• okudum
    • okuyorum
    • okumak istiyorum
  • youreads puanı (9.50)
Yazar oscar wilde
de profundis - oscar wilde
fırtınalı yaşamı boyunca her davranışıyla ya bir skandal ya da bir akım yaratan, her sözü bir özdeyiş haline gelen oscar wilde'ın alfred douglas'la yakın dostluğu, douglas'ın babası queensberry markisi'ni çok kızdırmıştı. marki tarafından eşcinsellikle suçlanan wilde, dostlarının fransa'ya kaçması için yaptıkları uyarılara karşın kaçmamakta direnince, tutuklanarak mahkemeye çıkarılmış, parlak ifadesine karşın suçlu bulunarak iki yıl hapis cezasına çarptırılmıştı. cezasının büyük bölümünü geçirdiği reading hapisha­nesi'nden douglas'a yazdığı mektup, kendisini sefahate sürüklediği ve sonra da sahip çıkmadığı için genç adama yönelttiği suçlamalarla doluydu. wilde'ın mektubu douglas'ın eline geçmedi, ancak 1905'te de profundis adıyla yayımlandıktan sonra gerçek okuruna ulaşabildi.

edebiyat tarihinin bu ünlü mektubunu, yazarın yakın dostu ve hayranı andré gide'in anıları eşliğinde ve roza hakmen'in benzersiz çevirisiyle sunuyoruz.
  1. anlamı "derinliklerden" olan de profundis, incil'deki "canticum graduum de profundis clamavi ad te domine" bölümüne ithafen seçilmiştir. bu cümlenin anlamı "derinliklerden sana seslendim ya rab"dır.

    oscar wilde sevgilisi lord alfred douglas'a yazdığı bu uzun mektupta, alfred douglas'ın ünlü şairin itibarını nasıl beş paralık ettiğini, onu nasıl küçük düşürdüğünü, hayatını mahvettiğini, buna rağmen alfred douglas'ı nasıl bir tutkuyla sevdiğini anlatmak istemiştir. bu uzunca mektubu wilde, alfred douglas'ın soylu babasıyla kavga etmesi üzerine düştüğü hapishaneden yazmıştır.

    eser xix. yüzyılın sonlarında eşcinsellerin yaşantılarına ve maruz kaldıkları baskılara ışık tutacak nitelikte.
  2. wilde'ın hapisteki yıllarında kendisini hapse düşüren olayları yeniden düşündüğü ve kendisini bu duruma düşüren kişiye yazdığı uzunca bir mektup bu kitap. ilk sayfaları okuduğumda "vay benim gay başıma gelenler" temalı bir sitem mektubu olduğunu düşündüm ama wilde'ın hapiste yeni halini bulması, bu yeni hali tevazu, keder gibi kavramlar üzerinden temellendirmesi son derece romantik ve felsefi bir eser çıkarmış ortaya. bencilce olacak ama benzer şeyleri kendisi de söylüyor. iyi ki bunlar gelmiş başına...
    kederin anlamını ve güzelliğini anlatmış. iyi ki okudum dedim.
    !---- spoiler ----!

    unutma ki tanrıların gözünde ahmak olan kişi, insanların gözünde ahmak olan kişiden çok farklıdır. sanattaki devrimlerden, düşüncenin evriminden, latince dizelerin görkeminden, seslileri bol yunancanın zengin ezgisinden, toscana mimarisinden, elizabeth dönemi şiirinden tümüyle habersiz biri, büyük bir bilgeliğe ulaşmış olabilir. tanrıların alaya alıp çamura batırdığı gerçek ahmaklar, kendini bilmeyenlerdir. ben çok uzun zaman boyunca onlardan biriydim.

    !---- spoiler ----!

    "doğru simyacı. zaten hiçbir şey değildin."