• okudum
    • okuyorum
    • okumak istiyorum
  • youreads puanı (8.00)
Yazar john fowles
daniel martin - john fowles
fowles'un anlatı kurma ve hikâye etme becerisinin belki de en güzel örneği olan daniel martin yazarın kariyerinin en önemli romanlarından birisi. otobiyografik özellikler taşıyan bu ilk ve tek romanında fowles, anılar eşliğinde geçmişin izini süren daniel'in hikâyesini anlatıyor. "flashback"lerle zaman içinde sürekli devinen hikâyede, pek çok anlatı tekniği ve roman içinde roman kurgusuyla karşılaşacaksınız. çocukluğundan yetişkinliğine, yetişkinliğinden gençliğine sıralama gözetmeksizin, çağrışımlarla sıçrayan anlatı oxford üniversitesi kampüsünden iskoçya'daki bir kır evine, nil üzerindeki tekne gezintilerinden hollywood stüdyolarına kadar geniş bir alana yayılıyor.

romanının, ingiliz kimliğini, daha doğrusu 20. yüzyılın sonlarında ingiliz olmanın anlamını sorguladığını söylemiştir fowles. ancak "çok katmanlı öykülemenin, yanılsama ve kendini aldatma temalarının ve belirsiz bırakılmış sonların ustası" sayılan yazarın ingilizlik ile birlikte çok sayıda meseleyi tartıştığı aşikâr. zira estetik, felsefe, kültürel tarih, ingiltere ve abd arasındaki farklar, arkeoloji ve mitler üzerine gözlem ve yorumlar bazen hikâye ve karakterler kadar önem kazanıyor.

daniel martin düş kırıklıklarının, hayal edilenle imkânsızlık arasındaki gerilimin, paylaşılan değerlerden kopuşların ve sessizliğin hikâyesi. fowles dış dünyanın sert kabuğu ile hayal gücünün esnek iç dünyası arasındaki dengeyi sessizliklerle yakalamış. sessizliği bıçak gibi kullanıyor. toplumdan yalıtık, yalnız kalmış roman kişilerinin zihninden geçenlerle dile getirdikleri arasındaki uzaklık, boşluk, kısacası söylenmeyenler sessizliğin gücünü artırıyor.
  1. türkçeye çevrilmesi en geç olan ama fowles'ın eserleri arasında en önemli eserlerinden biri olarak gösterilen romandır. ayrıntı yayınlarının en kötü çevirdiği kitaplardan biridir. orijinal versiyonu ne kadar güzel ve özenliyse çevirisi o kadar baştan savma ve yetersizdir. kitap boyunca imla hataları ve dizgisel hatalar da mevcuttur. orijinal dilini okuyabiliyorsanız türkçesine yönelmemenizi öneririm. bir başyapıt seviyesinde olsa da* türkiye'de gerektiği önemi bulamamış, neredeyse hiç yokmuş gibi davranılmasının sebebi muhtemelen geç çevrilmesi ve çevirinin kaliteli olmamasıdır.

    kitaba geçersek eğer, fowles'ın kendi karakterine az çok takıntılı olduğunu eserlerini okuyanlar bilirler ancak bu sefer bu roman doğrudan otobiyografik ögeler taşıyor. roman flashbacklerle dolu olduğu için konsantrasyon ve akıcılıkta da sorun yaşayabilirsiniz. diğer her romanında farklı bir tarz ve teknik deneyen fowles bu sefer olay örgüsünden çok duyguları ortaya çıkartmaktadır. fakat burada sözü edilen duygular takıntı haline getirilen duygular olmaktan ziyade duyguların özünün irdelenmesidir.

    karakter romanlarından biri olarak değerlendirilecek bu romanda karakterlerin hepsine "insani" duygular oldukça belirgin bir şekilde yerleştirilmiş. ayrıca siyasi kimlikleri de arka planda bırakılmamış ve karakterlerinin birer parçası olarak sunulmuş.aslında ana karakterin kendi kendiyle yüzleşmesi ve gelişimini değerlendirilmesi söz konusu olsa da yan karakterlerin belirginliği kitaba farklı bir hava katmaktadır.