkı yok. sosyal medya üzerinden halil söyletmez'e giydirip, şahan gökbakar'a giydirip rahatlıyor pek çok beyinsiz. niye? çünkü belli bir ekolü takip ediyorlar, refleksleriyle hareket ediyorlar. aslında dertleri sanat değil ve zannettikleri gibi o adamı takip eden ekolden çok da zeki değiller. onlar kadar olmasa da acınası durumdalar. halil söyletmez ve şahan gökbakar gibi tiplerden önce kemal sunal'ı eleştirmeyen kitleyle çok da bir şeyin değişeceğini zannetmiyorum. bu toplumda sanatın da gelişeceğini zannetmiyorum. bu arada 70'ler erotik komedi furyasını da unutmayalım. türk sineması ölmüyor, zaten ölüydü. sadece artık internet yaygın bir kullanıma sahip ve gerçek kalitenin söz konusu olduğu yabancı yapımlara ulaşma olanağına sahibiz. hal böyle olunca türk sinemasının kalitesizliği daha fazla gözümüze batıyor. bu yüzden rakamlara üzülmenin anlamı yok. bu toplum asla sanatsal alanda gelişim sağlayamayacak...
  4. bu filme giden kafa zaten 3 kişilik grup sanıyordur nuri bilge ceylanı.