cv


  1. açılımı curriculum vitae olan kişinin özgeçmişinin yer aldığı evrakımsı.
  2. iş, yüksek lisans ve benzeri başvurularda akademik ve mesleki becerilerinizi ayrıca genel hatlarıyla kendinizi özetlediğiniz belgedir, türkçe "özgeçmiş" olarak kullanılmaktadır. avrupa birliği tarafından önerilen özellikle uluslararası anlamda kabul gören özgeçmiş formatını aşağıdaki sitede bulabilirsiniz.
    europass - ab cv formatı
  3. günümüz için her daim daha önemli olan niceliğin etiketi, nitelik sonra gelir belki niteliğe fırsat yaratmaz. en iyi okul, daha iyi okul, daha önce çalıştığın yerler (daha önce çalıştığın yerler de aynı şeye baktı oysa) lisansüstü eğitim, bildiği yabancı dil ya da diller fark yaratmalıdır, tekno mağazalardan bir cihaz alırken mukayese ettiğin o etiketler gibi. marka değeri yaratılır.

    rekabetçi koşullarda işveren için "kaliteli" insan tanımına uyan insan iyidir. çalışkan, dürüst, yetenekli olmaktan ziyade etiketler önemlidir. varsa eğitim, yetkinlik farkı etiketlerle değil çalışma şartlarında gözlemle ya da adil bir mülakatla yapılmalıdır.

    adı ön plana çıkan okullardan mezunların genellikle en iyi kurumlarda görev yapmasının bir sebebi gerçekten aldıkları eğitim nedeniyle olmakla birlikte diğer sebebi işveren ya da kurumun ön yargısıdır.
  4. ben cross validation veya computer vision şeklinde açıyorum cv yi. bana ne lan açıyorum işte
  5. wc'nin lezzet ikizidir.

    zülfiyarden gelen düzeltme: plaza beylerine dokanmıştır.
  6. daha bir kaç saat önce hayatımda ilk defa hem de 2 tane hazırlamış olduğum evraktır. burada başlığın açılmış olmasıda ilginç bir şekilde üstüne gelmiş.
    zepur
  7. bos istir, degersizdir, emleryalizmin en pis kusmuklarindandir. insanin bireysel yeteneklerini one cikarmasina ve yeteneklerini kullanmasina engel olur, kullanirsaniz ve buyukbaslardan birinin dikkatini cekerseniz yolun sonu muhasebeye gonderilmektir.

    turkiye'deki sirketlerin cogunlukla kisi veritabani olustumak icin eleman araniyor ilanlarinin verilmesine sebep kagit parcasidir, okunur ve arsivlenir; ihtiyac vukuunda geri donus yapilir; cok nadirdir bu da.

    adam kayirmaciligin tavana vurdugu bizim gibi 3. dunya ulkelerinde kalici bir is saglamadigina cokca sahit olmusumdur. bunun temelinde de turkiye'deki egitim sisteminin kisiye ozguven yerine dipsiz bir sekilde itaat bilincini asilamasi, sonucunda da yeteneklerini kullanabilme yetenegi sinirlandirilmis bireyler yetistirme politikasini benimsemis olmasidir.

    bunu ters alan kisilerin de diplomasinin gorkemine guvenerek gurur yapmasi, is begenmemesi ve hava basmasi sonucunda da, daha havali mudurlerinin kurbani olduklarini gozlemisimdir.

    turkiye'de ortanin ustu (bolge sefi gibi) yonetici aliminda cv degerlendirmeleri sonucunda ise alinmaya karar verilen kisinin patronla birebir gorustugu tek grup, ulker grubudur, patron mutlaka tanisir. cv ile ise alimlara dikkat eden diger buyuk ise koc grubudur. bu iki gruptaki mudurler de genelde ayni bunyede ve alttan gelen, kafalari ticaretten baska bir seye basmayan, piyasa tozunu yutmus adamlardan olusmkatadirlar. cv ile ise buralarda girebilirseniz, muhtemelen emekli olursunuz.

    yabanci sirketler denetimden uzak oldugu icin ipinizi kolayca cekerler. guvenmeyin!

    kadikoy'de, iskelenin etrafindaki bufelerin tekinin sahibi, bu isi babasindan devralan oxford -evet, bildiginiz oxford- mezunu bir arkadasimdir. cin gibi de adam...

    konu sapti, farkindayim, ama sekline ve icerigine pek bakilmaz, cok fazla guvenmeyin. burada alacaginiz maaslarin cok daha fazlasini kuzey buz denizi'nde norvec'e ait petrol platformlarinda calisan isciler aliyorlar.

    burasi turkiye! bastan asagi curumus ve les gibi. :)
  8. latincede "curriculum" döngü, çerçeve gibi anlamlara gelir. "vitae" ise hayat anlamındadır. "hayat döngüsü" gibi bir anlama geldiğini söylesek yanlış olmaz sanırım. günümüzde iş başvurularında vazgeçilmez bir araç olarak kullanılmaktadır.

    cv, kendini kısaca tanıtma yazısı gibidir. bu anlamda ne çok kalın ne de çok ince olmalıdır. tıpkı; "short enough to be interesting, long enough to cover the subject" gibi. *

    cv kendini tanıtma aracı olacağından ilk izlenim yaratmak önem arz eder. tıpkı fiziksel görüşmedeki ilk temas gibi. nasıl ki tokalaşmamız ve göz temasımız bile karşımızdakini etkileyecektir cv'mizin ilk görüntüsü de okuyanı etkiler ve hatta etkilemelidir.

    bu tanıtım aracı amaca hizmet etmelidir. ne için kullanılacağı önemlidir. bir yazılım firmasına başvururken hazırlanacak cv ile bir kitap evine yapılacak olan başvuru için hazırlanan cv'ler farklı olmalıdır. bu anlamda kişinin bir tane cv'si olmaz. her başvuru için ayrı cv'ler tertip etmek en doğrusu olacaktır. her birinde kişisel bazı bilgiler sabit kalırken bazı bilgiler de öne çıkarılmalıdır. bir yazılım firması için hazırlanan cv'de bilgisayar becerileri üstlerde yer almalıyken bir çeviri firmasına yapılan başvuruda dil bilgileri bunun yerini almalıdır.

    cv belli periyodlarla güncellenmelidir. tabii bu periyodlarda durumunuzda bir değişiklik varsa. alınan eğitimler, sertifikalar eklenmeli, katılınan toplantılar, seminerler konuyla ilişkili olduğu sürece cv'ye eklenmelidir. uzun süre cv'nizde bir güncelleme yapamadıysanız bu süre zarfında pek de bir gelişme olmadığının göstergesi olabilir. sadece çalışma tecrübesi kazanılmıştır.

    yaş ve tecrübe durumu da cv'nin zenginliğini etkileyen faktörlerdendir. yeni mezun birinin cv'sinde hangi filmleri izlediği ve hangi kitapları okuduğu bilgisi bile olabilirken on yıllık tecrübeli bir yöneticinin sadece hangi firmalarda ya da hangi pozisyonlarda ne gibi işler yaptığını yazması kafi gelecektir. bu anlamda yaş ve tecrübe arttıkça tahmin edilenin aksine cv sadeleşir. orta düzey bir yöneticinin hangi sertifikaları aldığı cv'ye konu edilebilecekken üst düzey bir yönetici için cv'sinde sadece hangi firmalarda hangi projeleri tamamladığı bilgisi çok bile gelir.

    cv'yi kullanıcının kendisinin hazırlaması onun yararınadır. cv'de ne yazdığını bilmeden görüşmeye gitmek dua bilmeden namaz kılmak gibidir. * bu anlamda cv hazırlandıktan sonra yazılanlar kısaca gözden geçirilmelidir ki görüşme sırasında; "burada profesyonel hokey oyuncusu olduğunuz yazıyor" karşısında tutunacak bir dalınız olsun.

    cv'de her şeyin doğru olması şart değildir. profesyonel bir hokey oyuncu olmayabilirsiniz; fakat bu konuda iki kelam edebilecek ve hatta ikna edici olabilecekseniz yazın gitsin. fakat, yalanlarınıza sizin de inanmanız gerekir. sonra " artiz mi, ne artizi, artiz ne arar bazarda?" durumunda kalmayın.

    cv'nin ilk temas için gerekli olduğunu akıldan çıkarmayın. işveren ya da görüşmeci sizin hakkınızda temel bilgileri edinecektir. o da tek sayfalık bir cv'de en fazla 30 saniye sürecektir. sonrası size kalmış. cv'nizdeki her bir kelime için hazırlıklı olup bazı kalıp cevapları kafanıza hazırlamış olmanız gerekir. sonra şu hale düşmeyin.

    cv hazırlama rehberi, profesyonel cv örnekleri vb. yardımcı oluşumlar sanal ortamda ulaşılabilecek adreslerdir. fakat akıldan çıkarılmaması gereken husus cv'nin hangi amaca hizmet edeceğidir. gereksiz fazla bilgiler ile çok sade bilgiler aynı anlama gelir. işverenin ne istediğini bilmek gerekir.
  9. somut bir icra ile desteklemediğiniz her bilginin yer aldığı o cafcaflı cv ' leriniz hepsi çöp. yok ben ingilizce iyi bilirim , almancayı da anadolu lisesinde başlangıç düzeyinde öğrendim , excel ' i geç , .net kütüphanesini su gibi akıtırım önüne niyetiyle doldurduğunuz , ancak en basit excel makro örneği oluşturmanız istendiğinde " vat ken ay du samtayms " moduna düştüğünüz cv taslaklarını sunmaya devam ettikçe çağrı merkezi kasmaya devam gençler haberiniz ola.

    en etkili cv ;
    1 - ) kişisel bilgiler
    2 - ) eğitim bilgileri
    3 - ) ilgilenilen iş dalı hakkında yaptığınız ve adayı olduğunuz kuruma uygun projenin yer aldığı cv ' dir.

    ilk 2 madde haricinde 3. madde ile bulunduğunuz sınırı realist bir şekilde kuruma yansıtmış olursunuz. aday görüşmesinde karşınızda oturan kişi sizi şu an bulunduğunuz sınır ile değerlendirip , gelecekte bu sınırı ne kadar daha genişletebileceğiniz hakkında o an ' a uygun net bir yargıya varır. basit bir şekilde ; ücret alacağınız kuruma söylev ve sallamasyon idealarınızla değil , somut sınırlarınızı ve hangi iş dalını üstleneceğinizi net bir şekilde gösterdiğiniz takdirde , adayı olduğunuz iş dalına kabul olasılığınız oldukça yüksek miktarda artar.

    elinizden ayfonu , götünüzden rahatı eksik etmedikçe , istediğiniz alan üzerinde somut , elle tutulur kreatif işler ortaya koymadıkça ( dön yazı başına ) çağrı merkezi kasmaya devam gençler.

    edit : bir ekleme yapayım. burası türkiye , torpilin yoksa falan fistan dalgalarına kapılıp , size verilmiş olan hayata dair zaman aralığını , başkalarının ellerinden gelecek bir umutla yaşamaya devam ettiğiniz müddetçe afedersiniz hepiniz tokmağı yediniz. burası diye küçümsediğiniz yer 2.5 trilyon büyüklüğünde bankacılık hacmi olan , gsmh ' si 800 milyar $ ' a yaklaşan , 70 küsür milyon insanın yaşadığı bir alan. gelir dağılımda adalet vardır yoktur ( ki en büyük adalet adaletisizliktir , hayatın reel yüzü budur. ) orası tartışmaya açık bir kavram ancak içinde bulunduğunuz çevre koşullarını değerlendirmek de sizin yargı ve kabiliyetinizle doğru orantılıdır. oxford mezunuda olsan , reel - kreatif bir iş ortaya koymadığın müddetçe istediğin alan da çalışma olasılığın her zaman düşük kalır. wall street bankaları abd ' nin en başarılı %1 lik genç kesimini istihdam etme politikası güderken bile , ik sürecinde onlarca aşamadan geçirerek alıyor , oxford ya da harvard mezunu olduğu için değil. onlarca aşamada tek hata sizi elemesi için kafi bir sebep olabiliyor.

    çevre koşullarınızı kabul edin ( bırakın devrim ayaklarını götünüz kesmez sizin onlara çünkü ) ve o koşulları olabilecek en kreatif şekilde değerlendirmeye bakın. en azından aç kalmayın la , o da birşeydir.

    not : bir - iki cümlede değişiklik yaptım. doğruluğunu teyit etmek adına yazar arkadaşların kendi araştırmaları daha faydalı olabilir.
  10. şu ara güncelleyip duruyorum. o olmadı, şöyle yazayım diyorum. ne artısı olsun ne de eksiği kafasındayımdır ben hep. yakın zamanda aynı meslekten bir arkadaşım da iş başvurusu yapmış, kabul edilmiş. bilmediklerini de yazmış ve mülakatta dile getirmiş ve mutlu son tabi ki.. işin açıkçası ben de işte o cesaret yok. yapabileceklerinin farkında olmakla yapmadıklarını alta bir yerlere iliştirmek arasında bir fark olmalı, cv' de bu fark vurgulanmalı belki.

    aklıma gelmişken; üniversiten yeni mezun olduğumda bilgisayarın kasasında açma kapama düğmesini bile doğru düzgün bilmezdim. sonra alakasız bir işte çalıştım, boşta kalmayayım misali. sonra gaddar patronumun eziyetlerinden artık bunaldığımdan istifa ettim. cv' m yok o dönem ve nasıl oluşturulur bilmiyorum. şimdiki kadar açıklayıcı bilgiler yok, kariyer net bir yere kadar... insanlara söylüyorum bir el atın, yardım edin şu garibe sevaptır.. ıhhh ıhh....kimseden fayda yok.. o cv için ne ecel terleri döktüm ben..

    sonraları artık nasıl yazmışsam; hiç ummadığım yerlerden görüşme teklifleri geldi ki o bile benim için mucize gibi bir şeydi.. şimdi döndük başa, tabi daha donanımlı kısmen.. öyle boy boy sertifikalarım, eğitimlerim, cartım, curtum yok.. afilli bir cv ve şansızlığımı da alarak yollara düşme vaktidir; rast gele herkese.