• okudum
    • okuyorum
    • okumak istiyorum
  • youreads puanı (8.00)
dikiş nakış - marjane satrapi
satrapi, persepolis tekinden farklı, daha öznel
bir bakış açısıyla, başka bir iran anlatıyor.
böylesi sıkı bir rejim altında yaşayan kadınların,
semaver başı "çok özel" hatta "kırmızı noktalı"
sohbetlerini ve deneyimlerini paylaşmak için
bir bardak sıcak çay eşliğinde okunması
şiddetle tavsiye edilir.
bu kitapta, özellikle öğlen yemeklerinin sonrasında evde
semaverden sorumlu genç kız olan çizgi marjane,
anneannesi ve diğer kadınların cinsellikle ilgili sohbetlerine
tanık oluyoruz. iran özelinde bizim gibi toplumlardaki kadın
erkek ilişkilerini "yemekler biter, erkekler koltuklara yayılır.
kadınlar mutfağa koşar" biçiminde özetleyen satrapi, çay faslına
geçildiğinde farklı hı«ii n 'paradigmayı' anlatmış. dikiş nakış,
kadınların başkahraman olduğu 'kadın kadına' bir sohbet
aslında. bu sohbet esnasında her kadın geçmişte yaşadığı
bir aşkın burukluğunu aktarırken arka planda
iran devrimini. üçüncü dünyalılığı, tabuları,
kimlik sıkıntılarını görüyoruz yine.
... satrapi'yi okurken -izlerken demeliyim belki de-
cizgilerinin gücüne hayran olmamak elde değil.
ancak kullandığı tonun en az desenleri kadar önemli olduğunu
da teslim etmek şart. anlattığı ve tartıştığı konuların ağırlığı
ortada. satrapi'nin izlediği taktiğin vuruculuğu bu ağır
konuları aynı ağırlıkla tartışmamasından kaynaklı.
  1. hem kültürün yakın olmasından, hem yazarın bu konuları çok samimi bir şekilde ele almasından dolayı sanki çayınızı almış, koltuğun köşesine ilişmiş, altın gününde arada muziplikleri ortaya çıkan teyzelerinizin, babaannelerinizin hiç bilmediğiniz yönlerini öğrendiğiniz hikayelerini dinliyormuş gibi hissediyorsunuz.

    satrapi kadınların baş başa kaldıklarında konuştukları erkekler, ilişkiler, evlilikler, seks, bekaret gibi konuları kara - mizahi bir dille ele alıyor. bu hikayeler üzerinden de ataerkil toplumlarda kadınların rollerine ışık tutuyor.

    çayınızı alın ve dedikoduya hazırlanın. satrapi'nin büyükannesinin dediği gibi;

    "dedikodu ruhun vantilatörüdür"