• izledim
    • izlemek istiyorum
  • youreads puanı (8.36)
dar alanda kısa paslaşmalar - serdar akar
esnafspor adlı futbol takımı, bursa'nın tarihi semtlerinden birinde (ivazpaşa) esnaf ve orada ikamet eden mahalle sakinlerince kurulmuş olan amatör bir futbol kulübüdür. brezilya millî futbol takımı'ndan etkilenerek benimsedikleri sarı-yeşil formaları ile, suat, kıvırcık, lango, mercimek, ateş, onbaşı, alağaçlı, paşa, boncuk, selçuk, niyazi, turgay ve diğerlerinin, mahallenin genç ve yaşlı insanların top koşturdukları bir sıradan takımdır. fırıncı hamdi'nin bütün emeğini ortaya koyarak kulüp başkanlığını üstlendiği esnafsporlu kişilerin en büyük tutkuları bursa amatör kulüpler ligi'nde şampiyon olmaktır. mahalleye nereden ve nasıl geldiğini artık kimsenin hatırlamadığı hacı, beş yıldır takımın baş antrenörlüğünü yürütmektedir. fakat işler bir türlü yolunda gitmemekte, esnafspor her maçtan mağlubiyetle ayrılmaktadır. hacı'nın esnafspor'u çalıştıracak, onlarla birlikte idmanlarda yer alacak genç bir yardımcıya ihtiyacı vardır. sonunda semtin lisesinde beden öğretmenliği yapmakta olan çetin'den yardım istemeye karar verir. bu esnafspor için yepyeni bir dönemin başlangıcıdır
  1. küçük dünyaların büyük hikayesini anlatan, bana göre yakın dönem türk sinemasının en iyi filmlerinden biridir.

    !---- spoiler ----!

    ''hayat futbola fena halde benzer. futbol şahsi beceri gerektirir, değişmez o da ayrı konu. ama aynı zamanda da toplu oynanan yani insanların bir takım halinde oynadığı bir oyundur. hayatta böyle değil mi? istediğin kadar yetenekli ol iyi bir takımın yoksa havagazı, mantarlarsın. hayat futbola fena halde benzer."

    !---- spoiler ----!
  2. keyifle izlediğim sıkıştırılmış kalıplarından arındırılmış günlük yaşamda karşılaşabileceğimiz karakterlerle her türlü duyguyu yaşatabilen çok güzel bir film.

    erkan can (kaleci suat) ve savaş dinçel'in (hacı abi) filmdeki karakterleri, sanki kendilerini oynuyormuşcasına canlandırmaları kesinlikle ayrı bir parantez gerekiyor.

    !---- spoiler ----!

    suat :niye böyle oldu be abi? ben çok sevmiştim be abi. o kadar mektup gönderdim insan bir cevap yazar, benim günahım ne be abi?

    hacı abi : bak koçum, belli olmuyor ama benim bir tek kulağımın arkası kaldı. artık acı çekmekten ve acı çektirmekten zevk almamayı öğrendim. sevgililer...bizim olanlar ya da olmayanlar, hepsi iz bırakır. bu izler şimdi seninki gibi çok derinini çiziyor. hepsi kalır...ama inan, yeni izler de olacak. yaşlıları düşün sanki her şeyi bilirlermiş gibidirler..ama öyle değil...ne kadar acı çekersen çek şunu unutma, çizilecek bir yer hep vardır ve çizecek bir yer. ressam olur insanlar başkalarının kalbini kazıya kazıya ya da resim olurlar senin gibi kazına kazına.

    !---- spoiler ----!

    herkesin hayatında en azından bir hacı abi ile karşılaşması dileklerimle.