• okudum
    • okuyorum
    • okumak istiyorum
  • youreads puanı (9.00)
Yazar cem eroğul
devlet nedir - cem eroğul
toplumsal yaşamın her alanında, sürekli olarak karşımıza çıkan bir olgudur devlet. ama, gerçekte devlet nedir? toplumun tümüne hizmet eden bir aygıt mı? yoksa egemen sınıfların baskı aracı mı? ya da toplumu haraca kesen asalak bir örgüt mü?

cem eroğul, bu kitapta, işte bu temel sorulara yanıt bulmaya çalışıyor. bunun için, marksist kuramın araçlarını, kendine göre yorumlayarak kullanıyor. çözümlemeleri ister soyut ister somut düzeyde olsun, devleti hep içinde yer aldığı toplumsal gerçeklikle birlikte incelemeye özen gösteriyor. böylece de, marksist kuramın, toplumsal gerçekleri kavramak için, dün olduğu kadar günümüzde de, nasıl vazgeçilmez bir düşünme aracı olduğunu gözler önüne seriyor.
  1. hoca’nın profesörlük tezidir. devlet’e ilişkin kaba marksist yaklaşımlara önemli eleştiriler getirmektedir. hoca’ya göre, gerekliliğinin ve güçlüğünün bilincinde olmasına karşın, marx hiçbir zaman bir devlet kuramı geliştirememiştir. gerçekte, “marksist devlet kuramı”, lenin’in devlet ve devrim’i ile gramsci’nin katkılarından sonra bile, ilk adımlar düzeyinin ötesine geçememiştir. kitabın odağında marksizm değil, devletin temel doğasının açığa çıkarılması yer almaktadır. “devlet” toplum anlamında değil, aygıt anlamında kullanılmaktadır. inceleme konusu gerektirdiği ölçüde hoca, marksizmden ne anladığını da açıklamaktadır.

    hoca’nın ifadesiyle bir toplumsal nesnenin doğasını tanımlayan şey; onun yaptığı iş, yerine getirdiği görev, oynadığı rol, kısacası onun işlevidir. devlet, esasen siyaset yapar. siyaset devletten eskidir ve kapsadığı alan devleti aşar. yine de siyaset iş bölümüne konu olduğunda beri siyasal uğraşın ağırlığı devletçe omuzlanmıştır. siyasetin tümü devlet eylemi olmasa da, devlet eyleminin tümü siyasettir. siyasal eylem, ister devlet tarafından ister onun dışında gerçekleştirilsin, daima devlete ilişkindir.

    üzerinde anlaşılmış bir tanımı olmasa da siyaset, belli bir üretimi biçiminin varlığı ve gelişimi için gerekli olan koşulları toplumsal çapta sağlama uğraşı olarak tarif edilebilir. “siyasetin işlevi nedir?” sorusunu yanıtlayabildiğimiz ölçüde devletin doğasına da yaklaşmış oluruz. siyasal uğraş, esasta devlet tarafından yerine getirilen, üç temel işlevden oluşur. bunlar, toplumun ortak çıkarına, egemen sınıf çıkarına ve devletin kendi çıkarına hizmettir. kitap bu işlevlerden her birini ayrı bölümler halinde ele almakta, sonrasında da devletin bu işlevlerce biçimlendirilen karmaşık doğasına ve geleceğine ilişkin çıkarımlar yapmaktadır.

    bence bu çalışma, marksizmin yerli yersiz kullanılan bir şablon gibi anlaşılmak yerine; bir analiz çerçevesi, yöntemi olarak kavranabileceğini, esaslı bir eleştiriye tabi tutarak geliştirebileceğini ortaya koymaktadır.
    mutlu