1. köpek korkusunun latince ismidir. köpeğin cinsi veya büyüklüğü fark etmeksizin her türlü köpekten sebepsiz yere korkma durumudur. küçükken köpekle yaşanan travmalar (ısırılma, kovalanma gibi) sebebiyle olabileceği gibi başka sebeplerle de ortaya çıkabilir.

    sahip olduğum ve önünü kesemediğim korkudur. neyse ki kendimi artık uslu uslu yerde yatan köpeklerin yanından geçebilecek kadar eğittim. öncelikle, kimse durup dururken "hadi korkayayım" demez. özellikle arkadaş gruplarında bu korku ile dalga geçen, önemsemeyen ve hatta üzerine giderek çözebileceğini sanan biri muhakkak vardır. içimden bu davranışı gösteren herkese fethullah gülen bedduası yolluyorum.

    bu korku bende öncelikle iğne korkusuyla başladı. küçükken iğneden korkuyordum; zihni zeka arkadaşlarımda biri eğer köpek ısırırsa kolum kadar iğne vurulacağını anlattı. beni aldı bir köpek korkusu. sonrasında iğne korkumu yendim ama köpek korkum baki kaldı. hatta artık kendine yeni bir kaynak buldu; "ya ısırık izi kalıcı bir iz bırakırsa?". artık çocukluktaki o masum iğne korkusunun yerine estetik kaygıya dayanan bir korku var. * bir de o küçük süs köpeği gibi olan ya da yavru köpeklerden de uzak duruyorum. insanlar her ne kadar "bir tekme savursan gider" dese de bir canlıya özellikle de benden güçsüz bir canlıya şiddet uygulamaktansa ondan uzak durmayı tercih ediyorum*.

    bu korkuya sahip olan kişi mantıksızca korktuğu için, mantıksızca hareket edebilir. bu hareketler bazen çok tehlikeli sonuçlar verebilir; mesela trafiği yoğun bir yerde yola atlamak, deniz kenarında denize atlamak gibi. o yüzden önyargılı yaklaşmadan, nasıl bir insan köpeklerden korkar demeden önce bu durumun mantıklı bir temele sahip olmadığını hatırlatmak isterim.
  2. sahip olduğum ve aşamadığım korkudur. öyle yavru köpek al büyüt aşarsın diyenler de halt etmiş; küçükmüş büyükmüş fark etmiyor ki...köpekten nefret etme gibi bir duygu eşlik etmez; en azından bende böyle. ayrı yaşayalım, birbirimizle görüşmeyelim köpek kardeş durumu daha çok. küçük bir kaniş de olsa, dünyanın en sevimli şeyi de olsa, uzaktan ama çook uzaktan severim; ağzını açması yeterli; esnemesi soğuk terler döktürür. yollarımı uzatır.

    "sebepsiz" kısmına vurgu yapmak gerek. ne ebeveynlerimde var bu korku, ne köpek ile korkutularak büyütülmüşüm ne de köpek ısırdı. hiçbiri değil. sebepsiz işte. illa bir sebep arayacaksak belki de bir önceki hayatımızda kediydik kardeşim; olamaz mı? olabilir.
    mesut