1. ne zaman derste ses kaydı alanları görsem içten içe dalga geçerdim. insanın kendi beynine hakaret etmesi gibi bir şeydi bence. ancak kınadığın şey başına gelmeden ölmezmişsin sözü cidden doğruymuş. 09.30'tan 18.00'a kadar aralıksız ders alınca bazı derslere insan beynini de yanında getiremiyormuş meğer.
    söylenilen hiçbir şeyi kaçırmıyor olmak, ders çalışırken kendini tamamen güvende hissetmek gibi faydaları var ancak insanı her anlamda pasifleştirdiği de bir gerçek. ister istemez derste anlatılanların dışında bir şey düşünemiyor oluyorsunuz, yazdıklarınız neredeyse tamamen aynı cümleler olmaya başlıyor. özellikle sosyal bilimler öğrencileri için bu korkunç bir şey.
  2. hocanın izni olmadan yapılması durumunda suç teşkil eder. ancak bunu aşabikdiyseniz size ciddi avantajlar sağlar. ne dediği hakkında en küçük bir fikriniz bile olmayan bir adamın ağzından çıkan sözleri kullanarak not tutmaktan kesinlikle daha kolay ve etkilidir. daha sonra bu kayıttan yararlanarak kaliteli bir not çıkarabilirsiniz mesela.
  3. anılarım depreşti ahh. üniversiteyi kazandığımı öğrendiğim anda yapmayı planladığım şeydi bu. her derse mutlaka girecek üstelik mutlaka hocaların ses kayıtlarını alacak sınavlara da öyle çalışacaktım. böyle düşünen de pek yok sanıyorum acayip orijinal olduğumu düşünüyorum hatta. o zamanlar seneee m.ö 1500 cep telefonları böyle değil. ses kayıt cihazı falan bakıyorum o derece. ne olduysa alamadan dersler başladı. ilk derse gittim en öne oturdum. tarih dersi miydi neydi ya da ona benzer bir şey. o kadar sıkıldım ki diğer dersinden kaçtım. sonra çok daha önemli bir derste önlere olmasa da ortalarda bir yere oturdum. sürekli aynı tonda konuşan hocanın gözünün içine baka baka esnemem ama ortada olduğum için dersten çıkamamam kırılma noktası oldu. sonrasında ne her derse girdim ne en öne oturdum. sadece anfide yer bulabildiğim önemli derslere girer sıkılırsam en arkadan sıvışırdım. her gün okula gider ama derslere girmezdim. başka fakültelerde kendi fakültemden daha çok zaman geçirmişliğim vardı. dersime giren hocaları tanımıyordum seçmeli dersleri artık ne kaldıysa seçiyordum. finallerle şenlik zamanları çakışırdı ben şenliklerde olurdum. nasıl mezun oldum hayret. nerdeeen nereye. belki kayıt yapsaydım böyle olmazdı.
  4. ben çıtayı yükseltip notlarımı okuyup onu kaydedip dinliyordum. yani pekiştiriyordum bilgilerimi.
    mp3'üme kaydediyordum, öyle bir özelliği vardı aletin.
    iyi notlar aldığımı bilirim böylece...

    gerçi kendi sesimi duyunca "bu ne bea?!" diyordum ama olsun, mevzu işe yarıyordu her türlü...
  5. hep sinsice gelmiştir bana
  6. dersi anlatandan izin alinmadiginda suc teskil eden eylem. siz siz olun dersini aldiginiz kisiye sormadan ses kaydi almayin, etik olarakta uygunsuz bir davranis.
  7. mühendislik derslerinde pek işe yaramayan eylem.
  8. vardı öyle bi tip. her şeyi ezberlerdi. sonra taşrada bi tıp kazandı.*
  9. kafanızın içinde dinleme diyen bir ses varsa yapılması faydalıdır.