• izledim
    • izlemek istiyorum
  • youreads puanı (8.00)
cztery noce z anna - jerzy skolimowski
jerzy skolimowski'nin on yedi yıl aradan sonra çektiği bu film, polonya'nın küçük bir taşra kasabasında, bir hastanenin krematoryumunda çalışan eski mahkûm leon'un "röntgencilik" tutkusunu anlatıyor. leon, hemşire anna'yı gündüz hastanede gece ise evin penceresinden dikizlemektedir. bir gece penceresinden içeri girer ve sabaha kadar anna'nın yatağında oturur. alışkanlık çok geçmeden saplantıya dönüşür ve leon anna'nın hayatına müdahale etmeye başlar: önce sökük bir düğmeyi diker, ardından saatini tamir eder ve bunların ardı arkası kesilmez.
usta yönetmen jerzy skolimowski’nin kendi ülkesinde çektiği film, gizemli bir gerilim filmi. kasabanın atmosferi ve leon’u canlandıran oyuncunun sakin ama tutkulu oyunculuğu akılda kalıcı.
  1. polonya: içinde sessiz, sakin, çekingen insanların yaşadığı, doğu avrupanın soğuk, kasvetli ülkesi.

    polonya sineması: tüm dünyaya küçük imkanlarla büyük filmler yapılabileceğini kanıtlayan müstesna sinema.

    lodz film okulu: usta yönetmen üretim merkezi.

    ‘’polonya sinemasının 7 harikası’’: andrzej munk ile lodz film okulu mezunları andrzej wajda, krzysztof kieslowski, roman polanski, krzysztof zanussi, jerzy skolimowski, agnieszka holland

    jerzy skolimowski: lodz film okulunu bitirmiş, 7 harikadan biri.

    2008 yapımı, jerzy skolimowski’nin 1991’de sinemaya ara verdikten sonra 2008’de dönüş yaptığı az diyaloglu çarpıcı filmi.

    görünenle, olanla kazıdığımızda altından çıkanın (gerçeğin) ne kadar farklı olduğunu o kadar güzel anlatmış ki.

    obsesyon vakası aslında en saf ve en naif aşkı barındırıyordu.

    takıntılı, psikopat, obsesif görünen okrasa karakterinin aslında tutkuyla aşık olduğu kadına bunu itiraf edemeyecek kadar çekingen, utangaç olduğunu görüyoruz.

    haneye tecavüz olayının aslında masumca anna’ya yardım etmek olduğunu görüyoruz.

    suçlu gibi görünenin arkasından hiç kirlenmemiş, herkesten masum, herkesten saf ve temiz bir insan çıkıyor.

    cezalandırmayın onu, o sadece çok içe kapanık, çok utangaç, o sadece kendini ifade edemiyor.

    varoş taşra kasabası, yıkık dökük eski binaların içinde, renksiz gri bir atmosferde kartpostal gibi zalim, dokunaklı çekimler.

    !---- spoiler ----!

    güzel görsel sembolizm var:

    bu kasvetli atmosferde tek ışık tek renk anna’nın ışığı yandığında okrasa’nın gözünden evin içi.

    derede yüzen ölü inek, okrasa’nın da yersiz, yurtsuz, hiçbir yere ait olmayışını sembolize ediyor.

    en iyi tecavüz sahnelerinden birini barındırıyor ayrıca. bir sahnenin olayı en ince detayına kadar vermeden hatta göstermeden de nasıl etkileyici olabileceğinin en güzel örneklerinden biri.

    !---- spoiler ----!